2010 Yılından bu yana öğrencilerim için hazırlamış olduğum Klasik gitar uyarlamalarımı
beğenilerinize sundum. İlgili kişiler, notalarına ulaşmak isterseniz mesaj atmanız yada
yorumlarda dile getirmeniz yeterlidir. İlginiz için şimdiden teşekkürler...
Hayat bir ritimle başlar, O ritme katılan diğer seslerle bir armoni oluşur... Kimi zaman güzel tınlarız bir birimize, kimi zaman disonans! Sonunda! Final çizgisine gelindiğinde hayatın, tekrar işareti ararız ama yoktur genelde... Akortlar tamam mı birbirimize?
SAYFALAR ve PAYLAŞIMLARIM
Süleyman EKER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süleyman EKER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Klasik gitar uyarlamalarım - Süleyman EKER
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
clasical guitar,
classical guitar,
düzenlemeler,
gitar uyarlama,
klasik gitar,
Klasik Gitar uyarlama,
klasik gitar video,
Süleyman EKER,
turkish folk songs,
türkü,
türkülerle gitar eğitimi
Söke oyun havası ( Klasik gitar uyarlama)
Söke oyun havası
Yöre: AYDIN
Derleme: Muzaffer SARISÖZEN
Klasik Gitar Uyarlama: Süleyman EKER
Bu düzenlemede 6. telin Re (D) sesine akort edilmesi, 2. pozisyon çalışması ve legato bilgileri verilmelidir.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
gitar,
klasik gitar,
klasik gitar nota,
Klasik Gitar uyarlama,
oyun havası,
söke oyun havası,
Süleyman EKER,
türkü,
türkülerle gitar eğitimi
Halay ( Klasik Gitar uyarlama )
Halay
(Söz-Müzik Saip EGÜZ)
Klasik Gitar Uyarlama: Süleyman EKER
6/8 lik çalışmalar için öğrencilere verebileceğiniz, melodik bir çalışmadır. Öğretmen eşlikli olan bu çalışmayı, ileri seviyede ki öğrencilere eşlik kısmını da verebilirsiniz.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
gitar,
gitar eğitimi,
halay,
klasik gitar,
Klasik Gitar uyarlama,
Süleyman EKER,
türkülerle gitar eğitimi
Klasik Gitar uyarlamalar
Klasik gitar uyarlamalar ve düzenlemelerimi dosya olarak yüklemek için google drive üzerinden bana mesaj gönderiniz. En geç 24 saat içinde dosya indirmeniz onaylanır. Teşekkürler...
ATABARI
Yöre : Artvin
Gitar Uyarlama: Süleyman EKER
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
atabarı,
bu duman nasıl duman,
clasical guitar,
classical guitar,
klasik gitar,
Klasik Gitar uyarlama,
Süleyman EKER,
Tamara,
türkülerle gitar eğitimi
OĞLUMA ÖĞÜTLER-1
Merhaba oğul! Yıllarca duyacağın bir çok uyarılar, "yapma ve etme" üzerine kurulu olacağını göreceksin zaten. Eee bu mu yol göstericilik, bu mu babalık diyeceksin, ama bizde baba doğmadık öğreniyoruz işte. Önceliklerimiz babalık-evlatlık üzerine değil zaten İnsan olma üzerine kuruluysa O zaman bu dediklerime de ne öğüt ne de nasihat gözüyle bak mümkünse! Öylesine arada bir oku yeter...
23-01-2012
- Uyu ve büyü oğul ve yürü sonra hep bir yere doğru. Ayağa kakabilmek için düşebilme yürekliliği gerek ve bir adım. Yürü ki engeller çıkabilsin önüne. Aslında bunu bil ki, hep engeller aynı yerlerde var olacak gitmesende. Yürümek O engellere ulaşabilme cesaretidir. O yüzden başlangıçta hedef önemli değildir. Önemli olan yürümektir ilk önce adım adım zamana inat...
- Merak et ve sor! Öğrenmek sormak demek, bazen de sorgulayabilmek. Kendinle başlaması gereken bu süreç genelde ters işler büyümüş beyinlerde, sanada öyle sunulacak şaşıma! Sen kendine doğru yürüt bu süreci, çünkü dışarıda gördüklerin seni yaratacaktır tüm sınırları ve sonsuzluğuyla!
- Düşün sonra! Düşünmek düş kökünden gelir bana göre. Ama düşmekte aynı kökü anımsatır kimi zaman! Her düşün kendisi gene seni var eder. İyi düşün O yüzden. Kötüyü bil ve iyiyi düşün. Zordur bu dikkat et! Düşünce ağlarya insan, düşünce de ağlatır, ağrıyan yeri belirsiz ve eşit aralıklarla zonklayan sızısıyla. İlk adımımızda ki O başlangıç noktamız vardıya, aslında gideceğin yolu çizeceksin düşlerinde. Ondan dolayı iyi düşün. Engelleri var eden düşüncelerin senle var olduğunu keşfettiğin an, tüm engelleri yok edenin de sen olacağını göreceksin, umarım...
- Yarışma! Evet yarışma kimseyle, çünkü tek rakibin sensin her yarışta. Ve her zaman ikincisin kendine karşı! Başkalarına karşı elde ettiğin her galibiyet, seni birinici yapmayacak inan. Galip gelen "ego" dur çünkü. Öyle tehlikelidir ki bu ego, sana kazanamayacağın yarışa girmemeyi öğütler. Sana bu öğreticiler ve büyükler tarafından hayat diye yutturulur. Aslında herkes bilir bunu "Doğrular ve keşfetmek için kaybetmeyi göze alabilmektir asıl yarış". Kimi zaman finişin tam tersine gidebilme cesaretidir. Göğüslediğin, kendini bulamadığın her sonda yarış kaybedilmiş ve O ip ayağında bir pranga gibi ilerlemeni engelleyen olur.
- Susmayı öğren, bağırmayı da! Kendini ifade etmek zorunda değilsin kimseye. Eğer anlaşılmıyor ve anlatamıyorsan çığlıklar fısıltıdır karşındaki kısıtlı beyinlerde. Anlamak istemeyenlere sus, anlayabileceklere bağır. Çünkü amaç sonuç yaratmak değil iletişebilmektir aslında. Genel sonuca baktığında değerlendirme formülü [EMEK+DÜŞÜNCE] - KAYBEDİLEN ZAMAN = ŞİMDİ olacaktır. Bu formül her koşulda geçerlidir ve tarafımdan denenmiş ispatlıdır.
- Yalan söyleme! Ömrün boyunca çevrende yalan söyleyen bir sürü dürüst insan göreceksin! Sen onlardan olma. Dürüstlük, ortam gereğidir. Yalancılık ise Vicdan! Terazin ibresi başkasının elindeyse dürüst olursun. Ama vicdan kefesi, dengeyle değil, baskın ağırlığıyla hayatına erdem katar. Asıl adalet dengede duran teraziyle değil bir tarafa doğru giden olduğundan bazen (hatta genelde) yalan galip olabilir. O yüzden ki doğruluk ve dürüstlük hafiftir taşınabilir bir yüktür adalet kefesinde bile. Ama yalan taşınmaz bir yüktür. Bırak yüreğin hafif olsun, kendine doğru atacağın adımlar hızlı olsun diye girme taşınmaz yüklerin altına. Haa! Doğruluk dokuz köyden kovuluyor dersen en azından görülecek daha çok köy var dünyada. Yalancılar az yer görmüştür bu dünya da ağırlıklarından ötürü derim sana...
- Yandaş değil yoldaş ol! Hayalleri ve umutları olan insanlar bir yol çizer. Hayalleri satın alan yada satanlar yandaş olur, aynı umutlarla aynı hayalleri görebilenler yoldaş. Düşünmeden sadece çıkarları için kurulan birlikteliklerin içinde sadece yandaş olursun, kişiliklerini ortaya koyarak, alın teriyle ortak bir değerler yaratabilenlerin içindeysen yoldaş olursun. Başkalarının üzerine basarak bir noktaya gelenlerle işbirliği içinde olursan yandaş olursun, kendini eleştirebilenlerin ve yükü bölüşebilenlerin yanında olursan yoldaşsın demektir. Seçim senin?
- Bilgi taşıma ama bilgili ol! Bilgi kullanamadığın sürece ameleliğini yapacağın bir olgudur. Hayatında sana yüklenecek bilgilerle seni herkes kodlamaya çalışacak ve robotlaştıracaktır. Aldığın bilgiler ve yüklemelerle sana hizmet edeceğin değerler verilecek ve sorgulamadan görevlerini yerine getirmen beklenecek. Sende "... bunu bilgisayarımda yapıyor, benim ne farkım var?..." diyeceksin. Bu soruyu sormaya başladığın gün bilginin ve hatta bilgenin kölesi olmaktan çıkacağın gün olacak. Bilmenin amacının problem çözmek değil, problem çözme zorunluluğunun bilgisizlik olduğunu anlayacaksın. Çünkü problemler bilgiyi ölçen değil, bilgiye olan güvensizliğin sınanmasıdır. İhtiyacın olan her bilgi gerektiği an karşına çıkmıyorsa sadece bilgilisindir. Ama tam tersine istediğin ve ihtiyacın olan bilgiyle zamanlaman doğru orantılıysa sen bilgisindir. Dikkat et! Bilge değil bilgi olmaktan bahsediyorum. Zaten herkes bilge :)
- Sevgili değil sevgi ol! Sevgili her zaman yanında taşıyabileceğin bir meta gibidir zavallı algılarda. Ama sevgili her zaman seninle değildir. Yanında, seninle olabilen yalnızca sevgidir. Sakın O'nu tarif etmemi anlatabilmemi bekleme. Çünkü asırlardır insanlık bununla zaman kaybediyor bence. Tarif edilmesi gereken durum sevgi değil var ettikleridir. Yani; Eşin, işin, yaşadığın yer, gidebildiğin yer, gidemediğin yer, içtiğin kahve, yediğin yemek... falan filan. Sevgi varsa herhangi birinde dikkat et keyiflidir ve alışkanlık yapar. Kimi zaman bunlardan vazgeçebilmekte sevgi oluyor ya? Bunu bende çözemedim. Sen keşfedersen bana da öğret bir zahmet...
- Uzaklara gidebilmeği ve görebilmeği bil! Gidebildiğin belki de görebildiğin en uzak nokta, kimi zaman içe doğru açılan bir kapı gibidir. Dünyan görebildiğin kadardır. Bu mekan için geniş bir alan ifade etse bile, içine kendi dünyana doğru gidebilecek erdem bu cesaretle doğru orantılıdır.
23-01-2012
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
oğluma,
öğütler,
Süleyman EKER
Bu da bir bakış açısı!
BAKIŞ ACISI !
Hayata bakışta, en doğru açı "Burnumun diki" ne de olsa baktığım yöne gitmek en sağlıklısı :) Birde en yakını hedefleyince, her durumda uzağa daha yakın oluyorum sanırım ondan olsa gerek...
Bakış açısı kelimesi oldum olası bana saçma gelir, hangi açıdan neyi göreceğimi benden çok, başkalarının duruşu belirler. Çoğu zaman bu durum, daha çok bir "Bakış Acısı" olur algımızda ve acı verir doğası gereği.
Sonrası zaten malum... "...beni anlamadın..." diye sıradan bir sonuç çıkar karşımıza. Anlamak çözüm olmaz zaten insan egosu karşısında. Çünkü karşıdan algılanan sadece nasıl ifade ettiğindir.
O da onun bakışı olur ve gard alınır karşılıklı hayata ve kişilere. Aslında gard korunmak için alınmamış, tam aksine saldırı amaçlıdır vahşi bastırılmışlığımızda.
Çünkü herkes kendine hükümettir, anayasası değişken. Sadece "GÖRÜŞ" bildirir kendine devlet bakanı. Ve bakışlarıyla değerlendirdiği hayatı, görüşleriyle çarpıtarak anlatır insanoğlu insan! Çünkü "Hafıza hep içe dönüktür ve kıttır kelime hazinesi".
Benim gibi...
Süleyman EKER 2011
Hayata bakışta, en doğru açı "Burnumun diki" ne de olsa baktığım yöne gitmek en sağlıklısı :) Birde en yakını hedefleyince, her durumda uzağa daha yakın oluyorum sanırım ondan olsa gerek...
Çünkü herkes kendine hükümettir, anayasası değişken. Sadece "GÖRÜŞ" bildirir kendine devlet bakanı. Ve bakışlarıyla değerlendirdiği hayatı, görüşleriyle çarpıtarak anlatır insanoğlu insan! Çünkü "Hafıza hep içe dönüktür ve kıttır kelime hazinesi".
Benim gibi...
Süleyman EKER 2011
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
bakış,
bakış acısı,
Süleyman EKER
Okul şarkıları (Samsundan doğan güneş) Eşlik
Samsun'dan güneş gibi
doğdun sen Atatürk.
yurdumdan düşmanı
kovdun sen Atatürk.
Özgürlük,barış için
koştun sen Atatürk.
aydınlık yurt için
coştun sen Atatürk
Okul şarkıları Eşlik ve Alyapısını buradan indirebilirsinizi LİNK
Aranje: Süleyman EKER (2011)
Samsundan Doğan Güneş çocuk şarkısının sözleri,
Samsundan Doğan Güneş çocuk şarkısı dinle
Samsundan doğan güneş çocuk şarkısı
doğdun sen Atatürk.
yurdumdan düşmanı
kovdun sen Atatürk.
Özgürlük,barış için
koştun sen Atatürk.
aydınlık yurt için
coştun sen Atatürk
Okul şarkıları Eşlik ve Alyapısını buradan indirebilirsinizi LİNK
Aranje: Süleyman EKER (2011)
Samsundan Doğan Güneş çocuk şarkısının sözleri,
Samsundan Doğan Güneş çocuk şarkısı dinle
Samsundan doğan güneş çocuk şarkısı
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
Çocuk şarkıları,
eşlik indir,
Marş,
MP3,
mp3'ler,
okul şarkıları,
Okul şarkıları altyapı,
Samsundan doğan güneş,
Süleyman EKER
OKUL ŞARKILARI - Atam sen rahat uyu ( İstiklal güneş gibi)
2011 yılı eşlik ve basit aranje Süleyman EKER, umarım işinize yarar... Yorumlarınız bu tarz çalışmaları destekleyeceğinden özellikle bekliyorum :) Olumlu yada olumsuz. Kolay gelsin...
ATAM SEN RAHAT UYU
İSTİKLAL GÜNEŞ GİBİ HÜR ALNIMDA PARILDAR
NABZIMDA ATEŞ GİBİ FATİHLERDEN BİR KAN VAR
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
İNSANLIKLA ÜN SALDI TARİHİNDE BU MİLLET
ATAM'DAN ESER KALDI KURDUĞU CUMHURİYET
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
ZAFERLERLE DOLDURDUN ÖMRÜNÜ HER CEPHEDE
SÖNMEYEN BİR NUR OLDUN ŞİMDİ ANITTEPE'DE
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
Eşliğini ( Alt yapısını ) indirmek için LİNK
ATAM SEN RAHAT UYU
İSTİKLAL GÜNEŞ GİBİ HÜR ALNIMDA PARILDAR
NABZIMDA ATEŞ GİBİ FATİHLERDEN BİR KAN VAR
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
İNSANLIKLA ÜN SALDI TARİHİNDE BU MİLLET
ATAM'DAN ESER KALDI KURDUĞU CUMHURİYET
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
ZAFERLERLE DOLDURDUN ÖMRÜNÜ HER CEPHEDE
SÖNMEYEN BİR NUR OLDUN ŞİMDİ ANITTEPE'DE
ATAM SEN RAHAT UYU YOLCUSUYUZ BİZ HÜRRİYETİN
ATAM SEN RAHAT UYU BEKÇİSİYİZ CUMHURİYETİN
Eşliğini ( Alt yapısını ) indirmek için LİNK
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
eşlik indir,
istiklal güneş gibi,
MP3,
mp3'ler,
okul şarkıları,
Okul şarkıları altyapı,
Süleyman EKER
SENİ KENDİME SAKLADIM - DUMAN K.GİTAR UYARLAMA
Seni kendime sakladım - Duman
Klasik gitar uyarlama : Süleyman EKER
Bu çalışma Şarkılarla Klasik Gitar Eğitimi çalışmasından bir örnektir. Kitabın içeriği; popüler parçalar ( rock, pop, jazz) örneklerinden ve daha çok Türk beste ve yorumcularının eserlerinden oluşan uyarlamalardan oluşacaktır. Paylaşım, yorum ve eleştirilerinizi bekliyorum...
Klasik gitar uyarlama : Süleyman EKER
Bu çalışma Şarkılarla Klasik Gitar Eğitimi çalışmasından bir örnektir. Kitabın içeriği; popüler parçalar ( rock, pop, jazz) örneklerinden ve daha çok Türk beste ve yorumcularının eserlerinden oluşan uyarlamalardan oluşacaktır. Paylaşım, yorum ve eleştirilerinizi bekliyorum...
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
duman,
gitar eğitimi,
gitar uyarlama,
Klasik Gitar uyarlama,
seni kendime sakladım,
Süleyman EKER,
şarkılarla gitar eğitimi
Yağcılar Zeybeği K.Gitar uyarlama
Yağcılar Zeybeği : Yöresi İzmir
Derleyen ve notaya alan: M. Sarısözen
Gitar uyarlama Süleyman EKER.
Tekrar hatırlatmak isterim, Türkülerle Gitar Eğitimi programının eğitimde kullanılmak üzere hazırlanmış olan basit uyarlamaları yorumlarken, otantik yorumlarını dinleyerek daha iyi çalınabilineceğini düşünüyorum. Tekrarlar ve dönüşler yorumcu tarafından isteğe göre arttırılabilir yada sadece yazılı notaya uyularak ta çalınabilir. İyi çalışmalar.
YAĞCILAR ZEYBEĞİ
Derleyen ve notaya alan: M. Sarısözen
Gitar uyarlama Süleyman EKER.
Tekrar hatırlatmak isterim, Türkülerle Gitar Eğitimi programının eğitimde kullanılmak üzere hazırlanmış olan basit uyarlamaları yorumlarken, otantik yorumlarını dinleyerek daha iyi çalınabilineceğini düşünüyorum. Tekrarlar ve dönüşler yorumcu tarafından isteğe göre arttırılabilir yada sadece yazılı notaya uyularak ta çalınabilir. İyi çalışmalar.
YAĞCILAR ZEYBEĞİ
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
gitar eğitimi,
Klasik Gitar uyarlama,
M.Sarısözen,
Süleyman EKER,
türkü,
türkülerle gitar eğitimi
BAHCEMİZDE GÜL ACAR - GİTAR EŞLİKLİ OKUL SARKILARI
Okul şarkılarıyla Gitar Eğitimi adlı çalışmasından bir örnektir. Öğretmen eşlikli ve basit akorlarıyla gitar dersi veren eğitmenlere 7-12 yaş grubunda faydalı olacağına inanıyorum. Söz-Müzik A.M.ATAMAN' a gitar eşlik ve uyarlama süleyman eker' e ( bana :)aittir.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
A.M.Ataman,
gitar,
gitar dersi,
gitar eşlik,
klasik gitar eşlik,
Klasik Gitar uyarlama,
klasik gitar video,
okul şarkıları,
Süleyman EKER
Tamara (Kars) Klasik gitar uyarlama
Tamara yöresinin Kars olduğu söylenmektedir.
Derleyen ve notaya alan Nida Tüfekçi.
Gitar uyarlama Süleyman EKER.
Türkülerle Gitar Eğitimi programının eğitimde kullanılmak üzere hazırlanmış olan basit uyarlamaları yorumlarken otantik yorumlarını dinleyerek daha iyi çalınabilineceğini düşünüyorum. Tekrarlar ve dönüşler yorumcu tarafından isteğe göre arttırılabilir yada sadece yazılı notaya uyularak ta çalınabilir. İyi çalışmalar.
Derleyen ve notaya alan Nida Tüfekçi.
Gitar uyarlama Süleyman EKER.
Türkülerle Gitar Eğitimi programının eğitimde kullanılmak üzere hazırlanmış olan basit uyarlamaları yorumlarken otantik yorumlarını dinleyerek daha iyi çalınabilineceğini düşünüyorum. Tekrarlar ve dönüşler yorumcu tarafından isteğe göre arttırılabilir yada sadece yazılı notaya uyularak ta çalınabilir. İyi çalışmalar.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
gitar eğitimi,
gitar uyarlama,
Kars,
Klasik Gitar uyarlama,
Nida Tüfekçi,
Süleyman EKER,
Tamara
Çiçek Halayı (Tokat) Klasik gitar uyarlama
Türkülerle gitar eğitimi adlı çalışmamın 2. seviye parçalarına bir örnektir. Tokat yöresi halayının derlemesi Talip Özkan ' a gitar uyarlaması Süleyman EKER ' e aittir. (Canlı çalınmıştır nota görseliyle hafif senkron uyumsuzluğu olabilir :)
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
derleme,
gitar eğitimi,
gitar uyarlama,
halay,
Klasik Gitar uyarlama,
klasik gitar video,
Süleyman EKER,
talip özkan,
türkü
KOCA ARAP ZEYBEĞİ - KLASİK GİTAR UYARLAMA
Türkülerle Klasik gitar eğitimi çalışmamın, Ege yöresi düzenlemelerine bir örnek Koca Arap zeybeği, Yücel Paşmakçı derlemesi ve benim ( Süleyman Eker) gitar uyarlamamla... İyi dinleme ve çalışmalar...
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
clasical guitar,
gitar eğitimi,
gitar öğreniyorum,
gitar uyarlama,
guitar,
klasik gitar,
kocaarap zeybeği,
music,
Süleyman EKER,
yücel paşmakçı
MİLLİ MARŞIMIZIN HİKAYESİ
1 GÜFTE 12 BESTE (2008 PROJESİNDEN ALINTIDIR)
12 MARŞI BURADAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ!
Yıl 1920... Osmanlı İmparatorluğu'nun yabancı güçler karşısında dizleri üzerine çöktüğü günlerde Türk halkı mağlubiyeti kabullenmemiş, "kendi göbeğini kendi kesmeye" karar vermiş, özgürlük tutkusu Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Anadolu'nun her köşesini sarmıştı. Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'da süren umutsuz bekleyişin tersine Anadolu, heyecan ve umut dolu, küllerinden doğan yeni bir ülkenin doğuşuna tanıklık ediyordu. Ankara'da oluşturulan hükümet, ömrünü doldurmuş Osmanlı Devleti'nin karşısında Türk milletinin yepyeni bir heyecanla, kendi geleceğini belirlemek üzere ipleri eline aldığını gösteriyordu.
Ankara'da milli heyecanın doruğa ulaştığı yer, 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Millet Meclisi'ydi. Mustafa Kemal Paşa'nın yayınladığı bir bildiriyle, 23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes Meclis binası çevresinde toplanmıştı. Hacı Bayram Camii'nde kılınan namazın ardından Meclis'te bir tören düzenlenmiş, ardından saat 13:45'te, Ankara'ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplanmıştı. En yaşlı üye sıfatıyla toplantıya başkanlık yapan Sinop Milletvekili Şerif Bey, Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunu tüm dünyaya şu sözlerle duyuruyordu:
"İstanbul'un yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlıyarak Yüksek Meclis'imizi meydana getirmiştir. Milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum."
İşte bu sözler, gelecekteki Türkiye Cumhuriyeti'nin de habercisiydi. Halk, bundan böyle İstanbul'daki padişah tarafından değil, kendi iradesini temsil eden Ankara hükümeti tarafından yönetilmek istediğini açıkça ortaya koymuştu. Milleti temsil etme yetkisi Meclis'e verilmişti. Bu yeni düzende yapılması gereken çok şey, atılması gereken çok adım vardı. Bunlardan biri de, artık milletin hep bir ağızdan söyleyip bütünleşeceği bir milli marşın tespit edilmesiydi.
Milletin sesi dünyaya yayılıyor
Millet Meclisi'nin kurucuları, Milli Marş'ın ve marşla birlikte okunacak sözlerin bulunması için en uygun yolun herkese açık bir yarışma açmak olduğuna karar verdiler. Bu amaçla görevlendirilen Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) önce güfte için bir yarışma açtı. 1921 yılında Mehmet Akif'in şiirinin Millet Meclisi tarafından kabul edilmesinden sonra sıra müziğe geldi. Bu yönde yapılan duyurunun ardından Türkiye'nin dört bir yanından notalar gelmeye başladı. Yarışmaya gönderilen bestelerin sayısı konusunda çeşitli kaynaklarda çelişkili bilgiler bulunmasına rağmen, kayıtlara göre 55 beste değerlendirmeye tabi tutuldu. Bu bestelerin sahipleri arasında dönemin ünlü müzik adamlarının yanı sıra bestecilik vasfı öne çıkmayan, ancak kalbi milli heyecanla atan müzik öğretmenleri, hatta yurtdışında öğrenim gören kişiler dahi vardı.
Yarışmaya katılım yeterliydi. Ancak bu sırada Anadolu'daki savaş iyice kızışmış ve konu önceliğini yitirmişti. Yönetici kadroların yoğun olarak Anadolu'da devam etmekte olan savaşla ilgilenmeleri nedeniyle yarışmanın birincisini tespit etmek mümkün olmamıştı. Bu belirsizlik durumu, ilginç bir gelişmeyi de beraberinde getirmişti. Yarışmaya beste gönderen bazı müzik öğretmenlerinin, görev yaptıkları bölgelerde kendi bestelerini okutmaları nedeniyle, yurdun değişik yerlerinde, farklı farklı Milli Marş'lar çalınıp söylenmeye başlamıştı. Nitekim Edirne ve çevresinde Ahmet Yekta Bey'in, İstanbul'da Mehmed Zati ve Ali Rifat Beylerin, İzmir ve Eskişehir civarında İsmail Zühdü Bey'in, Ankara ve çevresinde ise Osman Zeki Bey'in besteleri çalınıyordu.
Bu belirsizlik, ülkenin tam olarak düşman işgalinden kurtarılışına kadar sürdü. Cumhuriyetin kurulmasından sonra milli marş konusu bir kez daha gündeme geldi. Artık, yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil edecek milli marşın tespit edilmesi ve ülkenin her yanında aynı marşın okunması arzu ediliyordu. Nihayet 1924'te Encümen-i Musiki bünyesindeki bir komisyon tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Ali Rifat Çağatay'ın bestesi milli marş olarak kabul edildi.
1921'de açılan yarışma böylece geç de olsa tamamlanmış, üç yılı aşkın bir sürenin sonunda, arzu edilen Milli Marş tespit edilebilmişti. Ne var ki seçilen müziğin Milli Marş'a uygunluğu bir tartışma konusu olarak kalmıştı. Pek çok kişi Ali Rifat Bey'in bestesinin Batı müziği kalıplarına uymadığını düşünüyor, bir milli marş için fazla ağır olduğunu öne sürerek değiştirilmesi gerektiğini savunuyordu. Eleştirilerin dozunun giderek artması üzerine, sonunda 1930 yılında Milli Marş'ın değiştirilmesi gündeme geldi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün bestesinin yeniden düzenlenmesiyle, halen kullanılmakta olan Milli Marş ortaya çıktı.
İstiklal Marşı için açılan yarışmada başlangıçta bestelerin değerlendirilmek üzere Paris Konservatuvarı'na gönderilmesi düşünüldü. Bu fikre en fazla tepki veren isimlerden biri, Kâzım Karabekir Paşa'ydı. Karabekir, tepkisini sözleri ve bestesi kendisine ait "Türk Yılmaz" adlı alternatif bir marş yaratarak gösterdi.
İstiklal Marşı Meclis'te: "Her işimiz bitti de marşlara mı kaldık!"
1921 yılında İstiklal Marşı yarışmasına besteler geledursun, Meclis'te başka birçok konuda olduğu gibi bu konuda da hararetli tartışmalar yaşanıyor, hatta kimi mebuslar bunun son derece zamansız ve gereksiz bir girişim olduğunu iddia ediyordu. Nitekim tutanaklara göre 1 Kasım 1921 tarihli oturumda, Meclis'te şöyle tartışmalar cereyan ediyordu:
Durak Bey (Erzurum) - Reis Bey rica ederim, her işimiz bitti de şimdi marşlara mı kaldık? Bunarı bırakalım, beyhude vakit geçiriyoruz. Bırakınız rica ederim, bırakalım bu münakaşaları, başka şeylere geçelim. Memleket kan ağlıyor. (Gürültüler)
Tunalı Hilmi Bey (Bolu) - Onun kudsiyetini takdir etmiyen ağzını açmasın. (Gürültüler) Zira burada milli marş üzerine bahsolunuyor. Milletin marşı mukaddesdir. O mukaddesata karşı marşı takdir etmek lazım. (Şiddetli gürültüler) Ona hürmet lazım. Ankara bütün işini yapacakdır. Bu yetim kendi göbeğini kendi eliyle kesdi. Ve bugün sinni rüşde vasıl olmuşdur [rüşdünü ispat etmiştir]. Bu marş İstanbul'a gidemez. Ankara her şeyi kendisi yapar. (Alkışlar)
Türkiye'nin marşları
Her medeni ülkede, o ülkenin bağımsızlık serüvenini temsil eden bir milli marş çalınıp söylenirken, Osmanlı İmparatorluğu'nda marşlar padişahlar adına özel olarak besteleniyordu. Tahta çıkan her yeni padişah, genellikle yabancı bir besteciye, kendisi için bir marş hazırlatıyor, bu marşlar da o padişahın adıyla anılıyordu. II. Mahmud için bestelenen "Mahmudiye", Abdülmecid için bestelenen "Mecidiye" ve Abdülhamid için bestelenen "Hamidiye" marşları, bunlardan bazılarıydı.
Bir milli marşın bulunmayışı, özellikle Türk delegasyonunun yurtdışındaki temsil görevlerinde büyük sıkıntılara, hatta bazı gülünç olaylara neden oluyordu. Örneğin bir sporcu grubu yurtdışındaki bir etkinlik sırasında milli marş yerine "Hamsi Koydum Tavaya" türküsünü uydurmak zorunda kalmış, Reşadiye harp gemisinin İngiltere'deki teslim töreni sırasında da denizcilerimiz Türk milli marşını okumaya davet edilince "Entarisi Ala Benziyor" türküsüyle durumu geçiştirmeye çalışmıştı.
Proje nasıl hayat buldu
Milli Marş için yarışmaya gönderilen bestelerin notalarının bulunarak yeniden seslendirilmesi projesi, araştırmacı-yazar Mehmet Altun'un İstiklal Marşı hakkında yaptığı bireysel araştırmalar sırasında ortaya çıktı. Daha önce yapılan birçok değerli araştırmaya rağmen Milli Marş'ın ilginç öyküsünün kamuoyunda fazla bilinmediğini ve daha önce hiç müzik yönüyle değerlendirilmediğini gören Altun, konunun daha geniş kitlelerle paylaşılması için hazırladığı projeyi Tekfen Vakfı'na götürdü. Böyle bir projeyi hayata geçirmenin cumhuriyete ve onu kuranlara bir gönül borcu olduğunu düşünen Tekfen Vakfı ise destek ve işbirliği kararı alarak, bu alanda yapılacak daha kapsamlı bir araştırmaya öncülük etti.
Projenin ilk günlerinde en çok merak edilen konu, yarışma kapsamında değerlendirmeye tabi tutulan 55 bestenin kaç tanesinin notalarına ulaşılabileceğiydi. Gerek bu notaların bulunabilmesi, gerekse öykünün ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkarılabilmesi için hızla araştırma faaliyetine girişildi. İstanbul ve Ankara'da çok sayıda kütüphane, arşiv, kişisel koleksiyon tarandı; orijinal belgelere ulaşabilmek için Başbakanlık Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerine başvuruldu; TBMM kütüphanesi ve Milli Eğitim Bakanlığı arşivi gibi birincil kaynaklarla ilişkiye geçildi. Böylece hem güfte ve beste yarışmalarına, hem bu yarışmalara gönderilen eserlere dair çok sayıda belge toparlandı. Bu belgeler kapsamlı bir çalışmaya kaynaklık edecek nitelikteydi.
Diğer taraftan araştırmalar, yarışmaya katılan bestelerden ne yazık ki pek azının notalarının günümüze ulaşabildiğini ortaya koydu. Çeşitli nedenlerle yok olan ve korunamayan orijinal notalardan 11 tanesi gün ışığına çıkarılabildi. Bu notalar Rauf Yekta, Ali Rifat (Çağatay), İsmail Hakkı (Aksoy), Halit Lemi (Atlı), İsmail Zühtü (Ateş), Zati (Arca), Ahmet Yekta (Madran), Mustafa (Sunar), Abdülkadir (Töre), Kâzım (Uz) ve Osman Zeki (Üngör) gibi bestecilere aitti. Ayrıca Kâzım Karabekir Paşa'nın yine aynı dönemde yarışma dışı olarak bestelediği, güftesini de kendisi yazdığı "Türk Yılmaz" adlı eser de diğerlerinin yanındaki yerini aldı.
Bugüne kadar kamuoyu önünde hiç seslendirilmemiş olan Milli Marş bestelerinin özel bir konserde, Tekfen Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirilmesini sağlamak için, öncelikle notaların orkestra düzenlemelerinin yapılması gerekiyordu. Bu konuda, projenin sanat danışmanı ve aynı zamanda bestecilerinden biri olan Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Anasanat Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Uçarsu'nun öncülüğünde, birçok değerli Türk bestecisiyle ortak bir çalışmaya girişildi. Bu görevi büyük bir heyecanla kabul eden Nevit Kodallı, Hüseyin Sermet, Emre Aracı, Turgay Erdener, Ertuğ Korkmaz, Özkan Manav, Çetin Işıközlü, Betin Güneş, Ayşe Önder ve Murat Kodallı, notaların özüne sadık kalarak, eserleri yeniden düzenledi.
Büyük bir ekip çalışmanın sonucunda gerçekleşen projenin son aşaması, 24 Ekim 2008 akşamı İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda Tekfen Filarmoni Orkestrası tarafından verilecek konser olacak. İstiklal Marşı'nın bir kez daha zihinlerimizdeki yerinin tazelenmesini hedefleyen konserde, bugüne kadar hiç seslendirilmemiş marş bestelerinin dinleyicilerle paylaşılmasıyla bir ilke imza atılacak. Şef Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası ile birlikte, TRT İstanbul Gençlik Korosu, Şenol Talınlı (tenor), Sumru Ağıryürüyen (vokal), Hüseyin Sermet (piyano), Ercan Irmak (ney), Göksel Baktagir (kanun) ve Yurdal Tokçan (ut) gibi usta isimler konserde sahne alacak. Ayrıca o dönemin atmosferini seyirciye daha iyi hissettirmek amacıyla eserler arası geçişlerde, tiyatro yönetmeni Yücel Erten'in sahneye koyduğu anlatı ve anekdotlara da yer verilecek. Bu sayede Milli Mücadele Dönemi'nin duyguları Çetin Tekindor'un anlatımıyla yeniden yaşatılmış olacak.
Konsere ek olarak, seslendirilen eserlerin kalıcılığını sağlamak üzere konserin ertesi günü stüdyoda bir CD kaydı gerçekleştirilecek. Tekfen Vakfı adına Tekfen Holding Kurumsal İletişim Koordinatörlük bölümü tarafından yürütülen bu çalışmaları, konserle eşzamanlı olarak yayımlanacak bir kitap tamamlayacak. Uzun bir araştırma sürecinin sonunda hazırlanan belgesel niteliğindeki bu kitap, İstiklal Marşı'nın bilinmeyen öyküsünü nesilden nesile aktarmak üzere kütüphanelerdeki yerini alacak.
Kaynak: http://www.1gufte12beste.com/
BENDEN BİR ÇALIŞMA!
İstek ve değerledirmeler doğrultusunda bu yeni yazdığım şekli paylaşıyorum. Transpozeli olarak akorlu uygulamasını sizlere bırakıyorum. Klasik gitar notasyonunda herhangi bir transpoze şansınız bu düzenleme için yok. Daha önce belittiğim Sefa YEPREM düzenlemesinin buna daha uygun olduğunu belirtmeliyim. İstiklal Marşı'mıza verdiğimiz değerin bilinciyle, lütfen bu düzenlememi paylaşırken emeğe saygı duyacağınıza eminim. Eleştiri ve yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Süleyman EKER
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
1güfte 12 beste,
clasical guitar,
Gitarla milli marşımız,
İstiklal Marşı,
İstiklal marşı tarihi,
klasik gitar nota,
kurtuluş ve cumhuriyet,
milli marşımızın tarihi,
Süleyman EKER
Süleyman EKER Beste: KINA GECESİ (Erkan OĞUR için)
"KINA GECESİ" 1999 yılında Erkan OĞUR için bestelediğim iki gitar bir eserdir. 2002 yılında saat 03:00 komşu rahatsız olmasın kaydıdır :) Daha iyi bir kayıt yakında!
KINA GECESİ-Beste: Süleyman EKER 2002
Yükleyen suleymaneker. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.
KINA GECESİ-Beste: Süleyman EKER 2002
Yükleyen suleymaneker. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
clasical guitar,
erkan oğur,
gönül adamı,
kına gecesi,
klasik gitar nota,
klasik gitar video,
Süleyman EKER
Gitarla İstiklal Marşı (Akorlu ve Sözlü)
İstek ve değerledirmeler doğrultusunda bu yeni yazdığım şekli paylaşıyorum. Transpozeli olarak akorlu uygulamasını sizlere bırakıyorum. Klasik gitar notasyonunda herhangi bir transpoze şansınız bu düzenleme için yok. Daha önce belittiğim Sefa YEPREM düzenlemesinin buna daha uygun olduğunu belirtmeliyim. İstiklal Marşı'mıza verdiğimiz değerin bilinciyle, lütfen bu düzenlememi paylaşırken emeğe saygı duyacağınıza eminim. Eleştiri ve yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Süleyman EKER
Süleyman EKER
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
clasical guitar,
erkan oğur,
Gitarla milli marşımız,
İstiklal Marşı,
kına gecesi,
klasik gitar nota,
Süleyman EKER,
Turkey National Anthem
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ARŞİV
GUITAR GURU-GUİTAR PRO.6-İNTERNET VE YAŞAM BOYU MÜZİK EĞİTİMİ-PACO CEPERE-KLASİK BATI MÜZİĞİNDE DÖNEMLER-ERKAN OĞUR-DİĞER ÜLKERELDE ÜNİVERSİTE SINAVLARI?-MESLEK LİSELERİNDEKİ KAYIP PROJE!-İLKÖĞRETİM OKULLARINDA EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ- İNTERNET VE YAŞAM BOYU MÜZİK EĞİTİMİ- ETNOMÜZİKOLOJİ- DO MAJOR GAM (C MAJOR)- Nükleerle yaşamaya hazır mısın? - KLASİK GİTAR KONSER ve FESTİVALLERİ- GİTAR DERSİM









