eğitim projeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim projeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlkokula Yeniden Başlamaya Sebep Finlandiya Eğitim Sistemi

Eğitim şart. Bu kısımda hepimiz hemfikiriz. Peki eğitim sistemimizin kalitesine ne denli hemfikir olabiliriz? Evet haklısınız. Bırakın hemfikir olmayı, dilimiz döner, konuşamayız.
İşin aslı eğitim sistemimizin geleceği konusunda da tartışmalar sürüyor. O konuda da kesin bir yol haritası çizebilen yok.
Bizden bir başlangıç olsun. Gidelim Finlandiya’nın eğitim sistemini inceleyelim. Transfer edip geri gelelim. Listeyi okuduktan sonra bize katılanlarla bir imza kampanyası düzenleyebiliriz.

Finlandiya eğitim sistemi, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nda yıllardır tüm dünyada birinci geliyor

finlandiya-pisa-sonuclari
Bu programda öğrencilerin okulda gördüklerini gerçek hayatta ne kadar uygulayabildikleri, analitik düşünce yapıları, sorun çözme yetenekleri, matematik ve fen bilimleri alanında kalifikasyonları değerlendiriliyor. Türkiye yıllardır kendine son 5 sırada yer buluyor.

Öğrencilerin girmek zorunda olduğu herhangi bir sınav bulunmuyor

finlandiya-egitim-sistemi-sinav-yok
Haliyle dershaneler, özel dersler, etüt merkezleri de yok. Eğitim öğrenme üzerine kurulu.

Öğrenciler 7 yaşında okula başlıyor ve…

7-yasinda-egitime-basliyorlar
7 yaşından önce ailenin eğitimine inanıyorlar.

Günde ortalama 4 saat ders görüyorlar

4-saat-egitim-goruyor

Öğretmenler ilkokuldan itibaren ders kitabını kendileri belirliyor

finlandiya-egitim-sistemi-kitap-ogretmen
Bizde bu durum üniversitede başlıyor. O da malum profesörlerin kendi yazdığı kitaplardan ibaret olabiliyor.

Dolayısıyla işlenecek konular da öğretmenler tarafından belirleniyor

finlandiya-egitim-sistemi-konular

Okulların mimari dizaynı ev ortamı oluşturulmak üzerine tasarlanıyor

okullarin-mimarisi-finlandiya

Öğrenciler ve öğretmenler yemeklerini birlikte yiyorlar

ogrenciler-yemeklerini-ogretmenlerle-birlikte-yiyiyor
Öğretmeni korku unsuru yapmaktan ziyade her şeyi sorabileceği bir arkadaş gibi göstermek adına yapılan bir uygulama.

Okulun yönetimini öğretmenler sağlıyor, müdür bulunmuyor

finlandiya-ogretmenleri

Bazı dersler farklı yaş gruplarıyla birlikte işleniyor

finlandiya-egitim-sistemi-farkli-yas-gruplari
Bu tutum da çocuğun farklı yaş gruplarıyla iletişimini güçlendiriyor.

Okuldaki gündelik işlerin her biri öğrenciler tarafından yapılıyor

finlandiya-egitim-sistemi-gundelik-isler
Çöplerin toplanması, bitkilerin bakımı, atık kağıtların geri dönüşümü, mutfak yardımı gibi işlerin öğrenciler tarafından yapılması, sorumluluk duygularını güçlendiriyor.

Okul kantininde yalnızca süt, su ve meyve bulunuyor

pizza, salad & fruit salad
Bu bizde kesinlikle tutmaz işte.

Öğretmen olmak isteyenler yüksek lisans mezunu olmadan öğretmen olamıyor

finlandiya-ogretmenleri-egitimş

Ülkede herhangi bir özel okul bulunmuyor

ozel-okul-yok
Devlet öğrencileri doktora derecesine kadar finanse ediyor.
Özet notu: Bütün bunların sonucu olarak Finlandiya, en başarılı öğrenciyle en başarısız arasındaki yetenek farkının en az olduğu ülke konumunda.

"Ailem ve Ben Arkeolojiyi Öğreniyoruz" Öğretim Programı

Altınova da tanışyığım değerli öğretmen ve proje üstadı eğitmenin Murat ERGİN'in , insanı özendiren ve imrendiren çalışmasını sizinle kendi diliyle paylaşmak istedim.
Süleyman EKER

Murat ERGİN Projesi!
İki yıldır sürdürmekte olduğum "Benim Müzem" ve "Ailem ve Ben Arkeoloji Öğreniyoruz" projeleri ile İlköğretim düzeyinde büyük dönütler kazanıldı, iki yıl peşpeşe Eğitimde İyi Örnekler Konferansı 2009 ve Eğitimde İyi Örnekler Konferansı 2010 konferanslarında sözlü sunumlarını yaptığım bu iki projenin sonrasında Şanlıurfa Çamlıdere İlköğretim Okulu tarafından hazırlanan 'Benim Müzem' Projesi, Sivas'ta yapılan 18. Müze Kurtarma Kazıları ve Müze Müdürleri Sempozyumu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü.
2009 yılı içinde aldığmız bir önemli dönütte İlköğretim okullarında Müzecilik Kulübü zorunlu hale geldi. Proje Türkiye' deki tüm İlköğretim okullarına sivil müze kazandırılması ve müzecilik eğitiminin zorunlu hale getirilerek Sanat Tarihi ve Arkeoloji gibi alanların desteklenmesini kapsamakta. proje CNN Türk televizyonunda yayınlanan "Taştaki Sır" belgeselinde tanıtıldı


Urfa Göbeklitepe'de bir okul ve bir öğretmen ile EmineCaykara

"Ailem ve Ben Arkeolojiyi Öğreniyoruz" Öğretim Programı
Yalova Altınova ilçesinde devam eden projede Okul Müzecilik Drama Atölyesi ile öğrenci velilerinden başlayarak, önce ailede Tarihi, Arkeolojiyi ve Güzel Sanatları anlayarak farkındalık düzeyini artırmak hedeflendi. Okul içerisinde kurulan Seramik atölyesi ile, öğrenci velilerine haftada 10 saat seramik tanıma,eserlerin bireysel, sosyal ve fiziksel özellikleri gözlem yapma, düşünce ve duygularını ifade etme, hayal gücünü kullanma ve bunları kendi yaşamlarına bağlamaları, bilgilenmeleri, eski eser ve müzelerin gündelik hayata kattığı kültürel değerleri anlama ve bu değerleri yaşatmaları amaçlanmıştır.

Okul Veli ilişikisi bağlamında, öğrenciler seramik sanatına ve aile içinde sanata katılma isteği arttığı gözlenmiş, Güzel Sanatlardan başlayarak, süreçe ailesi ile katkıda bulunma yoluna giderek,"Ailem ve Ben Arkeolojiyi Öğreniyoruz” Yaşam boyu eğitim sürecinde objenin ve yaratcılığın önemini kavrama, Seramik sanatının çok yönlü öğrenme ve yaşam alanları olarak ( Tarih, arkeoloji, form bilgisi, çevre, heykel, mimari vb.) Seramik eğitimi, amacı ve konuları, sergileri, objeleri, ortamı, çevresi, insanı merkeze alan ve disiplinler arası yönleriyle sanatın, temel eğitim kuramları ve ilkeleri ışığında aktif bir öğrenme ve gelişme alanı olarak kullanılmasını içermektedir.

Bir köy okulu olmasına rağmen okul içerisinde kurulan seramik atölyesinde üretilen seramik formlar, çanak çömlek, form, takı ve arkeolojik eserlerin yorumlamalarından oluşmaktadır. Yakın çevredeki seramik ve çinicilik zenginlikleri üretimde örnek teşkil edilmiş ve çini desenleri rölyef şeklinde yorumlanarak kültürel miras özelllikleri gözetilen (lale,karanfil )gibi formların kullanılmasının yanında, seramiğin içinde barındırdığı özgünlükten yararlanarak yaratıcı eserler ortaya çıkartılmıştır

"Ailem ve Ben Arkeolojiyi Öğreniyoruz" özellikle zaman ve mekan içinde kendini ve insanları anlama, kültürel mirası devam ettirme, geçmişi, bugünü ve geleceği anlamlı bir biçimde ilişkilendirme, kültürel varlıkları, eski eserleri anlama, koruma ve yaşatma, kendi kültürünü ve farklı kültürleri çok yönlü ve hoşgörülü bir yaklaşımla tanıma ve anlama, Sanatı bir yaşam biçimi haline getirme ve okullarına birer yaşayan kurum niteliğini kazandırma, kültürlerarası anlayış ve empati geliştirme gibi hedeflere hizmet etmektir.
"Ailem ve Ben Arkeolojiyi Öğreniyoruz" Öğretim Programı devamında üretilen formlar yıl sonunda sergilenecek ve yeni projelere eklemlenerek devam edecektir, bu amaçla okulda kurulan müzecilik klübü ile çevre gezilerine devam edilecektir, Yaşamının büyük bir kısmını Eskihisar' da devam ettirmiş olan Osman Hamdi Bey' in kültürel mirasının devamı Eskihisar' ın tam karşısında bulunan Altınova ilçesinde kökleşerek devam ettirilecektir.

K.Ö.Y. Takip Sosyo-Kültürel Ekip'nin 16 Ekim 2011 Pazar tarihli Alpagut Köyü çalışması

Güzel ve örnek bir eğitim projesi Uludağ Üniversitesi tarafından hayata geçiriliyor, her türlü desteğe açık bu projeye eğitmenler tarafından destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Destek yaratıcı ve öğrenci katılımlı projeler üretilmesi olarak basitçe özetlenebilir. Paylaşın ve iletin herkese lütfen...

K.Ö.Y. Takip nedir ?

K.Ö.Y. Takip sistemi Uludağ Üniversitesi'nde halen devam etmekte olan, bir sosyal sorumluluk ve kırsal kalkınma projesi olan Köye Öğrenci Yardımı Projesinin saha çalışmalarının incelenmesi için tasarlanmış bir sistemdir. Projenin köylerde yürütmüş olduğu saha çalışmaları Ekip çalışmaları baz alınarak kategorize edilmiştir. Saha çalışmasını incelemek istediğiniz ekibin ilgili bağlantısına tıkladıktan sonra saha kayıtlarını inceleyebilir, yorum yapabilir ve paylaşa bilirsiniz.


Eklenen bütün saha kayıtları projenin facebook ve twitter sayfasında da otomatik olarak yayınlanmaktadır.

Değerli Vodafone kullanıcıları kısa mesaj bölümüne "follow koytakip" yazıp "2444"'e gönderirseniz K.Ö.Y. Projesi olarak Keles ilçesine bağlı köylerde yaptığımız çalışmalar ücretsiz olarak telefonunuza mesaj olarak gelecektir.

ÖRNEK ÇALIŞMA
Bu hafta ekibimize yeni gelen arkadaşlarımız ve Alpagut Köyü Kültür Evi’ndeki etkinliklere yeni katılan çocuklarımızla tanışıp kaynaştık. Yeni gelen arkadaşlarımıza köyümüzü tanıtmak amaçlı kısa bir gezi düzenledik. Ekibimizin müzik dalında çalışmalarına devam eden arkadaşlarımız enstruman öğrenmekte olan çocuklarımızın yaz tatili boyunca sürdürmüş oldukları kişisel çalışmalarının sonucunu gözlemlediler ve bu şekilde geçecekleri yeni eğitim seviyesi belirlenmiş oldu. Ayrıca farklı enstrumanları öğrenmek isteyen çocukların isimleri liste halinde tutuldu ve Batolit grubuna 3 kişinin daha eklenmesi fikri doğdu.

MÜZİK DERSLERİ ARTIK DAHA KEYİFLİ !

Müzik derslerinde artık sadece mecburi blok düdük üflemek ve bir kaç okul şarkısı söyleyip dersi bitirme dönemi kapanıyor! Vücut ritmi (Body percussion) denilen müzikal çalışmalar, bu anlayışın gelişip değişmesinde inanılmaz bir rol alıyor.
Vücut ritmi "Body percussion" ayrıca eğitim sistemimizde yöntemleride sorgulanmasına neden olmakta, yeni yöntem ve uygulamaların önünüde açmaktadır. Daha önce paylaşmış olduğum "Öğrenme Stilleri" konusunda belirtildiği gibi her öğrencinin algılama ve öğrenme stilleri farklıdır. İşitsel, görsel, kinestezik ve dokunsal algılama özelliklerine sahip, farklı bir çok öğrenciyi tek tip öğrenme biçimine mahkum eden sınıf ortamı eğitiminin sonuçlerı ortadadır. Öğrencinin algılama farklılıklarına anında çözüm getirebilen aktif öğrenim yöntemleri dersliklere yavaş yavaş taşınmak zorundadır. Body percussion yöntemi, bu eksikliğe şu anda müzikal anlamda çözüm getirmesiyle birlikte, diğer derslerinde bu forma geçmesi gerektiğini önümüzdeki yıllarda mecbur bırakacağına eminim.
Bu uygulamanın bir çok öğretmen tarafından uygulanması ve öğrenilmesi sürecinde zorluklar vardır. Öğretmenin kişisel gelişimine zaman ayırarak bu tarz Vücut Ritmi eğitimi veren kurum ve kişilerden yardım alması yada hizmet içi eğitim seminerlerine katılması, MEB tarafından bu çalışmaların Hizmet içi eğitim çalışmalarına eklenmesiyle mümkün olabilir ve şarttır.
Vücut Ritmi çalışmaları psikomotor davranışları kontrollu hale getirmesinin yanı sıra, öğrencinin grupla birlikte hareket edebilme, kendini keşfetme, kişilik gelişimi, öz eleştiri yapabilme gibi derslerin vermesi gereken olguları farketmeden sunmasıylada bir avantaj oluşturmaktadır. Asıl önemlisi öğretmen içinde gerekli olan eğlenceli zaman geçirme, yaptığı dersten keyif alma ve keyif verme gibi çok önemli bir katkısının olmasıdır.


Bu konularda şu anda en aktif çalışan KEKEÇA grubu, Onur EROL, Yusuf Emrah UZUNCA gibi genç ve yetenekli arkadaşların projelerini ülke çapında yayabilecekleri bir eğitmen ordusu oluşturarak paylaşmaları ve büyütmelerini bekliyorum. Tabiki bu arkadaşlarım gerek kitap çalışmaları, gerek eğitim seminerleri ve internet üzerindeki paylaşımlarla ellerinden geleni yaptıkları açıktır. Zor olan bu sürecin sürekliliğini sağlayabilecek Müzik eğitmenlerinin bu emeklerden faydalanmaları, değer vermeleri, uygulamaları, zaman ayırmalarıdır. Öğrenci odaklı bu eğitim yöntemiyle ilgili bir kaç video örneği aşağıdadır.
Değerlendirmeyi size bırakıyorum.
Teşekkürler.
Süleyman EKER



Küçük grup Çalışmalarına Örnek


Bir konser performansı


İşin ustalarından bir show :)


Konservatuar da bir uygulama projesi olarak Body Percussion...

Aşağıdaki linkte yine bir sını ortemı uygulamsı bardak ritmi videosuna ulaşabilirsiniz...
http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150234509389859

BİLİMSEL MAKALE NASIL YAZILIR!

NASIL YAZILIR VE YAYIMLANIR? 
BİLİMSEL BİR MAKALE
YAZAN: ROBERT A. DAY
ÇEVİREN: GÜLAY AŞKAR ALTAY
Bu kitapta dönem ödevi, performans ve ya proje ödevi alan öğrencilerimin, en azından yöntem olarak doğru sunumlar yapabilmeleri ve Bilimsel etik-ahlak kuralarına uygun doğru çalışmalar yapabilmelerini istediğim için paylaşmaktayım.
http://hotfile.com/dl/86304927/1526f8e/Bilimsel_makale_nasl_yazlr.pdf.html

Bir kitabın yüz sayfada ortaya koyabildiğini, bir resim anında verebilir.
Ivan Sergeyevich Turgenev

TÜBİTAK'tan Matematik Köyüne Veto

Ali Nesin, bugün Türkiye'deki akademisyenler arasında en fedakar ve en saygın isimlerden biri. Yıllardır matematiği sevdirmek için yayınlar yapıyor, dergiler çıkartıyor, kitaplar yazıyor. Bunların dışında bir de Matematik Köyü var Ali Nesin’in kurduğu.

Her yıl yaz aylarında yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi, burada matematik öğreniyor, matematik düşünüyor, matematik çalışıyor. Hani şu yıllardır kime rastlasak "borçlu geçtim", "hep kopya çekerek geçtim" diyerek anlattığı matematik dersini severek, eğlenerek görüyor öğrenciler.

Bu Matematik Köyünde hem Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinden hem de Amerika'dan, Avusturya'dan, İngiltere'den, Polonya'dan, İsrail'den bilim adamları hiçbir ücret almadan, yol paralarını dahi kendileri ödeyerek geliyorlar. Ali Nesin'in heyecanı onları da sarmış. Zaten biraz düşününce heyecanlanmamak da elde değil. Bu ülkede gençler dünyanın belki de en kötü ders kitapları ve en kötü müfredatı yüzünden yıllardır matematikten soğutulurken, matematik sadece üniversite sınavında bir kaç puan daha fazla almaya yarayan bir şey haline gelmişken Ali Nesin ve arkadaşları kalkıyor, canla başla çalışıp bir matematik köyü kuruyor, liseli gençleri koca koca profesörlerle buluşturuyor.

Eh, herkes heyecanlanacak diye bir şey de yok elbette. Ali Nesin Hoca, bir hata yapmış, nereden aklına geldiyse herhalde "Yahu bizim bu Matematik Köyümüze ders vermeye Amerika’dan, İngiltere’den insanlar para almadan geliyorlar, burada ders verip destek oluyorlar da, kendi ülkemin bilimle ilgilenen kurumları neden destek olmasın ki?” diye düşünmüş olacak ki, kalkmış bu projesine destek olması için, hani olur a bir kaç yoksul ve dar gelirli ailenin çocuğu daha gelir katılır aralarına falan diye TÜBİTAK’a başvurmuş.

Lakin, bilim kurumumuz olarak; holdinglere bedavadan ürün geliştirmeleri için destek veren, şirketlerle, odalar birliğiyle yani kısacası sermayeyle kolkola gezen TÜBİTAK bu Matematik Köyü işinden hiç mi hiç hoşlanmamış; Ali Nesin’in sunduğu yedi projenin yedisini de reddetmiş. Ama Ali Nesin, TÜBİTAK reddetti diye bu işleri bırakacak adam değil ya; ısrarla sürdürüyor matematik köyü projesini. TÜBİTAK’tan başka herkesin de desteğini bekliyor.

Nesin Vakfı bünyesindeki Matematik Köyüne bağışta bulunmak için aşağıdaki hesap numarasını kullanabilirsiniz. Bağışçıların isimleri http://www.matematikkoyu.org
adresinde de yayınlanıyor. Aceleci arkadaşlar https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php adresinden, kredi kartıyla da bağış yapabilir.


Nesin Vakfı
İş Bankası, Parmakkapı Şubesi
Şube kodu: 1042
Hesap numarası: 0687054
IBAN:TR170006400000110420687054

İşte Ali Nesin’in konuyla ilgili web sitesinde yazdığı açık mektup:

28 Mayıs 2010

Sevgili Dostlar,

TÜBİTAK, Matematik Köyü’nde gerçekleşecek lise ve üniversitelilere yönelik 7 yazokulu projesinin 7’sini de, yani tüm yazokulumuzu reddetti...

Dünyanın dört bir yanından ve Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden akademisyenler, beş kuruş para almadan, üstelik yol paralarını da ceplerinden ödeyerek, araştırmalarından, tatillerinden ve ailelerinden fedakârlık yaparak gençlere ders vermek isteyecekler ve TÜBİTAK bunu reddedecek!

Hadlerine değildir! Öpüp başlarına koymaları gerekir. Eşi benzeri olmayan kalitede bir projedir çünkü. Eğer bu işten biraz olsun anlıyorsam bu böyledir. Uygar dünyanın her yerinde her makul kurum böyle bir projeyi destekler. Aksi, çapsızlığın, düşmanlığın, cehaletin göstergesidir.

Yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi bu yaz Köyümüze, daha doğrusu kendi köylerine akın akın matematik öğrenmeye ve yapmaya gelecekler. Bu yaz da her yaz olduğu gibi üç ay boyunca Matematik Köyü cıvıl cıvıl olacak. TÜBİTAK’ın olmasa da halkımızın, sizlerin desteğiyle...

50 dolayinda akademisyen liselilere 30, universitelilere 45 ders verecek. Bir öğrencinin bir günlük maliyeti – Köy’ün yıllık gideri göz önüne alındığında – her şey dahil, 50 TL dolayında.

Ülkemizde bilimi desteklemekle yükümlü TÜBİTAK’a beğendiremediğimiz projemizi
desteklemenizi gençler adına rica ediyoruz. TÜBİTAK’ın desteklemeye değer görmediği projelerimizi
http://matematikkoyu.org/lise2010 (lise)
http://matematikkoyu.org/tmd2010 (üniversite)
web sayfalarında bulabilirsiniz.

Desteginizi Nesin Vakfı’nin şu özel hesabına yatırabilirsiniz:

Nesin Vakfı,
İş Bankası,
Parmakkapı Şubesi,
Şube kodu: 1042,
Hesap no: 0687054
IBAN TR170006400000110420687054

Kredi kartıyla bağıs icin: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php

Destekçilerimizin adını ve etkinliğimizin bir raporunu internet sitelerimizde yayımlayacağız.

Gençler, matematik ve bilim adına çok teşekkür ederiz.

Ali Nesin

www.matematikkoyu.org, www.nesinvakfi.org

MESLEK LİSELERİNDEKİ KAYIP PROJE!


Paylaş
Meslek liseleri için hasırlanmış olan ve uygulamada ulaştığı noktanın kayıp olduğu önemli bir proje! Kesinlikle incelenmeli ve Meslek Liselerimizin şu anki durumunu değerlendirerek okumanızı tavsiye ederim.
Atatürk'ün bir sözü;
"Bilim ve Teknik için, sınır ve koşul yoktur."

BİLGİSAYAR BİLİMLERİ EĞİTİMİ ve ÜNİVERSİTE–LİSE İŞBİRLİĞİ
PROJE SAHİBİve ARAŞTIRMACI ELİF PINAR HACIBEYOĞLU

Projeye gitmek için Tıklayın
Related Posts with Thumbnails