Mehmet Mestçi - ARTİSAN tarafından düzenlenen ve Türkiye'de şimdiye kadar yapılan en kapsamlı piyano festivallerinden olan “İstanbul 2010 Chopin Piyano Haftaları ” ve “2011 İstanbul Liszt Piyano Haftaları''ndan sonra Mart ayında başlayacak olan ''Opus Amadeus Oda Müziği Festivali'' barok, klasik, romantik ve çağdaş müziğin birbirinden güzel eserlerini seçkin konser salonlarında yine değerli müzikseverlerle buluşturacak.
7-29 Mart 2012 tarihleri arasında düzenlenecek olan 3. Festivalimiz Türkiye’nin ve Avrupa’nın değerli müzisyenlerinin icraları ile zengin bir oda müziği repertuvarına yer veriyor.
Festivalde Corelli, Stravinsky, Bach, Liszt, Kurtag, Mozart, Schubert, Gismonti, Schumann, Brahms, Şostakoviç, Bach - Busoni, Debussy, Haydn, Mimaroğlu, Vivaldi, Rihm, Beethoven ve Rachmaninoff‘ un eserleri yer alacaktır.
Bilet ve festival ayrıntıları için http://www.odamuzigifestivali.com/ sitesine başvurun..
Hayat bir ritimle başlar, O ritme katılan diğer seslerle bir armoni oluşur... Kimi zaman güzel tınlarız bir birimize, kimi zaman disonans! Sonunda! Final çizgisine gelindiğinde hayatın, tekrar işareti ararız ama yoktur genelde... Akortlar tamam mı birbirimize?
SAYFALAR ve PAYLAŞIMLARIM
çağdaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çağdaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Opus Amadeus Oda Müziği Festivali 7-29 Mart 2012
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
amadeus,
Barok,
chopin festivali,
çağdaş,
klasik,
oda müziği,
opus,
piyano,
romantik
MUAMMER SUN - HAYATI VE ESERLERİ
rar şifre: ezi
MUAMMER SUN
Ülkemizin müzik politikasında özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda etkili olan Muammer Sun, besteleriyle kitlelere ulaşmayı öngörmüş, son 40 yılı kapsayan sanatsal serüveni boyunca eğitim müziği, radyo ve televizyonun bu alandaki dolaysız işlevi ve film müzikleri gibi yollarla müziksel amaçlarını yaşama geçirmeye çalışmıştır. 1969 yılında yayınlanan “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları” adlı kitabı, bir “durum değerlendirmesi” boyutlarını aşarak, sergilenen gerçeklik önünde köklü çözümler önerdiği için, geniş yankılar uyandırmış, bestecimizin aydınlar ve eğitimcilerden oluşan yaygın bir tabanla bütünleşmesini getirmiştir.Muammer Sun, müzik öğrenimine 1946 yılında Askeri Mızıka Okulu’nda başlamıştır. 1953 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’na girerek öğrenimini sürdürmüş, Adnan Saygun’un kompozisyon öğrencisi olmuştur. Bu yıllarda Mithat Fenmen’le piyano, Hasan Ferit Alnar’la orkestra şefliği, Muzaffer Sarısözen’le halk müziği, Ruşen Kam’la geleneksel sanat müziği çalışmış, ayrıca Kemal İlerici’den, Türk müziği armonilemesi alanında yararlanmıştır. 1960 yılında konservatuarın kompozisyon bölümü ileri devresini bitiren Muammer Sun, aynı yıl bu kuruma teori ve armoni öğretmeni olarak atanmıştır. 1967 yılında Kültür Müsteşarlığında müşavir olarak görev almış, TRT’nin ve ODTÜ’nün düzenlediği folklor araştırmalarına katılarak bu yıllarda halk bilim alanında etkin olmuş, ayrıca Gazi Eğitim Müzik Bölümü’nde öğretmenlik yapmıştır. 1969 yılında TRT’nin yönetim kurulu üyeliğine seçilen besteci, bu kurumun merkez müzik dairesinin, sanat ödülleri ve korolar sisteminin geliştirilmesine öncülük etmiş, bir yandan da Milli Eğitim Bakanlığı’nda ilkokul müzik programının yenilenmesi, çocuk ve gençlik koroları yönetmenliğinin hazırlanması çalışmalarında sonuç alıcı gelişmeler sağlanmıştır. Bakanlık desteğiyle, Anadolu’da yaygın biçimde yüzlerce çocuk korosunun kurulmasını getiren yönetmeliğin uygulanması, Sun’un bu dönemdeki başlıca katkıları arasındadır. 1972 yılında resmi görevlerinden ayrılan bestecimiz, bir süre İstanbul’da özel çalışmalar yapmış, 1975 yılında İzmir Devlet Konservatuarı’na geçmiş, 1987 yılında Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon öğretmenliğine getirilmiştir. Halen bu konservatuarda profesör olarak görevini sürdürmektedir. Muammer Sun’un okul müzik eğitimi alanındaki görüşleri, 1960’lı yıllardan başlayarak büyüyen toplumsal ve kültürel sorunlarımızın sergilediği gerçeklere çözüm aramaktan kaynaklanmıştır. Sun’a göre, uygulanagelen müzik eğitimi, özünde aktarmacı ve öykünmeci olduğundan yarar sağlamamakta, çocuklarımıza ve gençlerimize yabancı gelmektedir. Bu anlayış değiştirilmeli, temel gerecini halk müziğinden alan ve evrensel verilerden yararlanan çağdaş bir kavrayışla yaratılacak ulusal bir genel müzik eğitimi yöntemi uygulanmaktadır. Muammer Sun’un bu alanda yürüttüğü savaşım, toplumsal/kültürel değişimin olumsuz işleyişi dolayısıyla gereken verimleri sağlamamış gözükse de, bıraktığı izler bakımından önemlidir. 1960’lı yılların sonlarında Çocuk ve Gençlik Koroları Yönetmeliği çıkarılmış, çok sayıda il ve ilçemizde çocuk ve gençlik koroları kurulmuş, “İlköğretim Okulları Müzik Semineri Yönetmeliği” yürürlüğe girmiş, ilkokul programında yer alan müzik dersleri, bestecinin görüşleri doğrultusunda yeniden hazırlanmıştır. Öte yandan Muammer Sun, bireysel olarak bu gelişimi yazdığı yapıtlarla beslemiş, yüz binlerce çocuğumuza ulaşan şarkılar ve koro parçalarıyla etkinliğini pekiştirmiştir. Uzun yıllar süren bu çabaların katkı olarak değerlendirilmesine ilişkin göstergeler arasında onun aldığı ödüller vardır: TRT’nin orkestra yapıtı yarışmasında “Yurt Renkleri” adlı suitiyle (1960) aldığı ödülü, 1985’te TBMM’nin çocuk şarkısı yarışmasındaki birincilik ödülü, And Vakfı’nın “Gençlik Şarkısı Yarışması”ndaki birincilik ödülü ve ENKA çocuk şarkısı yarışmasındaki ödüller izlemiştir.
Muammer Sun, kültür politikası kapsamındaki katkılarının yanı sıra, çok sayıda orkestra yapıtı bestelemiştir. Orkestra için suitler, solocular, koro ve orkestra için, şan ve orkestra için yapıtlar, oda orkestrası ve oda müziği toplulukları için yaratılar, sahne ve film müzikleri, “konser yapıtları” olarak seslendirilmektedir. Muammer Sun’un yapıtları üzerindeki haklar kendisine aittir. Başlıca yapıtları şunlardır:
KORO VE ORKESTRA ESERLERİ
1) “Milli Egemenlik Destanı”, iki bölüm, 1987; ilk seslendirme: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde Ankara Devlet Opera korosu ve TRT korosu, 1987; şef: Rengin Gökmen.
2) “Kurtuluş”, karma koro ve orkestra için film müziği yada konser müziği, 1993; ilk seslendirme: Leo Swarovsky yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1993; kaset ve CD kaydında şef: Gürer Aykal. Başlıklar: Savaş Müziği, Ağır bölüm, Direniş, Yunan kralcılarının marşı, Yunan dansı, Ağıt, Jenerik müziği, Sevda çiçeği, Yenilgi, Fon müziği, Denizcilerin şarkısı, Yaşa Mustafa Kemal Paşa.
ŞAN & ORKESTRA VE ORKESTRA ESERLERİ
1) “Türküler”, soprano ve orkestra için, 1977; başlıklar: Menevşem, Üç güzel, Uzun kavak, Yüksek tepelere, Bebek, Bir dalda iki elma; ilk seslendirme: İzmir Devlet Senfoni Orkestrası. Şef: Demirhan Altuğ, 1978.
2) “Yurt Renkleri”, orkestra suiti, 1953 – 1965; başlıklar: Uzunhava-kırıkhava, Köçekçemsi dinleti, Ağıt, Yakarı, Horonumsu gezinti-oyun; ilk seslendirme: G. E. Lessing yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1966.
3) “Atlıkarınca”, 1965 – 1967; başlıklar: Çocuklar oynuyor, Düşünen kaplumbağa, Kötü hava, Hüzünlü serçe, Deve ile eşek, Küçük öykü, Yaramaz sincap, Sevinçli kuşlar, Yaban atları, Evli evine; ilk seslendirme: TRT Oda Orkestrası, şef: Hikmet Şimşek, 1968.
4) “Sevgi’nin bedeli”, bale müziği, üç bölüm, 1973 – 1985; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, 1979.
5) “Hıdırellez”, bale ve konser müziği, 1985 – 1990; başlıklar: Bahar Şenliği, Bahar hüznü, Bahar coşkusu. İlk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1990.
SOLO ÇALGI & ORKESTRA VE ODA MÜZİĞİ ESERLERİ
1) “Suit”, keman ve orkestra için 1974. Başlıklar: Türkü, Taksim, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki C. S. O. Solist: Suna Kan, 1974. Bu yapıt 1974 yılında orkestranın Anadolu turnesi programına alınmıştır.
2) “Demet”, yaylılar orkestrası için suit, 1959 – 1960; başlıklar: Giresun kayıkları, Yenicami avlusunda, Yörükler yaylasında, Süpürgesi yoncadan, Halay, Lorke; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Ankara Devlet Konservatuarı Orkestrası, 1961.
3) “Kuartet”, yaylılar için, 1959; ilk seslendirme: Helikon Dördülü (Ulvi Yücelen, Ayhan Erman, Faruk Güvenç, İlhan Usmanbaş), 1959.
4) “Serpintiler”, beş üflemeli çalgı için: (obua, flüt, klarnet, korno, fagot), 1965 – 67. İlk seslendirme: İzmir Devlet Konservatuarı beşlisi, 1967.
5) “Üç Parça”, keman ve piyano için, 1955, başlıklar: Türkü, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Ersan Alper ve Muammer Sun, 1958.
6) “Üç Parça”, viyolonsel ve piyano için, 1957. Başlıklar: Türkü, Şarkı, Horon. İlk seslendirme: Nusret Kayar ve Muammer Sun, 1958.
7) “Bozlak ve türkü”, tenor ve piyano için iki halk şarkısı, 1971, ilk seslendirme: Şinasi Özel ve Alp Ulusoy.
8) “İki Şarkı”, tenor ve piyano için, yada mezzo-soprano ve piyano için 1966; Başlıklar: Seni Sevdim Diye, Çek Şarabı. İlk seslendirme, 1967.
9) “Sevdikçe Yaşadım”, bariton ve piyano için, 1983, ilk seslendirme: Murat Göksu ve Muammer Sun, 1990.
10) “ Söyleşi”, solo keman için, 1980. İlk seslendirme: Gönül Gökdoğan, 1982.
SOLO ŞAN VE KORO İÇİN
ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ
1) “Bozlak ve Türkü”, solo tenor ve karma için, 1961.
2) “Gelenekten Geleceğe”, soprano ve karma koro için, 1989; Kültür Bakanlığının siparişi; ilk seslendirme: Devlet çok sesli korosu, 1989.
3) “Sultan Gelin”, soprano ve karma koro için, 1970; Cahit Atay’ın aynı adlı oyunu üzerine müzik, (aynı zamanda konser parçası olarak da değerlendirilmiştir); Başlıklar: Ne kız oldum, ne gelin, Bebek (nenni), Garip kuşu vurdular, Kara kara kazanlara, Kara bahtım kem talihim, Kekliğim şeker ağlar, İlk seslendirme: Müfide Özgüç ve ADOB korosu, 1970.
KORO İÇİN ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ
1) “Beş Halk Türküsü”, karma koro için düzenlenmiş türküler, 1964. Yapı ve Kredi Bankası siparişi. Başlılar: Sandalcıoğlu, Bir dalda iki elma, Bilcümle vebal bizdedir, Köroğlu yiğitlemesi, Çanakkale türküsü (Adnan Saygun’a adanmıştır), İlk seslendirme: Ankara Devlet Opera korosu ve İstanbul Belediye Korosu, 1964.
2) “Yirmi Halk Türküsü”, çocuk ve gençlik koroları için, 1977. Kemal İlerici’ye adanmıştır. Basım: İzmir Devlet Konservatuarı, 1978.
3) “Altı Parça”, gençlik korosu için, 1954 – 1970; Basım: Ankara Devlet Konservatuarı.
4) “GAP Türküleri”, karma koro için üç halk türküsü, 1990. Kültür Bakanlığının siparişi.
5) “Yunus’a Selam”, karma koro için halk müziği sitilinde üç kompozisyon, 1990. Kültür bakanlığının siparişi.
BAĞIMSIZ KORO ESERLERİ
1) “Sevgi Her Şeydir”, soprano, tenor ve karma koro için.
2) “Müzik Bizimle”, karma koro için, ENKA yarışmasında ödül kazandı.
3) “Annem”, karma koro için.
4) “Şimdi Viyola Çalalım”, karma koro için.
5) “Yoksulun Türküsü”, iki sesli koro için, (Yaşar Kemal’in Yer Demir Gök Bakır romanından uyarlanmış oyun üzerine).
6) “Emek Türküsü”, iki sesli koro için.
7) “Tembelin Şarkısı”, iki sesli koro için.
8) “Parlayan Gözler”, soprano ve karma koro için. (Akbank Ödülü)
9) “Dünyanın yaratılışı”, karma koro için, (ENKA yarışmasında 3.lük ödülü).
10) “Yunus Emre’nin bir şiiri üzerine”, karma koro için, Türkiye Filarmoni Derneği’nin siparişi üzerine.
11) “Kıbrıs Şarkısı”, üç sesli koro ve piyano için.
12) “Sevgili Annem”, iki sesli koro ve piyano için.
13) “Karda Kuşlar”, iki sesli koro ve piyano için.
BANDO VE SAHNE MÜZİĞİ ESERLERİ
1) “Askeri Mızıka Okulu Marşı”, 1953.
2) “Malazgirt Marşı”, 1965.
3) “Muhabere Okulu Marşı”, 1966.
4) “Türk Silahlı Kuvvetleri Marşı”, 1966.
5) “İzmir Şenliği”, 1971.
6) “Biz Atatürk Gençleriyiz”, 1958 – 1989 (koro ve orkestra için düzenlenmesi de vardır).
7) “Elektra”, 1958.
8) “Sultan Gelin”, 1964.
9) “Yaşasın Gökkuşağı”, 1987.
10) “Demek ile Memet”, 1983.
11) “Oynamak İstiyorum”, 1983.
12) “Ben Mimar Sinan”, 1988.
ÇOCUK OYUNLARI İÇİN ESERLERİ
1) “Yeşil Ülke”, 1965.
2) “Ülkü ile Ülker”, 1965.
3) “Prenses Senora”, 1966.
4) “Göl kızı Günsun”, 1966.
5) “Çizmeli Kedi, 1966.
6) “Ayrık Parmak Hastalığı”, 1967.
7) “Sihirli Körük”, 1967.
8) “Masala Övgü”, 1967.
9) “Kendin Seç Dağı”, 1968.
10) “Yedi Köyün Yargıcı”, 1969.
KİTAPLARI
1) “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları”.
2) “Şarkı Demeti”.
3) “Solfej”.
4) “Kır çiçekleri”.
5) “Çok sesli türküler”.
6) “Okullar için 100 halk türküsü”.
7) “50 yılın en güzel okul şarkıları”.
8) “Temel müzik eğitimi”.
9) “Okul öncesi eğitimde oyun”.
10) “Okul öncesi eğitimde müzik”.
11) “Türk kalarak çağdaşlaşmak”.
12) “Temel müzik eğitimi 6. sınıf”.
13) “Türk müziği makam dizeleri”.
14) “Tonal diziler ve kadanslar”.
15) “Yurt Renkleri (4 Cilt)”.
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
çağdaş,
çağdaş dönem,
eserleri,
konservatuara hazırlık,
kurtuluş ve cumhuriyet,
MEB,
Muammer SUN,
müzik araştırmaları,
müzik eğitimi
TÜBİTAK'tan Matematik Köyüne Veto
Ali Nesin, bugün Türkiye'deki akademisyenler arasında en fedakar ve en saygın isimlerden biri. Yıllardır matematiği sevdirmek için yayınlar yapıyor, dergiler çıkartıyor, kitaplar yazıyor. Bunların dışında bir de Matematik Köyü var Ali Nesin’in kurduğu.
Her yıl yaz aylarında yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi, burada matematik öğreniyor, matematik düşünüyor, matematik çalışıyor. Hani şu yıllardır kime rastlasak "borçlu geçtim", "hep kopya çekerek geçtim" diyerek anlattığı matematik dersini severek, eğlenerek görüyor öğrenciler.
Bu Matematik Köyünde hem Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinden hem de Amerika'dan, Avusturya'dan, İngiltere'den, Polonya'dan, İsrail'den bilim adamları hiçbir ücret almadan, yol paralarını dahi kendileri ödeyerek geliyorlar. Ali Nesin'in heyecanı onları da sarmış. Zaten biraz düşününce heyecanlanmamak da elde değil. Bu ülkede gençler dünyanın belki de en kötü ders kitapları ve en kötü müfredatı yüzünden yıllardır matematikten soğutulurken, matematik sadece üniversite sınavında bir kaç puan daha fazla almaya yarayan bir şey haline gelmişken Ali Nesin ve arkadaşları kalkıyor, canla başla çalışıp bir matematik köyü kuruyor, liseli gençleri koca koca profesörlerle buluşturuyor.
Eh, herkes heyecanlanacak diye bir şey de yok elbette. Ali Nesin Hoca, bir hata yapmış, nereden aklına geldiyse herhalde "Yahu bizim bu Matematik Köyümüze ders vermeye Amerika’dan, İngiltere’den insanlar para almadan geliyorlar, burada ders verip destek oluyorlar da, kendi ülkemin bilimle ilgilenen kurumları neden destek olmasın ki?” diye düşünmüş olacak ki, kalkmış bu projesine destek olması için, hani olur a bir kaç yoksul ve dar gelirli ailenin çocuğu daha gelir katılır aralarına falan diye TÜBİTAK’a başvurmuş.
Lakin, bilim kurumumuz olarak; holdinglere bedavadan ürün geliştirmeleri için destek veren, şirketlerle, odalar birliğiyle yani kısacası sermayeyle kolkola gezen TÜBİTAK bu Matematik Köyü işinden hiç mi hiç hoşlanmamış; Ali Nesin’in sunduğu yedi projenin yedisini de reddetmiş. Ama Ali Nesin, TÜBİTAK reddetti diye bu işleri bırakacak adam değil ya; ısrarla sürdürüyor matematik köyü projesini. TÜBİTAK’tan başka herkesin de desteğini bekliyor.
Nesin Vakfı bünyesindeki Matematik Köyüne bağışta bulunmak için aşağıdaki hesap numarasını kullanabilirsiniz. Bağışçıların isimleri http://www.matematikkoyu.org
adresinde de yayınlanıyor. Aceleci arkadaşlar https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php adresinden, kredi kartıyla da bağış yapabilir.
Nesin Vakfı
İş Bankası, Parmakkapı Şubesi
Şube kodu: 1042
Hesap numarası: 0687054
IBAN:TR170006400000110420687054
İşte Ali Nesin’in konuyla ilgili web sitesinde yazdığı açık mektup:
28 Mayıs 2010
Sevgili Dostlar,
TÜBİTAK, Matematik Köyü’nde gerçekleşecek lise ve üniversitelilere yönelik 7 yazokulu projesinin 7’sini de, yani tüm yazokulumuzu reddetti...
Dünyanın dört bir yanından ve Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden akademisyenler, beş kuruş para almadan, üstelik yol paralarını da ceplerinden ödeyerek, araştırmalarından, tatillerinden ve ailelerinden fedakârlık yaparak gençlere ders vermek isteyecekler ve TÜBİTAK bunu reddedecek!
Hadlerine değildir! Öpüp başlarına koymaları gerekir. Eşi benzeri olmayan kalitede bir projedir çünkü. Eğer bu işten biraz olsun anlıyorsam bu böyledir. Uygar dünyanın her yerinde her makul kurum böyle bir projeyi destekler. Aksi, çapsızlığın, düşmanlığın, cehaletin göstergesidir.
Yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi bu yaz Köyümüze, daha doğrusu kendi köylerine akın akın matematik öğrenmeye ve yapmaya gelecekler. Bu yaz da her yaz olduğu gibi üç ay boyunca Matematik Köyü cıvıl cıvıl olacak. TÜBİTAK’ın olmasa da halkımızın, sizlerin desteğiyle...
50 dolayinda akademisyen liselilere 30, universitelilere 45 ders verecek. Bir öğrencinin bir günlük maliyeti – Köy’ün yıllık gideri göz önüne alındığında – her şey dahil, 50 TL dolayında.
Ülkemizde bilimi desteklemekle yükümlü TÜBİTAK’a beğendiremediğimiz projemizi
desteklemenizi gençler adına rica ediyoruz. TÜBİTAK’ın desteklemeye değer görmediği projelerimizi
http://matematikkoyu.org/lise2010 (lise)
http://matematikkoyu.org/tmd2010 (üniversite)
web sayfalarında bulabilirsiniz.
Desteginizi Nesin Vakfı’nin şu özel hesabına yatırabilirsiniz:
Nesin Vakfı,
İş Bankası,
Parmakkapı Şubesi,
Şube kodu: 1042,
Hesap no: 0687054
IBAN TR170006400000110420687054
Kredi kartıyla bağıs icin: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php
Destekçilerimizin adını ve etkinliğimizin bir raporunu internet sitelerimizde yayımlayacağız.
Gençler, matematik ve bilim adına çok teşekkür ederiz.
Ali Nesin
www.matematikkoyu.org, www.nesinvakfi.org
Her yıl yaz aylarında yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi, burada matematik öğreniyor, matematik düşünüyor, matematik çalışıyor. Hani şu yıllardır kime rastlasak "borçlu geçtim", "hep kopya çekerek geçtim" diyerek anlattığı matematik dersini severek, eğlenerek görüyor öğrenciler.
Bu Matematik Köyünde hem Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinden hem de Amerika'dan, Avusturya'dan, İngiltere'den, Polonya'dan, İsrail'den bilim adamları hiçbir ücret almadan, yol paralarını dahi kendileri ödeyerek geliyorlar. Ali Nesin'in heyecanı onları da sarmış. Zaten biraz düşününce heyecanlanmamak da elde değil. Bu ülkede gençler dünyanın belki de en kötü ders kitapları ve en kötü müfredatı yüzünden yıllardır matematikten soğutulurken, matematik sadece üniversite sınavında bir kaç puan daha fazla almaya yarayan bir şey haline gelmişken Ali Nesin ve arkadaşları kalkıyor, canla başla çalışıp bir matematik köyü kuruyor, liseli gençleri koca koca profesörlerle buluşturuyor.
Eh, herkes heyecanlanacak diye bir şey de yok elbette. Ali Nesin Hoca, bir hata yapmış, nereden aklına geldiyse herhalde "Yahu bizim bu Matematik Köyümüze ders vermeye Amerika’dan, İngiltere’den insanlar para almadan geliyorlar, burada ders verip destek oluyorlar da, kendi ülkemin bilimle ilgilenen kurumları neden destek olmasın ki?” diye düşünmüş olacak ki, kalkmış bu projesine destek olması için, hani olur a bir kaç yoksul ve dar gelirli ailenin çocuğu daha gelir katılır aralarına falan diye TÜBİTAK’a başvurmuş.
Lakin, bilim kurumumuz olarak; holdinglere bedavadan ürün geliştirmeleri için destek veren, şirketlerle, odalar birliğiyle yani kısacası sermayeyle kolkola gezen TÜBİTAK bu Matematik Köyü işinden hiç mi hiç hoşlanmamış; Ali Nesin’in sunduğu yedi projenin yedisini de reddetmiş. Ama Ali Nesin, TÜBİTAK reddetti diye bu işleri bırakacak adam değil ya; ısrarla sürdürüyor matematik köyü projesini. TÜBİTAK’tan başka herkesin de desteğini bekliyor.
Nesin Vakfı bünyesindeki Matematik Köyüne bağışta bulunmak için aşağıdaki hesap numarasını kullanabilirsiniz. Bağışçıların isimleri http://www.matematikkoyu.org
adresinde de yayınlanıyor. Aceleci arkadaşlar https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php adresinden, kredi kartıyla da bağış yapabilir.
Nesin Vakfı
İş Bankası, Parmakkapı Şubesi
Şube kodu: 1042
Hesap numarası: 0687054
IBAN:TR170006400000110420687054
İşte Ali Nesin’in konuyla ilgili web sitesinde yazdığı açık mektup:
28 Mayıs 2010
Sevgili Dostlar,
TÜBİTAK, Matematik Köyü’nde gerçekleşecek lise ve üniversitelilere yönelik 7 yazokulu projesinin 7’sini de, yani tüm yazokulumuzu reddetti...
Dünyanın dört bir yanından ve Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden akademisyenler, beş kuruş para almadan, üstelik yol paralarını da ceplerinden ödeyerek, araştırmalarından, tatillerinden ve ailelerinden fedakârlık yaparak gençlere ders vermek isteyecekler ve TÜBİTAK bunu reddedecek!
Hadlerine değildir! Öpüp başlarına koymaları gerekir. Eşi benzeri olmayan kalitede bir projedir çünkü. Eğer bu işten biraz olsun anlıyorsam bu böyledir. Uygar dünyanın her yerinde her makul kurum böyle bir projeyi destekler. Aksi, çapsızlığın, düşmanlığın, cehaletin göstergesidir.
Yüzlerce lise ve üniversite öğrencisi bu yaz Köyümüze, daha doğrusu kendi köylerine akın akın matematik öğrenmeye ve yapmaya gelecekler. Bu yaz da her yaz olduğu gibi üç ay boyunca Matematik Köyü cıvıl cıvıl olacak. TÜBİTAK’ın olmasa da halkımızın, sizlerin desteğiyle...
50 dolayinda akademisyen liselilere 30, universitelilere 45 ders verecek. Bir öğrencinin bir günlük maliyeti – Köy’ün yıllık gideri göz önüne alındığında – her şey dahil, 50 TL dolayında.
Ülkemizde bilimi desteklemekle yükümlü TÜBİTAK’a beğendiremediğimiz projemizi
desteklemenizi gençler adına rica ediyoruz. TÜBİTAK’ın desteklemeye değer görmediği projelerimizi
http://matematikkoyu.org/lise2010 (lise)
http://matematikkoyu.org/tmd2010 (üniversite)
web sayfalarında bulabilirsiniz.
Desteginizi Nesin Vakfı’nin şu özel hesabına yatırabilirsiniz:
Nesin Vakfı,
İş Bankası,
Parmakkapı Şubesi,
Şube kodu: 1042,
Hesap no: 0687054
IBAN TR170006400000110420687054
Kredi kartıyla bağıs icin: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php
Destekçilerimizin adını ve etkinliğimizin bir raporunu internet sitelerimizde yayımlayacağız.
Gençler, matematik ve bilim adına çok teşekkür ederiz.
Ali Nesin
www.matematikkoyu.org, www.nesinvakfi.org
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
ali nesin,
aziz nesin,
çağdaş,
Education,
Education in Turkey.,
Eğitim,
eğitim projeleri,
matematik köyü,
nesin vakfı
KLASİK BATI MÜZİĞİNDE DÖNEMLER
Paylaş
Derslerimiz için gerekli kısa bir özettir.
1.RÖNESANS
2.BAROK DÖNEM
3.KLASİK DÖNEM
4.ROMANTİK DÖNEM
5.ÇAĞDAŞ DÖNEM
1.RÖNESANS (1450-1600)
En belirgin özellikleri ve olayları:
- Hümanizm’in (insancıl duygu ve düşünceler) düşünce akımı olarak kendini göstermesi
- Din dışı müziğin yeniden gündeme gelmesi
- A capella korolar önem kazandı.
- Çoksesliliğin gelişmesi
- Çalgılar ve çalgı topluluğu için yazılan müziklerin yaygınlaşması
- Matbaanın icadı ile nota basılması ve böylece müziğin daha geniş kitlelere yayılması
- Haçlı seferleri de farklı kültürlerin birbirini etkilemesinde ve yayılmasında etkili olmuştur.
Müzikte doğalı yansıtan akıcı, dans adımları taşıyan bir stil gelişir. Dans müziği,danslara eşlik eden çalgılar,dansın coşkusunu duyuran güçlü ritim ve dinsel yapıtlarda olduğu kadar din dışı yapıtlarda da zenginleşen armonik yapı,Rönesans’ın başlıca özelliklerdir.
Rönesans Bestecilerinden Bazıları:
- Alonso Mudra - Alonso le Roy
- Luis de Narvaez - Louis Milan
2.BAROK DÖNEM (1600-1750)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-Abartılı süslemeler, müzikte olduğu kadar resimde, heykelde ve mimaride de kendini gösterir. Görkemlilik ve süsleme kullanımı, sanatın Tanrı’ya ulaşmak için bir araç olmasından kaynaklanmaktadır.
-Prelüd ve füg gibi türlerin sık kullanılması
-Modların yerini majör ve minör tonalite kullanımı almıştır.
-Sürekli bas(basso continuo) kullanımı. Çoğu eserde hiç kesilmeden devam eden bir bas ezgisi olmasına sürekli bas denir.
-Orkestranın gelişmeye başlaması. Çeşitli bestecilerin aynı çalgıları kullanmaya başlaması
-Klavyenin yoğun kullanımı.
-Kontrpuan tekniğinin yoğun kullanımı. Kontrpuanın kelime anlamı noktaya karşı noktadır. Müzikte ise ezgiye karşı ezgi anlamına gelir.
-Barok’un 18.yy içinde uğradığı değişim Rokoko(Rococo) adıyla tanımlanır.
Barok Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Johann Sebastian Bach -Clodio Monteverdi
-Antonio Vivaldi -Arcangelo Corelli
-George Friedrich Haendel -Gaspar Sanz
-George Philipp Telemann -Domenico Scarlatti
3.KLASİK DÖNEM (1750-1827)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-Bireysel özgürlük için kiliseye karşı başkaldırı
-Fransız ihtilali
-Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
-Sanayi devrimi
-İlk kez halka açık konserler verilmeye başlandı. Artık konser salonları, sadece saraylar ve soyluların evleri olmamaya başladı.
-Müzikte sadelik, açık anlatım ve kolay anlaşılır müzik düşüncesi benimsendi.
Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Christoph Willibald Gluck -Joseph Haydn
-Wolfgang Amedeus Mozart -Ludwig van Beethoven
-Mauro Guiliani -Fernando Sor
-Ferdinando Carulli -Johann Stamitz
4.ROMANTİK DÖNEM (1827-1910)
En önemli özellikleri ve olayları:
-Aslında varolmayan bir şeye duyulan özlem ve bunun sanata yansıması
-Sanatçıların daha özgür bırakılması sonucu farklı biçimlerin ortaya çıkması.
-Duyguların ön plana çıkması.
-Renk ve tını alanındaki araştırmaların artması
Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Franz Schubert -Robert Schumann
-Hector Berlioz -Frederic Chopin
-Francesco Terraga -Piyotr Ilyiç Çaykovski
-Nicola Paganini -Richard Wagner
5.ÇAĞDAŞ DÖNEM (1910- …)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-1. ve 2. Dünya Savaşları
-Teknolojik ilerlemeler
-Bilim ve iletişim alanındaki ilerlemeler
-Çok sık değişen akımlara rastlanır.
-Atonalite (ton dışı sesler) kullanımı
Dönemin Bestecilerinden Bazıları:
-Claude Debussy -Maurice Ravel
-Igor Stravinsky -Arnold Schönberg
Derslerimiz için gerekli kısa bir özettir.
1.RÖNESANS
2.BAROK DÖNEM
3.KLASİK DÖNEM
4.ROMANTİK DÖNEM
5.ÇAĞDAŞ DÖNEM
1.RÖNESANS (1450-1600)
En belirgin özellikleri ve olayları:
- Hümanizm’in (insancıl duygu ve düşünceler) düşünce akımı olarak kendini göstermesi
- Din dışı müziğin yeniden gündeme gelmesi
- A capella korolar önem kazandı.
- Çoksesliliğin gelişmesi
- Çalgılar ve çalgı topluluğu için yazılan müziklerin yaygınlaşması
- Matbaanın icadı ile nota basılması ve böylece müziğin daha geniş kitlelere yayılması
- Haçlı seferleri de farklı kültürlerin birbirini etkilemesinde ve yayılmasında etkili olmuştur.
Müzikte doğalı yansıtan akıcı, dans adımları taşıyan bir stil gelişir. Dans müziği,danslara eşlik eden çalgılar,dansın coşkusunu duyuran güçlü ritim ve dinsel yapıtlarda olduğu kadar din dışı yapıtlarda da zenginleşen armonik yapı,Rönesans’ın başlıca özelliklerdir.
Rönesans Bestecilerinden Bazıları:
- Alonso Mudra - Alonso le Roy
- Luis de Narvaez - Louis Milan
2.BAROK DÖNEM (1600-1750)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-Abartılı süslemeler, müzikte olduğu kadar resimde, heykelde ve mimaride de kendini gösterir. Görkemlilik ve süsleme kullanımı, sanatın Tanrı’ya ulaşmak için bir araç olmasından kaynaklanmaktadır.
-Prelüd ve füg gibi türlerin sık kullanılması
-Modların yerini majör ve minör tonalite kullanımı almıştır.
-Sürekli bas(basso continuo) kullanımı. Çoğu eserde hiç kesilmeden devam eden bir bas ezgisi olmasına sürekli bas denir.
-Orkestranın gelişmeye başlaması. Çeşitli bestecilerin aynı çalgıları kullanmaya başlaması
-Klavyenin yoğun kullanımı.
-Kontrpuan tekniğinin yoğun kullanımı. Kontrpuanın kelime anlamı noktaya karşı noktadır. Müzikte ise ezgiye karşı ezgi anlamına gelir.
-Barok’un 18.yy içinde uğradığı değişim Rokoko(Rococo) adıyla tanımlanır.
Barok Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Johann Sebastian Bach -Clodio Monteverdi
-Antonio Vivaldi -Arcangelo Corelli
-George Friedrich Haendel -Gaspar Sanz
-George Philipp Telemann -Domenico Scarlatti
3.KLASİK DÖNEM (1750-1827)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-Bireysel özgürlük için kiliseye karşı başkaldırı
-Fransız ihtilali
-Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
-Sanayi devrimi
-İlk kez halka açık konserler verilmeye başlandı. Artık konser salonları, sadece saraylar ve soyluların evleri olmamaya başladı.
-Müzikte sadelik, açık anlatım ve kolay anlaşılır müzik düşüncesi benimsendi.
Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Christoph Willibald Gluck -Joseph Haydn
-Wolfgang Amedeus Mozart -Ludwig van Beethoven
-Mauro Guiliani -Fernando Sor
-Ferdinando Carulli -Johann Stamitz
4.ROMANTİK DÖNEM (1827-1910)
En önemli özellikleri ve olayları:
-Aslında varolmayan bir şeye duyulan özlem ve bunun sanata yansıması
-Sanatçıların daha özgür bırakılması sonucu farklı biçimlerin ortaya çıkması.
-Duyguların ön plana çıkması.
-Renk ve tını alanındaki araştırmaların artması
Dönem Bestecilerinden Bazıları:
-Franz Schubert -Robert Schumann
-Hector Berlioz -Frederic Chopin
-Francesco Terraga -Piyotr Ilyiç Çaykovski
-Nicola Paganini -Richard Wagner
5.ÇAĞDAŞ DÖNEM (1910- …)
En belirgin özellikleri ve olayları:
-1. ve 2. Dünya Savaşları
-Teknolojik ilerlemeler
-Bilim ve iletişim alanındaki ilerlemeler
-Çok sık değişen akımlara rastlanır.
-Atonalite (ton dışı sesler) kullanımı
Dönemin Bestecilerinden Bazıları:
-Claude Debussy -Maurice Ravel
-Igor Stravinsky -Arnold Schönberg
Etiketler:gitar,gitar dersi,akor,gamlar
Barok,
Barok Dönem,
BATI MÜZİĞİNDE DÖNEMLER,
çağdaş,
çağdaş dönem,
klasik,
klasik dönem,
rococco,
rokoko,
romantik,
romantik dönem,
rönesans,
Wolfgang Amedeus Mozart
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ARŞİV
GUITAR GURU-GUİTAR PRO.6-İNTERNET VE YAŞAM BOYU MÜZİK EĞİTİMİ-PACO CEPERE-KLASİK BATI MÜZİĞİNDE DÖNEMLER-ERKAN OĞUR-DİĞER ÜLKERELDE ÜNİVERSİTE SINAVLARI?-MESLEK LİSELERİNDEKİ KAYIP PROJE!-İLKÖĞRETİM OKULLARINDA EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ- İNTERNET VE YAŞAM BOYU MÜZİK EĞİTİMİ- ETNOMÜZİKOLOJİ- DO MAJOR GAM (C MAJOR)- Nükleerle yaşamaya hazır mısın? - KLASİK GİTAR KONSER ve FESTİVALLERİ- GİTAR DERSİM
