MEB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kanser Hastası Ataması yıllarca yapılmayan Şafak Hocayı Kaybettik!

ŞAFAK BAY SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
ŞAFAK BAY SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Oy kaygısıyla son dönemde atama yağmurunda bulunan MEB, Kanser hastası Şafak BAY'ı sonsuzluğa yolcu etmenin gururuyla övünsün. Hayatta kalma mücadele ve azmiyle 
örnek olan Şafak öğretmeni saygıyla anıyorum.
Süleyman EKER

Ataması yapılmayan mağdur öğretmenlerden biri olan ve bu durumdaki tüm öğretmenlerin sesine, mücadelesine canı gönülden destek veren,  Atanamayan Öğretmenler Platformu kurucularından Şafak Bay, yıllardır savaştığı kanser hastalığına yenik düştü. Bay, geçtiğimiz gün tedavi gördüğü Ankara Gata Askeri Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Mersin'de gözyaşları arasında toprağa verildi.
Cenazenin camiiye getirilmesi sırasında arkadaşları alkışlarla karşıladı Şafak Bay'ı. Annesi ve aile fertleri göz yaşlarına boğuldu. Anne Meryem Bay sinir krizleri geçirip göz yaşlarına boğulurken, "Bir tanem oğlum benim. Sen her şeye layıksın. Bir tek seni atayamadılar oğlum. Atanamadın oğlum benim" diyerek feryat etti.
Cenazede sürekli göz yaşı dökerek baygınlık geçiren 53 yaşındaki anne Meryem Bay ve babası 58 yaşındaki Halit Bay güçlükle ayakta durabildi. Cenaze kılınan öğle namazından sonra Mersin Cemevi'ne götürüldü.
Burada da aile fertleri, arkadaşları ve yakınlarının göz yaşı döktüğü törende kılınan cenaze namazı sonrası Afetevleri Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi.

Kaynak: Odatv.com

Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu 2011

Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu 2011




MEB, Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, 2009 ve 2010 KPSSP10 sonuçlarına göre ilk atama, hizmet süresine göre açıktan atama, kurumlar arası yeniden atama, açıktan ilk atama, kurumlar arası ilk atama, kurum içi ilk atama ile milli sporcuların Beden Eğitimi alanına sınavsız atama çeşitlerine göre toplam 30 bin kadro ataması yapacak.
Atama için başvurular 12-26 Mayıs 2011 tarihleri arasında alınacak. Atama için gerekli bilgilerin yer aldığı “Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu” Bakanlığın “http: //personel. meb. gov. tr” adresinde yayımlandı.
Öğretmenlik için başvuruda bulunacaklar, başvurularını belirtilen süre içinde herhangi bir bilgisayardan “http: //personel. meb. gov. tr” internet adresindeki Elektronik Başvuru Formu’nu kullanarak yapacak. Başvurunun geçerlilik kazanabilmesi için bilgisayar aracılığıyla doldurulacak formun “Başvuru Onay Büroları”nda onaylatılması gerekiyor. Başvuru Onay Büroları ise il ve ilçe Milli Eğitim müdürlüklerinde oluşturulacak.
“Tüm atama” çeşitlerine göre başvuru yapacakların, “sağlık, adli sicil, askerlik durumları” ile “Açıktan Atama ve Açıktan İlk Atama” çeşidine göre başvuru yapacakların, “Sosyal Güvenlik Kurumundan (Devredilen Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur) emekli olmadığına ilişkin kişisel durumları” Elektronik Başvuru Formu’nda beyan edilecek.
Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında halen sözleşmeli öğretmen olarak görev yapanlar da, gerekli şartları taşımaları kaydıyla “ilk atama” kapsamında kadrolu öğretmenlik için başvuruda bulunabilecek. Kadrolu öğretmenliğe atanamayanların bulundukları eğitim kurumundaki görevleri ve sözleşmeleri devam edecek.
Öğretmenlik için başvuruda bulunacaklar, Elektronik Başvuru Formu’na yansıtılacak olan eğitim kurumları arasından en fazla 25 eğitim kurumunu tercih edebilecek. Tercihler, atama yapılacak eğitim kurumları arasından aynı ilden veya farklı illerden istenilen öncelikte seçilebilecek.
Atama işlemi, 1 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilecek, atananlar ise 1 Eylül 2011 tarihinden itibaren göreve başlayabilecek.

2011 İl Dışı Atama Başvuruları Takvimi

2011 Yılı Öğretmenlerin İller Arası İsteğe ve Zorunlu Çalışma Yükümlülüğüne Bağlı Yer Değiştirme işlemleri ile ilgili ayrıntılı bilgiler...


Milli Eğitim Bakanlığı 2011 isteğe bağlı il dışı yer değiştirme işlemleriyle ilgili kılavuzun 25 Mayıs 2011'de yayımlanması bekleniyor. 2011 il dışı atama başvurularının 1-5 Haziran 2011'de alınması öngörülüyor. 2011 isteğe bağlı İl içi atama süreciyle ilgili ön görülen takvim şöyle:


  • 20-30 MAYIS arası il içi tercihler alınacak ve 1-5 HAZİRAN arası sıralar açıklanacak.
  • İl dışı için 25 Mayıs klavuz yayınlanacak ve 1-10 HAZİRAN başvurular alınacak ve 15 HAZİRAN gibi sonuçlar açıklanacak.
  • Daha sonra il dışı tayini çıkanların varsa il içi sıraları iptal edilecek.
  • İL dışılardan sonra (seminer dönemi )15-30 HAZİRAN 1. il içi sıralar çalıştırılacak.
  • Haziran ve Temmuz da emekli olanların yerinede 1-5 AĞUSTOS gibi 2. il içi sıralar çalıştırılacak .
  • 2011 Öğretmenlerin İl dışı Yer Değiştirme Kılavuzu (Kılavuzun 25 Mayıs'ta yayınlanması bekleniyor. Kılavuzu yayımlandığında bağlantı aktif hale gelecektir)
  • 2011 Öğretmenler İl dışı isteğe bağlı yer değiştirme işlemleri sayfası (Başvurular başladığında bağlantı aktif hale gelecektir)
Yer değiştirmeyle ilgili yönetmelik maddeleri

http://mevzuat.meb.gov.tr/html/27573_0.html
İsteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirmelerde duyuru, başvuru ve tercihler

MADDE 25 – (Değişik birinci fıkra:30.7.2010/27657 RG) (1) Öğretmenlerin il içi ve iller arası isteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirmelerine ilişkin duyuru, Personel Genel Müdürlüğünce il içi yer değiştirmeler için en geç ilgili yılın 15 Mayıs, il dışı yer değiştirmeler için en geç 25 Mayıs tarihine kadar Bakanlığın internet sayfasında yapılır. Duyuruda; kimlerin yer değiştirme isteğinde bulunabileceği, başvuru yeri, şekli ve süresi ile yer değiştirmeye ilişkin diğer hususlara yer verilir.

(2) Öğretmenlerin il içi ve iller arası isteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirme başvuruları, duyuru tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde başlatılır. Başvuru süresi beş iş gününden az, on iş gününden fazla olamaz. Ancak teknik sorunlar nedeniyle ya da olağandışı durumlarda başvuru süresi uzatılabilir. Başvurular, Bakanlıkça elektronik ortamda açılacak başvuru sayfasına yapılır ve eğitim kurumu müdürlükleri ile ilçe ve il millî eğitim müdürlüklerince onaylanır.

ÖĞRETMENLERİN İL dışı İSTEĞE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME KILAVUZU, ÖĞRETMENLERİN İL dışı YER DEĞİŞTİRME KILAVUZU, İl dışı Yer Değiştirme Sonuçları, 2011 Yılı Öğretmenlerin İller arası İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Başvuruları, MEB, il dışı yer değiştirme sıraları,il dışı yer değiştirme sonuçları, ilsis il dışı yer değiştirme, il dışı yer değiştirme sonucu, 2011 yılı il dışı yer değiştirme, yer değiştirme isteğinde, 2011 il dışı yer değiştirme kılavuzu il dışı yer değiştirme sonuçları 2011

MÜZİK DERSLERİ ARTIK DAHA KEYİFLİ !

Müzik derslerinde artık sadece mecburi blok düdük üflemek ve bir kaç okul şarkısı söyleyip dersi bitirme dönemi kapanıyor! Vücut ritmi (Body percussion) denilen müzikal çalışmalar, bu anlayışın gelişip değişmesinde inanılmaz bir rol alıyor.
Vücut ritmi "Body percussion" ayrıca eğitim sistemimizde yöntemleride sorgulanmasına neden olmakta, yeni yöntem ve uygulamaların önünüde açmaktadır. Daha önce paylaşmış olduğum "Öğrenme Stilleri" konusunda belirtildiği gibi her öğrencinin algılama ve öğrenme stilleri farklıdır. İşitsel, görsel, kinestezik ve dokunsal algılama özelliklerine sahip, farklı bir çok öğrenciyi tek tip öğrenme biçimine mahkum eden sınıf ortamı eğitiminin sonuçlerı ortadadır. Öğrencinin algılama farklılıklarına anında çözüm getirebilen aktif öğrenim yöntemleri dersliklere yavaş yavaş taşınmak zorundadır. Body percussion yöntemi, bu eksikliğe şu anda müzikal anlamda çözüm getirmesiyle birlikte, diğer derslerinde bu forma geçmesi gerektiğini önümüzdeki yıllarda mecbur bırakacağına eminim.
Bu uygulamanın bir çok öğretmen tarafından uygulanması ve öğrenilmesi sürecinde zorluklar vardır. Öğretmenin kişisel gelişimine zaman ayırarak bu tarz Vücut Ritmi eğitimi veren kurum ve kişilerden yardım alması yada hizmet içi eğitim seminerlerine katılması, MEB tarafından bu çalışmaların Hizmet içi eğitim çalışmalarına eklenmesiyle mümkün olabilir ve şarttır.
Vücut Ritmi çalışmaları psikomotor davranışları kontrollu hale getirmesinin yanı sıra, öğrencinin grupla birlikte hareket edebilme, kendini keşfetme, kişilik gelişimi, öz eleştiri yapabilme gibi derslerin vermesi gereken olguları farketmeden sunmasıylada bir avantaj oluşturmaktadır. Asıl önemlisi öğretmen içinde gerekli olan eğlenceli zaman geçirme, yaptığı dersten keyif alma ve keyif verme gibi çok önemli bir katkısının olmasıdır.


Bu konularda şu anda en aktif çalışan KEKEÇA grubu, Onur EROL, Yusuf Emrah UZUNCA gibi genç ve yetenekli arkadaşların projelerini ülke çapında yayabilecekleri bir eğitmen ordusu oluşturarak paylaşmaları ve büyütmelerini bekliyorum. Tabiki bu arkadaşlarım gerek kitap çalışmaları, gerek eğitim seminerleri ve internet üzerindeki paylaşımlarla ellerinden geleni yaptıkları açıktır. Zor olan bu sürecin sürekliliğini sağlayabilecek Müzik eğitmenlerinin bu emeklerden faydalanmaları, değer vermeleri, uygulamaları, zaman ayırmalarıdır. Öğrenci odaklı bu eğitim yöntemiyle ilgili bir kaç video örneği aşağıdadır.
Değerlendirmeyi size bırakıyorum.
Teşekkürler.
Süleyman EKER



Küçük grup Çalışmalarına Örnek


Bir konser performansı


İşin ustalarından bir show :)


Konservatuar da bir uygulama projesi olarak Body Percussion...

Aşağıdaki linkte yine bir sını ortemı uygulamsı bardak ritmi videosuna ulaşabilirsiniz...
http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150234509389859

MUAMMER SUN - HAYATI VE ESERLERİ

rar şifre: ezi
MUAMMER SUN
Ülkemizin müzik politikasında özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda etkili olan Muammer Sun, besteleriyle kitlelere ulaşmayı öngörmüş, son 40 yılı kapsayan sanatsal serüveni boyunca eğitim müziği, radyo ve televizyonun bu alandaki dolaysız işlevi ve film müzikleri gibi yollarla müziksel amaçlarını yaşama geçirmeye çalışmıştır. 1969 yılında yayınlanan “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları” adlı kitabı, bir “durum değerlendirmesi” boyutlarını aşarak, sergilenen gerçeklik önünde köklü çözümler önerdiği için, geniş yankılar uyandırmış, bestecimizin aydınlar ve eğitimcilerden oluşan yaygın bir tabanla bütünleşmesini getirmiştir.

Muammer Sun, müzik öğrenimine 1946 yılında Askeri Mızıka Okulu’nda başlamıştır. 1953 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’na girerek öğrenimini sürdürmüş, Adnan Saygun’un kompozisyon öğrencisi olmuştur. Bu yıllarda Mithat Fenmen’le piyano, Hasan Ferit Alnar’la orkestra şefliği, Muzaffer Sarısözen’le halk müziği, Ruşen Kam’la geleneksel sanat müziği çalışmış, ayrıca Kemal İlerici’den, Türk müziği armonilemesi alanında yararlanmıştır. 1960 yılında konservatuarın kompozisyon bölümü ileri devresini bitiren Muammer Sun, aynı yıl bu kuruma teori ve armoni öğretmeni olarak atanmıştır. 1967 yılında Kültür Müsteşarlığında müşavir olarak görev almış, TRT’nin ve ODTÜ’nün düzenlediği folklor araştırmalarına katılarak bu yıllarda halk bilim alanında etkin olmuş, ayrıca Gazi Eğitim Müzik Bölümü’nde öğretmenlik yapmıştır. 1969 yılında TRT’nin yönetim kurulu üyeliğine seçilen besteci, bu kurumun merkez müzik dairesinin, sanat ödülleri ve korolar sisteminin geliştirilmesine öncülük etmiş, bir yandan da Milli Eğitim Bakanlığı’nda ilkokul müzik programının yenilenmesi, çocuk ve gençlik koroları yönetmenliğinin hazırlanması çalışmalarında sonuç alıcı gelişmeler sağlanmıştır. Bakanlık desteğiyle, Anadolu’da yaygın biçimde yüzlerce çocuk korosunun kurulmasını getiren yönetmeliğin uygulanması, Sun’un bu dönemdeki başlıca katkıları arasındadır. 1972 yılında resmi görevlerinden ayrılan bestecimiz, bir süre İstanbul’da özel çalışmalar yapmış, 1975 yılında İzmir Devlet Konservatuarı’na geçmiş, 1987 yılında Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon öğretmenliğine getirilmiştir. Halen bu konservatuarda profesör olarak görevini sürdürmektedir. Muammer Sun’un okul müzik eğitimi alanındaki görüşleri, 1960’lı yıllardan başlayarak büyüyen toplumsal ve kültürel sorunlarımızın sergilediği gerçeklere çözüm aramaktan kaynaklanmıştır. Sun’a göre, uygulanagelen müzik eğitimi, özünde aktarmacı ve öykünmeci olduğundan yarar sağlamamakta, çocuklarımıza ve gençlerimize yabancı gelmektedir. Bu anlayış değiştirilmeli, temel gerecini halk müziğinden alan ve evrensel verilerden yararlanan çağdaş bir kavrayışla yaratılacak ulusal bir genel müzik eğitimi yöntemi uygulanmaktadır. Muammer Sun’un bu alanda yürüttüğü savaşım, toplumsal/kültürel değişimin olumsuz işleyişi dolayısıyla gereken verimleri sağlamamış gözükse de, bıraktığı izler bakımından önemlidir. 1960’lı yılların sonlarında Çocuk ve Gençlik Koroları Yönetmeliği çıkarılmış, çok sayıda il ve ilçemizde çocuk ve gençlik koroları kurulmuş, “İlköğretim Okulları Müzik Semineri Yönetmeliği” yürürlüğe girmiş, ilkokul programında yer alan müzik dersleri, bestecinin görüşleri doğrultusunda yeniden hazırlanmıştır. Öte yandan Muammer Sun, bireysel olarak bu gelişimi yazdığı yapıtlarla beslemiş, yüz binlerce çocuğumuza ulaşan şarkılar ve koro parçalarıyla etkinliğini pekiştirmiştir. Uzun yıllar süren bu çabaların katkı olarak değerlendirilmesine ilişkin göstergeler arasında onun aldığı ödüller vardır: TRT’nin orkestra yapıtı yarışmasında “Yurt Renkleri” adlı suitiyle (1960) aldığı ödülü, 1985’te TBMM’nin çocuk şarkısı yarışmasındaki birincilik ödülü, And Vakfı’nın “Gençlik Şarkısı Yarışması”ndaki birincilik ödülü ve ENKA çocuk şarkısı yarışmasındaki ödüller izlemiştir.

Muammer Sun, kültür politikası kapsamındaki katkılarının yanı sıra, çok sayıda orkestra yapıtı bestelemiştir. Orkestra için suitler, solocular, koro ve orkestra için, şan ve orkestra için yapıtlar, oda orkestrası ve oda müziği toplulukları için yaratılar, sahne ve film müzikleri, “konser yapıtları” olarak seslendirilmektedir. Muammer Sun’un yapıtları üzerindeki haklar kendisine aittir. Başlıca yapıtları şunlardır:



KORO VE ORKESTRA ESERLERİ

1) “Milli Egemenlik Destanı”, iki bölüm, 1987; ilk seslendirme: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde Ankara Devlet Opera korosu ve TRT korosu, 1987; şef: Rengin Gökmen.
2) “Kurtuluş”, karma koro ve orkestra için film müziği yada konser müziği, 1993; ilk seslendirme: Leo Swarovsky yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1993; kaset ve CD kaydında şef: Gürer Aykal. Başlıklar: Savaş Müziği, Ağır bölüm, Direniş, Yunan kralcılarının marşı, Yunan dansı, Ağıt, Jenerik müziği, Sevda çiçeği, Yenilgi, Fon müziği, Denizcilerin şarkısı, Yaşa Mustafa Kemal Paşa.

ŞAN & ORKESTRA VE ORKESTRA ESERLERİ

1) “Türküler”, soprano ve orkestra için, 1977; başlıklar: Menevşem, Üç güzel, Uzun kavak, Yüksek tepelere, Bebek, Bir dalda iki elma; ilk seslendirme: İzmir Devlet Senfoni Orkestrası. Şef: Demirhan Altuğ, 1978.

2) “Yurt Renkleri”, orkestra suiti, 1953 – 1965; başlıklar: Uzunhava-kırıkhava, Köçekçemsi dinleti, Ağıt, Yakarı, Horonumsu gezinti-oyun; ilk seslendirme: G. E. Lessing yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1966.

3) “Atlıkarınca”, 1965 – 1967; başlıklar: Çocuklar oynuyor, Düşünen kaplumbağa, Kötü hava, Hüzünlü serçe, Deve ile eşek, Küçük öykü, Yaramaz sincap, Sevinçli kuşlar, Yaban atları, Evli evine; ilk seslendirme: TRT Oda Orkestrası, şef: Hikmet Şimşek, 1968.

4) “Sevgi’nin bedeli”, bale müziği, üç bölüm, 1973 – 1985; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, 1979.

5) “Hıdırellez”, bale ve konser müziği, 1985 – 1990; başlıklar: Bahar Şenliği, Bahar hüznü, Bahar coşkusu. İlk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1990.

SOLO ÇALGI & ORKESTRA VE ODA MÜZİĞİ ESERLERİ

1) “Suit”, keman ve orkestra için 1974. Başlıklar: Türkü, Taksim, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki C. S. O. Solist: Suna Kan, 1974. Bu yapıt 1974 yılında orkestranın Anadolu turnesi programına alınmıştır.

2) “Demet”, yaylılar orkestrası için suit, 1959 – 1960; başlıklar: Giresun kayıkları, Yenicami avlusunda, Yörükler yaylasında, Süpürgesi yoncadan, Halay, Lorke; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Ankara Devlet Konservatuarı Orkestrası, 1961.

3) “Kuartet”, yaylılar için, 1959; ilk seslendirme: Helikon Dördülü (Ulvi Yücelen, Ayhan Erman, Faruk Güvenç, İlhan Usmanbaş), 1959.

4) “Serpintiler”, beş üflemeli çalgı için: (obua, flüt, klarnet, korno, fagot), 1965 – 67. İlk seslendirme: İzmir Devlet Konservatuarı beşlisi, 1967.

5) “Üç Parça”, keman ve piyano için, 1955, başlıklar: Türkü, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Ersan Alper ve Muammer Sun, 1958.

6) “Üç Parça”, viyolonsel ve piyano için, 1957. Başlıklar: Türkü, Şarkı, Horon. İlk seslendirme: Nusret Kayar ve Muammer Sun, 1958.

7) “Bozlak ve türkü”, tenor ve piyano için iki halk şarkısı, 1971, ilk seslendirme: Şinasi Özel ve Alp Ulusoy.

8) “İki Şarkı”, tenor ve piyano için, yada mezzo-soprano ve piyano için 1966; Başlıklar: Seni Sevdim Diye, Çek Şarabı. İlk seslendirme, 1967.

9) “Sevdikçe Yaşadım”, bariton ve piyano için, 1983, ilk seslendirme: Murat Göksu ve Muammer Sun, 1990.

10) “ Söyleşi”, solo keman için, 1980. İlk seslendirme: Gönül Gökdoğan, 1982.

SOLO ŞAN VE KORO İÇİN

ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ

1) “Bozlak ve Türkü”, solo tenor ve karma için, 1961.

2) “Gelenekten Geleceğe”, soprano ve karma koro için, 1989; Kültür Bakanlığının siparişi; ilk seslendirme: Devlet çok sesli korosu, 1989.

3) “Sultan Gelin”, soprano ve karma koro için, 1970; Cahit Atay’ın aynı adlı oyunu üzerine müzik, (aynı zamanda konser parçası olarak da değerlendirilmiştir); Başlıklar: Ne kız oldum, ne gelin, Bebek (nenni), Garip kuşu vurdular, Kara kara kazanlara, Kara bahtım kem talihim, Kekliğim şeker ağlar, İlk seslendirme: Müfide Özgüç ve ADOB korosu, 1970.



KORO İÇİN ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ

1) “Beş Halk Türküsü”, karma koro için düzenlenmiş türküler, 1964. Yapı ve Kredi Bankası siparişi. Başlılar: Sandalcıoğlu, Bir dalda iki elma, Bilcümle vebal bizdedir, Köroğlu yiğitlemesi, Çanakkale türküsü (Adnan Saygun’a adanmıştır), İlk seslendirme: Ankara Devlet Opera korosu ve İstanbul Belediye Korosu, 1964.

2) “Yirmi Halk Türküsü”, çocuk ve gençlik koroları için, 1977. Kemal İlerici’ye adanmıştır. Basım: İzmir Devlet Konservatuarı, 1978.

3) “Altı Parça”, gençlik korosu için, 1954 – 1970; Basım: Ankara Devlet Konservatuarı.

4) “GAP Türküleri”, karma koro için üç halk türküsü, 1990. Kültür Bakanlığının siparişi.

5) “Yunus’a Selam”, karma koro için halk müziği sitilinde üç kompozisyon, 1990. Kültür bakanlığının siparişi.

BAĞIMSIZ KORO ESERLERİ

1) “Sevgi Her Şeydir”, soprano, tenor ve karma koro için.
2) “Müzik Bizimle”, karma koro için, ENKA yarışmasında ödül kazandı.
3) “Annem”, karma koro için.
4) “Şimdi Viyola Çalalım”, karma koro için.
5) “Yoksulun Türküsü”, iki sesli koro için, (Yaşar Kemal’in Yer Demir Gök Bakır romanından uyarlanmış oyun üzerine).
6) “Emek Türküsü”, iki sesli koro için.
7) “Tembelin Şarkısı”, iki sesli koro için.
8) “Parlayan Gözler”, soprano ve karma koro için. (Akbank Ödülü)
9) “Dünyanın yaratılışı”, karma koro için, (ENKA yarışmasında 3.lük ödülü).
10) “Yunus Emre’nin bir şiiri üzerine”, karma koro için, Türkiye Filarmoni Derneği’nin siparişi üzerine.
11) “Kıbrıs Şarkısı”, üç sesli koro ve piyano için.
12) “Sevgili Annem”, iki sesli koro ve piyano için.
13) “Karda Kuşlar”, iki sesli koro ve piyano için.

BANDO VE SAHNE MÜZİĞİ ESERLERİ

1) “Askeri Mızıka Okulu Marşı”, 1953.
2) “Malazgirt Marşı”, 1965.
3) “Muhabere Okulu Marşı”, 1966.
4) “Türk Silahlı Kuvvetleri Marşı”, 1966.
5) “İzmir Şenliği”, 1971.
6) “Biz Atatürk Gençleriyiz”, 1958 – 1989 (koro ve orkestra için düzenlenmesi de vardır).
7) “Elektra”, 1958.
8) “Sultan Gelin”, 1964.
9) “Yaşasın Gökkuşağı”, 1987.
10) “Demek ile Memet”, 1983.
11) “Oynamak İstiyorum”, 1983.
12) “Ben Mimar Sinan”, 1988.

ÇOCUK OYUNLARI İÇİN ESERLERİ

1) “Yeşil Ülke”, 1965.
2) “Ülkü ile Ülker”, 1965.
3) “Prenses Senora”, 1966.
4) “Göl kızı Günsun”, 1966.
5) “Çizmeli Kedi, 1966.
6) “Ayrık Parmak Hastalığı”, 1967.
7) “Sihirli Körük”, 1967.
8) “Masala Övgü”, 1967.
9) “Kendin Seç Dağı”, 1968.
10) “Yedi Köyün Yargıcı”, 1969.

KİTAPLARI
1) “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları”.
2) “Şarkı Demeti”.
3) “Solfej”.
4) “Kır çiçekleri”.
5) “Çok sesli türküler”.
6) “Okullar için 100 halk türküsü”.
7) “50 yılın en güzel okul şarkıları”.
8) “Temel müzik eğitimi”.
9) “Okul öncesi eğitimde oyun”.
10) “Okul öncesi eğitimde müzik”.
11) “Türk kalarak çağdaşlaşmak”.
12) “Temel müzik eğitimi 6. sınıf”.
13) “Türk müziği makam dizeleri”.
14) “Tonal diziler ve kadanslar”.
15) “Yurt Renkleri (4 Cilt)”.

DİĞER ÜLKERELDE ÜNİVERSİTE SINAVLARI ?


Paylaş
Örneğin Hollanda da üniversiteye gitmek için liseyi bitirmiş olmanın yettiğini, yada sadece liseye, orta öğretime gidememiş olanların sınava girmek zorunda olduklarını biliyormuydunuz?
O zaman bakın bakalım diğer ülkeler nasıl bir sınav sistemi uyguluyor.

Yukarıdaki linki inceledeikten sonra aşağıda ki makaleye de bir göz atın. Tavsiye!


SINAV EKONOMİSİ İYİ DURUMDA
 (Kısacası iyi para ediyormuşuz!) 
2010 Yılında ÖSYM, MEB ve İçişleri Bakanlığı'nın yapacağı sınavlara 9.9 milyon kişinin katılacağı belirtilirken, bu sınavlara en az 4.9 milyar TL harcanacağı açıklandı.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) hazırladığı "Hayatımız Sınav" raporunda açıklanan rakamlara göre 2010 yılında ÖSYM'nin yapacağı sınavlara 5 milyona yakın adayın girmesi beklenirken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapacağı sınavlara 4.7 milyon adayın gireceği tahmin ediliyor. İçişleri bakanlığının yapacağı özel güvenlik sınavına ise 200 bin başvuru bekleniyor.
Aday sayısı büyüdükçe Türkiye'nin sınav ekonomiside büyüyor. YGS-LYS (ÖSS), KPSS, SBS, ehliyet, özel güvenlik sınavı gibi sınavlarla oluşan sınav ekonomisini için Türkiye'de dönen paranın 5 milyar TL olduğu hesaplanıyor. YGS-LYS'ye (ÖSS) hazırlanmak için dershaneye 1.5 milyar TL, kayıt dışı dershaneye 45 milyon TL, özel derse 300 milyon TL, kitaplara 200 milyon TL, KPSS için 100 milyon TL, SBS için 1.2 milyar TL, sürücü kursu ve harçlar 640 milyon TL, özel güvenlik için 110 milyon TL olmak üzere toplam 4 milyar 95 milyon TL kaynak ayırırken, en büyük beş sınav için harcanan para yılda 4.9 milyar TL'yi buluyor.

ÖSYM gelirini artırıyor
Türkiye'de kamuya alınacak personelden, üniversitelere gidecek öğrencilerin seçilmesine, tıpta uzmanlık sınavlarının yapılmasından Türk Silahlı Kuvvetleri'ne girişe kadar birçok farklı sınavı merkezi sistemle düzenleyen ÖSYM'nin 2008'de yaptığı 41 sınava, 4 milyon 844 bin 367 aday başvurdu. 2009 yılında KPSS ön lisans ve ortaöğretim sınavı yapılmadığı için 40 sınava başvuran aday sayısı 2.5 milyona düşerken, raporda bu yıl bu sınavın yapılması ile sayının 5 milyona yaklaşacağı belirtiliyor.

Artan aday sayısı ile birlikte ÖSYM'nin de gelir bütçesi artıyor. Her yıl beklenenden daha fazla gelir elde eden ÖSYM'nin gelirinin bu yılda tahminleri aşması bekleniyor. ÖSYM, 2006'da 232 milyon 452 bin 123 TL gelir elde ederken, planlanandan 51 milyon 401 bin TL fazla gelir elde edildi. 2007'de 163 milyon 710 bin TL gelir elde eden ÖSYM, yine beklentilerinin tam 21 milyon 87 bin TL üzerinde bir gelirle yılı kapattı. 2008 yılı başında 145 milyon 581 bin TL gelir hedefli bir bütçe yapan ÖSYM'nin yıl sonunda gelirleri 245 milyon 266 bin TL olarak gerçekleşti. Bu gelirin 197 milyon 889 bin TL'si ise faaliyet gelirlerinden elde edildi.

ÖSYM'nin artan sınav yüküne bağlı olarak sınavlarda hizmet veren görevli sayısı da artıyor. KPSS ön lisans ve ortaöğretim sınavının yapıldığı yıllar olan 2006'da 700 bin 4 kişi sınavlarda görev alırken, ÖSYM'nin yaptığı sınavlarda 2007'de 445 bin 852 kişi, 2008 yılında ise 808 bin 86 kişi görev yaptı.

Sınav ekonomisinin lokomotifi: ÖSS
Sınav endüstrisinin lokomotifi sayılan üniversiteye giriş sınavları ise tam kayıtlı ve kayıt dışı ekonomisi ile başlı başına bir endüstri konumunda duruyor. 2009 yılında ÖSS'ye başvuran 1 milyon 350 bin 124 adaydan 1 milyon 324 bin 197'si sınava girerken, sınava giren adaylardan yüzde 92.89'unun sınavı geçerli sayıldı ve bu öğrenciler tercih yapma hakkı elde etti. Bu endüstrinin önemli bir parçasını oluşturan dersaneler sektörünün büyüklüğü ise yılda 1.5 Milyar TL olarak hesaplanıyor.

İstanbul 657 dershaneyle ilk sırada yer alırken, bunu 496 dershane ile Ankara ve 187 dershane ile İzmir izliyor. Türkiye'de büyük şehirlerde dershaneye giden bir ÖSS öğrencisinin yılda ortalama 2 bin ile 4 bin TL arasında ücret ödüyor. Türkiye'de ÖSS sınavına giren öğrencilerin üçte birinin dershaneye gittiği tahmin ediliyor

Dersanelerin yanında yaygınlaşmaya başlayan Etüt Merkezlerinin sayıları 6 bine yaklaştığı hesaplanırken, bunun 45 milyon TL'lik kayıt dışı üniversite sınavı ekonomisi olduğu belritiliyor. bu rakamların yanına üniversiteye hazırlanan adayların yüzde 1 nin aldığı özel derslerin ve alınan test kitaplarının maliyeti de eklenince bu kayıtdışı ekonomi 200 milyon TL'yi buluyor.

Sınav piyasanın yeni yıldızı KPSS
Sınav piyasasının yeni ayağı olan KPSS ise rakamlar açısından gün geçtikçe üniversiteye giriş sınavlarına yaklaşıyor. Yurt çapında 450'ye yakın dershane KPSS kursu düzenlerken, bunlara toplamda yaklaşık 100 bin adayın 100 mşiyın TL ödediği tahmin ediliyor. Bu sene yapılacak KPSS sınavına 2 milyon 300 bin kişi bekleniyor. Bunların 500 bin'i A sınıfı ve öğretmenlik için yapılan KPSS lisans sınavına gireceği diğerlerinni ön lisans ve ortaöğretim KPSS sınavına gireceği öngörülüyor.

ÖSYM'nin gerçekleştirdiği 40'a yakın sınavda Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Girişi Sınavı (ALES)'e ortalama 175 bin kişi katılırken, Dikey Geçiş Sınavı'na(DGS) da 75 ile 85 bin üniversite öğrencisi giriyor. UDS (Üniversiteler Arası Kurul) Yabancı Dil Sınavı, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, Polis Koleji sınavları da yüksek aday katılımıyla gerçekleştirilen sınavlar arasında yer alıyor.

SBS'ye hazırlık 1,2 Milyon TL
Milli Eğitim Bakanlığı da merkezi katılımlı sınavlar gerçekleştirirken bunların başında 3 milyon ilköğretim öğrencisi ilgilendren SBS geliyor. Değişen sınav sistemi ile üç yıla dağılan SBS'ye 2009 yılında 6. sınıftan 1 milyon 37 bin, 7. sınıftan 1 milyon 53 bin, 8. sınıftan 1 milyon 28 bin öğrenci katıldı. 2010'da da yaklaşık 3 milyon öğrencinin SBS'ye girmesi bekleniyor.öğrencşlerşnşn yüzde 40'nın dersaneye gittiği tahmi edilirken, bu durum 1.2 milyarlık bir bir SBS ekonomisi meydana getiriyor.

1 milyon kişi ehliyet aldı
Motorlu Taşıt Sürücü sınavlarıda büyük ölçekli sınavlar arasında yer alırken 2009 yılında 1 milyona yakın kişini ehliyet aldığı belirtiliyor.
Sürücü kursları bu sınavlar öncesinde önemli bir yer tutarken, Özel Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal'ın verdiği bilgiye göre, Türkiye'de 2009 yılında 600 bin kişi sürücü kurslarına eğitim almak için gitti. Sürücü Kursları, harç ve diğer masraflarla birlikte bu sınavların 640 milyon TL'lik bir ekonomi yarattığı tahmin ediliyor

Hükümetin istihdam umudu özel güvenlik
Hükümetin yeni istihdam alanlarınadan birisi olan Özel Güvenlik sınavları ise İçişlerine bağlı Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılıyor. Türkiye'de izni alınan 604 özel güvenlik şirketi olduğu belirtilirken, Özel Güvenlik Yasasına göre özel güvenlik kimlik belgesi olanların 5 yılda bir kursa gidip, ardından da sınava girerek bu kimlik belgelerini yenilemeleri gerekiyor. 2005 yılında ilk özel güvenlik sınavı yapıldığı için bu yıl ilk kez yenileme sınavı yapılacak. yenileme sınavlarına 100 bin yada 120 bin girmesi beklenirken, ilk kez gireceklerle birlik bu rakam 200 binin üzerine çıkıyor. böylece 110 milyon TL'şil bir ekonomide özel güvenlik sınavları için oluşmuş bulunuyor.

"Sınavlara önemli bir kaynak sarf ediliyor"
İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de sınavlar için önemli bir kaynağın sarf edildiğine dikkat çekti. Arıkan, eğitim sisteminin bunca sorunu varken, YGS ve SBS yarışında bu kadar çok kaynağın sarf edilmesi gerçekten üzücü olduğunu belirirken. her ile üniversite yapılamasının sorunları çözmediğini belirtti. Arıkan, Türkiye'de mesleki ve teknik eğitime, kalifiye eleman yetiştirilmesine daha çok önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

KAYNAK: (soL - Haber Merkezi)
Related Posts with Thumbnails