müzik eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haftada 1 saatle Müzik Diploması?


Sevdiğiniz bir enstrümanı öğrenirken aynı zamanda tüm dünyada geçerli olan bir "Müzik eğitimcisi" diploması almak istemez misiniz ? Hem de haftada sadece 1 saatinizi ayırarak...  
Ayrıntılı bilgi için..(0232)375 44 42



LONDON COLLEGE OF MUSİC, yüzyılı aşkın bir süredir İngiltere’de ve aralarında ABD ve Kanada’nında bulunduğu birçok ülkede Müzik,Tiyatro ve İletişim dallarında sınavlar düzenlemektedir. İzmir sınavları ise mayıs ayının son haftasında, okulumuzda yapılmaktadır.

Diğer sınav sistemlerinden farkı, bir üniversite bünyesinde yürütülen tek sınav sistemi olmasıdır. Ayrıca bazı branşlarda geçilmesi zorunlu olan TEORİ 5, son yıla kadar verilebilmektedir.

London College of Music sınavlarına, her türlü müzik okulu ve konservatuar öğrencileri ile özel öğretmenlerden ders alan herkes katılabilir.

London Collage of Music’ in Müzik Lisesi ( High School ) 8 aşamadır.

Lise düzeyinde öğrenci, seviyesine göre istediği dereceden başlayabilir. Öğrencinin gireceği seviyeyi öğretmen belirler. 8. seviyeyi bitiren öğrenci tüm dünyada müzik lisesi mezunu sayılır.

Üniversite düzeyinde Ön Lisans – Lisans - Yüksek Lisans diploma sınavları vardır.
GRADE
• Pre preparatory, Step 1, Step 2 ( Ön Hazırlık )
• Grade 1, Grade 2, Grade 3 ( Alt Düzey )
• Grade 4, Grade 5 ( Orta Düzey )
• Grade 6, Grade 7, Grade 8 ( Üst Düzey )
Bazı sınav bölümlerinin seviyelerini geçmek için 5. teori sınavını vermek gerekir.
( 5.teori sınavı 8.grade derecesinden mezun olmak için zorunludur.)
SINAV BÖLÜMLERİ
• PİYANO
• KLASİK GİTAR
• BAS GİTAR / ELEKTRO GİTA
• YAYLI ÇALGILAR / KEMAN – VİYOLA – VİYOLONSEL
• TAHTA ÜFLEMELİ ÇALGILAR / FLÜT – OBUA – KLARİNET – SAKSAFON
• BAKIR ÜFLEMELİ ÇALGILAR / TROMPET- TROMBON – TUBA
• VURMALI SAZLAR / BATERİ
• ŞAN
• ARP
• MÜZİK TEORİSİ
• KOMPOZİSYON
DİPLOMA
• ALCM - Associate / Önlisans
• LLCM - Licentiate / Lisans
• FLCM - Fellowship / Yüksek Lisans
Bu seviyeler için Performans, Bestecilik ve Öğretmenlik sınav seçenekleri vardır.

Müzik Sosyolojisi - Edip Günay


Sevgili Hocam Edip GÜNAY'ın eserini gururla paylaşıyorum. Her müzisyenin baş ucu kitabı olacak bu eseri herkesin edinmesini tavsiye eder, Edip Hocamı rahmetle anıyorum...
Müzik Sosyolojisi Edip GünayBağlam Yayınları: 0212 243 17 27
"Müzik Sosyolojisi; doğayı göz ardı etmeksizin insan kültürü içinde bireylerin, sosyal grupların ve kuruluşların etkileşimlerinden oluşan gerçekleri müzikle ilişkili olarak araştıran denemelerden edinilmiş kuramsal bilgiler ile bu deneyimlerden yararlanılarak sistematikleştirilmiş bilgilerden oluşan bir çalışma alanıdır. Diğer bilim ve sanat alanlarında olduğu gibi, sosyoloji ve müzik sosyolojisi de kültürün diğer kurumları ile etkileşimdedir. Bu nedenle kitapta ilişkilerin incelendiği bir bölüm bulunmaktadır. Genel yaklaşım ise, "Kültürel Müzik Sosyolojisi" anlayışına uygun olarak nitelendirilebilir. Bu yapı ve içerik nedeniyle kitap aynı zamanda bir ‘Müzik Kültürü’ kaynakçası olarak düşünülebilir."
Edip Günay


MÜZİK EĞİTİMİNİN DİĞER DERSLERE KATKISI!

Müzik eğitimi matematik ve fizikte başarıyı getiriyor


Uzmanlara göre çocukluk döneminde bireyin kendini en iyi ifade ettiği yöntem müzik. Müzik eğitimi de çocuğun matematik, fizik, dil gibi birçok alanda daha başarılı olmasına neden oluyor

 


Yaşamımızdaki en önemli anahtarlardan biri olarak gösterilen müziği en iyisi çocuklardan uzak tutmamak. Ama bunun için de mutlaka müzik aleti çalması gerekmiyor. Şarkı dinlemesi, müzikle iç içe olması yeterli. İTÜ Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr. Atilla Coşkun Toksoy, çocuğun müzikle ilişkisi konusundaki soruları yanıtladı:


Çocukta müzik yeteneği nasıl anlaşılır?
Müzik yeteneği genel olarak; müziğin temel öğelerini kavrama gücünün yanı sıra müziksel okuma-yazma ve müziksel söyleme-çalma alanındaki gösterilen performanstır. Aslına bakılacak olursa tüm çocuklar yeteneklidir. Çünkü müzik, çocukluk döneminde bireyin en önemli ifade araçlarından birisidir. Günümüz gelişmiş ülkelerinde de eğitim uygulamaları bu gerçek göz önünde tutularak gerçekleştirilir. Bununla beraber bireyin bedensel, zihinsel ve duygusal süreçlerindeki gelişim çizgisi bellidir. Yetenekli çocuk, bu gelişim çizgisinin üzerinde özellik ve davranış gösteren çocuktur denilebilir. Bunlar müziksel davranışlara yansır. Örneğin; müziksel hafıza ile ilgili olarak, bir veya bir kaç kez duyduğu bir melodiyi daha sonra hatırlamak ve söylemek, doğru ve düzgün bir entonasyonla gelişim yaşının üzerindeki şarkıları söyleyebilmek, müzik dinlemeye karşı olan ilgi, müziğe bedensel ve ritmik olarak verilen tepkiler v.b. Dikkatli bir gözlemle, çocuğun müzikle olan ilgisi saptanabilir. Burada önemli olan, çocuğa doğru ve sağlıklı müziksel yaşantılar geçirebileceği ortamı yaratmaktır.
Çocuğun yeteneği varsa ne yapmalı?

Mutlaka bir uzman görüşü alınmalı. Müzik yeteneğinin ve algısının saptanmasına yönelik pek çok test bulunuyor. Bu testlerin bazıları, profesyonel müzisyen yetiştiren müzik okullarına öğrenci seçilirken kullanılır. Bunların uygulama ve değerlendirmeleri uzmanlık gerektirir.
Çocuğun hayatında müzik olmalı mı?
Çocuğun hayatında müzik önemli bir yere sahiptir. Anne-baba olarak bizlerin bu önemi kavramımız işleri büyük ölçüde kolaylaştırır. Aileler çoğunlukla bize; "Hocam, çocuğumun müziğe karşı yeteneği var mı? Bir çalgı çalabilir mi?" sorusu ile gelir. Oysa asıl soru, "Müzik eğitimi almanın başka bir deyişle bir çalgı ile uğraşmanın çocuğa ne gibi faydaları olur" şeklinde olmalı. Yapılan araştırmalar,

müzik eğitimi alan çocukların matematik, dil, fizik gibi birçok alanda daha yüksek zeka gösterdiğini sosyolojik ve istatiksel olarak kanıtlamıştır. Yine araştırmalar sonucu, müzikle uğraşmanın ve müzik üretmenin beynin anatomik ve fiziksel yapısını etkilediği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, müzik yaşantımızdaki anahtarlardan birisidir. Her çocuğun kendi ilgi ve potansiyeli doğrultusunda bu anahtarı kullanmaya hakkı vardır.

Hangi yaşta hangi müzik eğitimi alınmalı?

Temel müzik eğitimi, okul çağında (günümüzde anne karnında!) başlayan ve çocuğa temel müziksel yaşantıları sunan süreçtir. Bu sürecin sağlıklı, doğru ve verimli geçmesi, bireyin geri kalan tüm yaşantısında müzikle olan ilişkilerini belirler. Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki müzik dersleri bu yönden büyük önem taşıyor. Amatör müzik eğitimi ise; bireyin bir çalgı veya sesi üzerine kendi isteği doğrultusunda, profesyonel bir amaç gütmeksizin aldığı eğitim ve öğretim süreci olarak tanımlanabilir. Temel müzik eğitimini takiben veya bu süreç içindeki uygun bir zamanda başlanabilir ve ömür boyu sürebilir. Profesyonel müzik eğitimi ise, bireyin performans sanatçısı diğer bir deyişle konser sanatçısı olarak yetişmesine yöneliktir ve onu destekleyen temel ve amatör müzik eğitiminden içerik ve süreç olarak oldukça farklıdır.

Anne babalar ve öğretmenler bu konuda ne yapmalı?

Bu konuda okul-aile işbirliği ön plana çıkıyor. Anne ve babaların görevi çocuklarına uygun müziksel ortamları yaratmak ise öğretmenin görevi de temel müzik yaşantıları ile çocuklara müzik sevgisini kazandırmak, bir yandan da onları gözlemektir. Bu gözlem sonucu aileyi doğru ortam ve süreçlere yönlendirmek öğretmenin sorumluluğundadır. Her çocuk yeteneklidir. Sizinki de... Ancak onun yeteneğini keşfetmesi ve bundan keyif duyması sizin elinizde. Onu, her bireyin "kendine özgü" özellikleri olduğunu göz ardı etmeden ve kimse ile karşılaştırmadan destekleyin. Çocuğunuzun ne kadar yetenekli olduğunu sorgulamaktan öte onu doğru ellere teslim etmeniz gerekir. Çocuğunuzun potansiyelini en doğru şekilde değerlendirecek, pedagojik formasyona sahip uzmanlar gözetiminde müzik eğitimi alması gerekir. Ülkemizde, pek çok kuruluş bu konuda hizmet veriyor. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı çatısı altındaki EME (Erken Müzik Eğitimi) ve CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) programları bunlara örnek gösterilebilir

İNSANA KENDİ SESİ FARKLI GELİR, NEDEN ?





İnsan teybe kaydedilmiş kendi sesini dinlerken hayli şaşırır. Hatta o sesin kendisine ait olmadığını bile söyleyebilir. Halbuki bir başkasının sesi teypten dinlenirken normal konuşma sesi ile bir fark duyulmaz.


Ses havada gözle görülmeyen dalgalar halinde yayılır. Bu dalgalar kulağımıza girip orta kulağımızdaki kemikleri titreştirdiklerinde beyne giden sinyaller vasıtasıyla o sesi duymuş oluruz.

İnsanın kendi sesi kendisi için özeldir. Sizin dışınızdaki herkes sesinizi sizin duyduğunuzdan daha farklı duyarlar. Çünkü onlar sizin ağzınızdan çıkıp, havada ilerleyip kulaklarına gelen sesi duyarlar ama siz kendi sesinizi iki farklı yoldan işitirsiniz.


Bir taraftan ağzınızdan çıkan ses havada yol alıp, diğer insanlara ulaştığı gibi kendi kulağınıza ulaşır. Diğer taraftan da başın içinden, kemiklerden, kaslardan geçerek içerden kulaklarınıza ulaşır. Beyin bu iki farklı yerden gelen bilgileri birleştirir ve siz kendi sesinizi duyarsınız.

İnsanın başı içinde kemikler, kaslar, sinüsler, beyin ve çeşitli salgılar vardır. Bunların kimi sert, kimi yumuşak, kimi de sıvıdır. Bunların her birinin sesi geçiriş özelliği farklıdır. Kafa içindeki iletişimde genel olarak sesin düşük frekanslı kısımları kuvvetlenir. Bu nedenle sesiniz kendinize başkasının duyduğundan daha farklı tonda gelir.

Teypteki sesiniz ise kulaklarınıza diğer insanlara ulaştığı gibi havadan ulaşır. Aslında o sizin, herkesin tanıdığı hakiki sesinizdir ama size yabancı gelir. Kafanızın içinden gelen sesi daha iyi duyabilmek için iki kulağınızı sıkı sıkıya kapatın ve konuşun. Duyduğunuz ses aşina olduğunuz sesinizin kafanızın içinden geçip gelen kısmıdır.
 
Kaynak: Bilim ve Felsefe kulübü Facebook

MUAMMER SUN - HAYATI VE ESERLERİ

rar şifre: ezi
MUAMMER SUN
Ülkemizin müzik politikasında özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda etkili olan Muammer Sun, besteleriyle kitlelere ulaşmayı öngörmüş, son 40 yılı kapsayan sanatsal serüveni boyunca eğitim müziği, radyo ve televizyonun bu alandaki dolaysız işlevi ve film müzikleri gibi yollarla müziksel amaçlarını yaşama geçirmeye çalışmıştır. 1969 yılında yayınlanan “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları” adlı kitabı, bir “durum değerlendirmesi” boyutlarını aşarak, sergilenen gerçeklik önünde köklü çözümler önerdiği için, geniş yankılar uyandırmış, bestecimizin aydınlar ve eğitimcilerden oluşan yaygın bir tabanla bütünleşmesini getirmiştir.

Muammer Sun, müzik öğrenimine 1946 yılında Askeri Mızıka Okulu’nda başlamıştır. 1953 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’na girerek öğrenimini sürdürmüş, Adnan Saygun’un kompozisyon öğrencisi olmuştur. Bu yıllarda Mithat Fenmen’le piyano, Hasan Ferit Alnar’la orkestra şefliği, Muzaffer Sarısözen’le halk müziği, Ruşen Kam’la geleneksel sanat müziği çalışmış, ayrıca Kemal İlerici’den, Türk müziği armonilemesi alanında yararlanmıştır. 1960 yılında konservatuarın kompozisyon bölümü ileri devresini bitiren Muammer Sun, aynı yıl bu kuruma teori ve armoni öğretmeni olarak atanmıştır. 1967 yılında Kültür Müsteşarlığında müşavir olarak görev almış, TRT’nin ve ODTÜ’nün düzenlediği folklor araştırmalarına katılarak bu yıllarda halk bilim alanında etkin olmuş, ayrıca Gazi Eğitim Müzik Bölümü’nde öğretmenlik yapmıştır. 1969 yılında TRT’nin yönetim kurulu üyeliğine seçilen besteci, bu kurumun merkez müzik dairesinin, sanat ödülleri ve korolar sisteminin geliştirilmesine öncülük etmiş, bir yandan da Milli Eğitim Bakanlığı’nda ilkokul müzik programının yenilenmesi, çocuk ve gençlik koroları yönetmenliğinin hazırlanması çalışmalarında sonuç alıcı gelişmeler sağlanmıştır. Bakanlık desteğiyle, Anadolu’da yaygın biçimde yüzlerce çocuk korosunun kurulmasını getiren yönetmeliğin uygulanması, Sun’un bu dönemdeki başlıca katkıları arasındadır. 1972 yılında resmi görevlerinden ayrılan bestecimiz, bir süre İstanbul’da özel çalışmalar yapmış, 1975 yılında İzmir Devlet Konservatuarı’na geçmiş, 1987 yılında Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon öğretmenliğine getirilmiştir. Halen bu konservatuarda profesör olarak görevini sürdürmektedir. Muammer Sun’un okul müzik eğitimi alanındaki görüşleri, 1960’lı yıllardan başlayarak büyüyen toplumsal ve kültürel sorunlarımızın sergilediği gerçeklere çözüm aramaktan kaynaklanmıştır. Sun’a göre, uygulanagelen müzik eğitimi, özünde aktarmacı ve öykünmeci olduğundan yarar sağlamamakta, çocuklarımıza ve gençlerimize yabancı gelmektedir. Bu anlayış değiştirilmeli, temel gerecini halk müziğinden alan ve evrensel verilerden yararlanan çağdaş bir kavrayışla yaratılacak ulusal bir genel müzik eğitimi yöntemi uygulanmaktadır. Muammer Sun’un bu alanda yürüttüğü savaşım, toplumsal/kültürel değişimin olumsuz işleyişi dolayısıyla gereken verimleri sağlamamış gözükse de, bıraktığı izler bakımından önemlidir. 1960’lı yılların sonlarında Çocuk ve Gençlik Koroları Yönetmeliği çıkarılmış, çok sayıda il ve ilçemizde çocuk ve gençlik koroları kurulmuş, “İlköğretim Okulları Müzik Semineri Yönetmeliği” yürürlüğe girmiş, ilkokul programında yer alan müzik dersleri, bestecinin görüşleri doğrultusunda yeniden hazırlanmıştır. Öte yandan Muammer Sun, bireysel olarak bu gelişimi yazdığı yapıtlarla beslemiş, yüz binlerce çocuğumuza ulaşan şarkılar ve koro parçalarıyla etkinliğini pekiştirmiştir. Uzun yıllar süren bu çabaların katkı olarak değerlendirilmesine ilişkin göstergeler arasında onun aldığı ödüller vardır: TRT’nin orkestra yapıtı yarışmasında “Yurt Renkleri” adlı suitiyle (1960) aldığı ödülü, 1985’te TBMM’nin çocuk şarkısı yarışmasındaki birincilik ödülü, And Vakfı’nın “Gençlik Şarkısı Yarışması”ndaki birincilik ödülü ve ENKA çocuk şarkısı yarışmasındaki ödüller izlemiştir.

Muammer Sun, kültür politikası kapsamındaki katkılarının yanı sıra, çok sayıda orkestra yapıtı bestelemiştir. Orkestra için suitler, solocular, koro ve orkestra için, şan ve orkestra için yapıtlar, oda orkestrası ve oda müziği toplulukları için yaratılar, sahne ve film müzikleri, “konser yapıtları” olarak seslendirilmektedir. Muammer Sun’un yapıtları üzerindeki haklar kendisine aittir. Başlıca yapıtları şunlardır:



KORO VE ORKESTRA ESERLERİ

1) “Milli Egemenlik Destanı”, iki bölüm, 1987; ilk seslendirme: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde Ankara Devlet Opera korosu ve TRT korosu, 1987; şef: Rengin Gökmen.
2) “Kurtuluş”, karma koro ve orkestra için film müziği yada konser müziği, 1993; ilk seslendirme: Leo Swarovsky yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1993; kaset ve CD kaydında şef: Gürer Aykal. Başlıklar: Savaş Müziği, Ağır bölüm, Direniş, Yunan kralcılarının marşı, Yunan dansı, Ağıt, Jenerik müziği, Sevda çiçeği, Yenilgi, Fon müziği, Denizcilerin şarkısı, Yaşa Mustafa Kemal Paşa.

ŞAN & ORKESTRA VE ORKESTRA ESERLERİ

1) “Türküler”, soprano ve orkestra için, 1977; başlıklar: Menevşem, Üç güzel, Uzun kavak, Yüksek tepelere, Bebek, Bir dalda iki elma; ilk seslendirme: İzmir Devlet Senfoni Orkestrası. Şef: Demirhan Altuğ, 1978.

2) “Yurt Renkleri”, orkestra suiti, 1953 – 1965; başlıklar: Uzunhava-kırıkhava, Köçekçemsi dinleti, Ağıt, Yakarı, Horonumsu gezinti-oyun; ilk seslendirme: G. E. Lessing yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1966.

3) “Atlıkarınca”, 1965 – 1967; başlıklar: Çocuklar oynuyor, Düşünen kaplumbağa, Kötü hava, Hüzünlü serçe, Deve ile eşek, Küçük öykü, Yaramaz sincap, Sevinçli kuşlar, Yaban atları, Evli evine; ilk seslendirme: TRT Oda Orkestrası, şef: Hikmet Şimşek, 1968.

4) “Sevgi’nin bedeli”, bale müziği, üç bölüm, 1973 – 1985; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, 1979.

5) “Hıdırellez”, bale ve konser müziği, 1985 – 1990; başlıklar: Bahar Şenliği, Bahar hüznü, Bahar coşkusu. İlk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 1990.

SOLO ÇALGI & ORKESTRA VE ODA MÜZİĞİ ESERLERİ

1) “Suit”, keman ve orkestra için 1974. Başlıklar: Türkü, Taksim, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki C. S. O. Solist: Suna Kan, 1974. Bu yapıt 1974 yılında orkestranın Anadolu turnesi programına alınmıştır.

2) “Demet”, yaylılar orkestrası için suit, 1959 – 1960; başlıklar: Giresun kayıkları, Yenicami avlusunda, Yörükler yaylasında, Süpürgesi yoncadan, Halay, Lorke; ilk seslendirme: Gürer Aykal yönetimindeki Ankara Devlet Konservatuarı Orkestrası, 1961.

3) “Kuartet”, yaylılar için, 1959; ilk seslendirme: Helikon Dördülü (Ulvi Yücelen, Ayhan Erman, Faruk Güvenç, İlhan Usmanbaş), 1959.

4) “Serpintiler”, beş üflemeli çalgı için: (obua, flüt, klarnet, korno, fagot), 1965 – 67. İlk seslendirme: İzmir Devlet Konservatuarı beşlisi, 1967.

5) “Üç Parça”, keman ve piyano için, 1955, başlıklar: Türkü, Şarkı, Köçekçe; ilk seslendirme: Ersan Alper ve Muammer Sun, 1958.

6) “Üç Parça”, viyolonsel ve piyano için, 1957. Başlıklar: Türkü, Şarkı, Horon. İlk seslendirme: Nusret Kayar ve Muammer Sun, 1958.

7) “Bozlak ve türkü”, tenor ve piyano için iki halk şarkısı, 1971, ilk seslendirme: Şinasi Özel ve Alp Ulusoy.

8) “İki Şarkı”, tenor ve piyano için, yada mezzo-soprano ve piyano için 1966; Başlıklar: Seni Sevdim Diye, Çek Şarabı. İlk seslendirme, 1967.

9) “Sevdikçe Yaşadım”, bariton ve piyano için, 1983, ilk seslendirme: Murat Göksu ve Muammer Sun, 1990.

10) “ Söyleşi”, solo keman için, 1980. İlk seslendirme: Gönül Gökdoğan, 1982.

SOLO ŞAN VE KORO İÇİN

ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ

1) “Bozlak ve Türkü”, solo tenor ve karma için, 1961.

2) “Gelenekten Geleceğe”, soprano ve karma koro için, 1989; Kültür Bakanlığının siparişi; ilk seslendirme: Devlet çok sesli korosu, 1989.

3) “Sultan Gelin”, soprano ve karma koro için, 1970; Cahit Atay’ın aynı adlı oyunu üzerine müzik, (aynı zamanda konser parçası olarak da değerlendirilmiştir); Başlıklar: Ne kız oldum, ne gelin, Bebek (nenni), Garip kuşu vurdular, Kara kara kazanlara, Kara bahtım kem talihim, Kekliğim şeker ağlar, İlk seslendirme: Müfide Özgüç ve ADOB korosu, 1970.



KORO İÇİN ALBÜMLERDE TOPLANMIŞ ESERLERİ

1) “Beş Halk Türküsü”, karma koro için düzenlenmiş türküler, 1964. Yapı ve Kredi Bankası siparişi. Başlılar: Sandalcıoğlu, Bir dalda iki elma, Bilcümle vebal bizdedir, Köroğlu yiğitlemesi, Çanakkale türküsü (Adnan Saygun’a adanmıştır), İlk seslendirme: Ankara Devlet Opera korosu ve İstanbul Belediye Korosu, 1964.

2) “Yirmi Halk Türküsü”, çocuk ve gençlik koroları için, 1977. Kemal İlerici’ye adanmıştır. Basım: İzmir Devlet Konservatuarı, 1978.

3) “Altı Parça”, gençlik korosu için, 1954 – 1970; Basım: Ankara Devlet Konservatuarı.

4) “GAP Türküleri”, karma koro için üç halk türküsü, 1990. Kültür Bakanlığının siparişi.

5) “Yunus’a Selam”, karma koro için halk müziği sitilinde üç kompozisyon, 1990. Kültür bakanlığının siparişi.

BAĞIMSIZ KORO ESERLERİ

1) “Sevgi Her Şeydir”, soprano, tenor ve karma koro için.
2) “Müzik Bizimle”, karma koro için, ENKA yarışmasında ödül kazandı.
3) “Annem”, karma koro için.
4) “Şimdi Viyola Çalalım”, karma koro için.
5) “Yoksulun Türküsü”, iki sesli koro için, (Yaşar Kemal’in Yer Demir Gök Bakır romanından uyarlanmış oyun üzerine).
6) “Emek Türküsü”, iki sesli koro için.
7) “Tembelin Şarkısı”, iki sesli koro için.
8) “Parlayan Gözler”, soprano ve karma koro için. (Akbank Ödülü)
9) “Dünyanın yaratılışı”, karma koro için, (ENKA yarışmasında 3.lük ödülü).
10) “Yunus Emre’nin bir şiiri üzerine”, karma koro için, Türkiye Filarmoni Derneği’nin siparişi üzerine.
11) “Kıbrıs Şarkısı”, üç sesli koro ve piyano için.
12) “Sevgili Annem”, iki sesli koro ve piyano için.
13) “Karda Kuşlar”, iki sesli koro ve piyano için.

BANDO VE SAHNE MÜZİĞİ ESERLERİ

1) “Askeri Mızıka Okulu Marşı”, 1953.
2) “Malazgirt Marşı”, 1965.
3) “Muhabere Okulu Marşı”, 1966.
4) “Türk Silahlı Kuvvetleri Marşı”, 1966.
5) “İzmir Şenliği”, 1971.
6) “Biz Atatürk Gençleriyiz”, 1958 – 1989 (koro ve orkestra için düzenlenmesi de vardır).
7) “Elektra”, 1958.
8) “Sultan Gelin”, 1964.
9) “Yaşasın Gökkuşağı”, 1987.
10) “Demek ile Memet”, 1983.
11) “Oynamak İstiyorum”, 1983.
12) “Ben Mimar Sinan”, 1988.

ÇOCUK OYUNLARI İÇİN ESERLERİ

1) “Yeşil Ülke”, 1965.
2) “Ülkü ile Ülker”, 1965.
3) “Prenses Senora”, 1966.
4) “Göl kızı Günsun”, 1966.
5) “Çizmeli Kedi, 1966.
6) “Ayrık Parmak Hastalığı”, 1967.
7) “Sihirli Körük”, 1967.
8) “Masala Övgü”, 1967.
9) “Kendin Seç Dağı”, 1968.
10) “Yedi Köyün Yargıcı”, 1969.

KİTAPLARI
1) “Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları”.
2) “Şarkı Demeti”.
3) “Solfej”.
4) “Kır çiçekleri”.
5) “Çok sesli türküler”.
6) “Okullar için 100 halk türküsü”.
7) “50 yılın en güzel okul şarkıları”.
8) “Temel müzik eğitimi”.
9) “Okul öncesi eğitimde oyun”.
10) “Okul öncesi eğitimde müzik”.
11) “Türk kalarak çağdaşlaşmak”.
12) “Temel müzik eğitimi 6. sınıf”.
13) “Türk müziği makam dizeleri”.
14) “Tonal diziler ve kadanslar”.
15) “Yurt Renkleri (4 Cilt)”.

ÖZEL YETENEK SINAVLARI İÇİN ÖZEL BİR ÇALIŞMA!

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Dergisi
. Online Dergi,yıl:8, sayı:13, (2007.)

Özel Yetenek Sınavlarında Yerleştirmeye Esas Olan
Puan Ve Katsayıların Alan Ve Alan Dışından Gelen Adaylara Yansıması
( Karşılaştırmalı Durum Saptaması )

Yrd.Doç.Dr. Ahmet Serkan ECE*

ÖZET
Her yıl özel yetenek sınavlarına binlerce öğrenci girmektedir. Farklı liselerden ve/veya farklı alanlarından mezun olan bu adaylar sözü edilen sınavlarda alan ve alan dışı aday olarak tanımlanmakta ve bu farklılığa göre katsayılar uygulanmaktadır.
Bu araştırmada, özellikle eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında uygulanmakta olan özel yetenek
sınavlarında yerleştirmeye esas olan ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı), AOBP (Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı) ÖYSP (Özel Yetenek Sınav Puanı) ve bu puanlara ait katsayıların alan ve alan dışı mezun adaylara yansıması karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Genel tarama modelinin uygulandığı ve betimsel bir nitelik taşıyan araştırmada, toplam katsayılar incelendiğinde alan mezunu adayların avantajlı olduğu fakat alan dışı mezun adayların ise özellikle ÖSS ve AOBP de daha avantajlı bir durumda bulundukları saptanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu), MEB (Milli Eğitim Bakanlığı), alan ve alan dışı mezun adaylara da önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Sözcük: Özel Yetenek Sınavları, Yetenek Sınavları, Katsayılar, Alan Mezunları, AGSL (Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi)
1.GİRİŞ
Üniversitelerin özel yetenek gerektiren program uygulamakta olan bölümlerine; öğrenci alımları, özel yetenek sınavları ile gerçekleşmektedir. Bu sınavlar ve sonuçları her yıl yaz aylarında ve Üniversite Seçme Sınavının açıklanmasında sonra, özel yetenek gerektiren program bulunan fakülte, bölüm, anabilim dalı, yüksek okul vb. birimlerinin olduğu üniversitelerin kendi belirledikleri tarihte ve yine üniversitelerin kendileri tarafından yapılmakta ve açıklanmaktadır.
Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Grafik Öğretmenliği, Mesleki Resim
Öğretmenliği, Müzik Öğretmenliği, Resim İş Öğretmenliği, Rekreasyon, Seramik Öğretmenliği, Spor
Yöneticiliği ve Spor Bilimleri gibi eğitim programları içeren bölüm veya anabilim dallarının yanında,
ülkemizdeki tüm devlet konservatuvarları, güzel sanatlar fakülteleri ve bu fakültelerin tüm bölümlerinde, ayrıca
Anadolu Güzel Sanatlar Liselerine öğrenci alımları da birbirine benzer isimlerde fakat “yetenek sınavları” ile
gerçekleşmektedir.
Yetenek ölçümü yapılan bu sınavlarda, öğrenci alınacak bölümlerin özelliklerine göre farklılık gösteren
uygulamalar gerçekleşmektedir. Hatta bu faklılık adayların müzikal ve işitsel yeteneğinin ölçülmesi aşamasında
da kendini göstermektedir. Sözü edilen kurumlara öğrenci alımlarında uygulanan sınav ve yerleştirmede
uygulanan katsayı çeşitliliği de bulunmaktadır.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) puan ve katsayılardaki bu farklı uygulamaları
dengeleyebilmek amacı ile son 5 yılın ÖSYM sınav ve yerleştirme kılavuzunda da yeraldığı gibi, Antrenörlük
Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Grafik Öğretmenliği, Mesleki Resim Öğretmenliği, Müzik
Öğretmenliği, Resim İş Öğretmenliği, Rekreasyon, Seramik Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği ve Spor Bilimleri
anabilim dalları için eğitim programları ifadesini kullanarak, bu programlara öğrenci alımları sırasında
uygulanan puan ve katsayıları belli ölçülere bağlamıştır.
Yine ÖSYM yukarıda belirtilen eğitim programları dışında, bünyesinde özel yetenek programları
bulunan birimlere öğrenci alım sınavında uygulanacak yetenek sınavlarındaki puan ve katsayı uygulamalarını;
sınav aşamalarından katsayılara, ek puan uygulamalarından ÖSS taban başvuru puanlarının belirlenmesine kadar bütün aşamaları sınav uygulayan merkezlere bırakmıştır.
Özakay ( 2004, 7)’a göre ülkemizde, eğitim fakülteleri güzel sanatlar eğitimi bölümlerin de uygulanan
yerleştirmeye esas olacak puanlar / katsayılar ile konservatuvarlar ve güzel sanatlar fakültelerinde uygulanan
puan ve katsayılar farklılık göstermektedir.

1.1 Müzik Özel Yetenek Sınavlarının Öğrenci Kaynağı
Ülkemizde özel yetenek sınavlarının öğrenci kaynakları, ortaöğretimin lise devresi olup, liselerin
alan/kol değişikliğine ve yıllara göre değişiklik göstermektedir. İlk AGSL’rin açılmasından günümüze, bu
liselerden mezun adayların yüksek öğretim kurumlarındaki özel yetenek sınavlarına müracaatları her yıl yeni
açılan AGSL ve mezunları ile paralellik göstererek orantılı bir şekilde artmaktadır.
Bozkaya (2006)’ya göre,…müzik öğretmenliği eğitimi veren kurumlarımız kontenjanları açısından hızla
AGSL’lileşmektedirler. %22,30-%93,95 arasında değişen bu oran %56,97 genel ortalama ile “kontenjanlardan
yarıdan fazlasının AGSL çıkışlı öğrencilerden oluştuğu” görüntüsünü vermektedir.

Tablo 1 AİBÜ Eğitim Fakültesi GSEB Müzik Anabilim dalında uygulanan “Özel Yetenek Sınavları”na
2003/04, 2004/05, 2005/06 (son 3 yıl) yıllarında Müracaat Eden Adayların Mezun Oldukları Okul
Dağılımları

*Meslek liselerinin içerisine Ticaret Meslek Liseleri, Teknik Liseler ve Sağlık Meslek Liseleri, Açık Öğretim Fakülteler içerisine
Meslek Yüksek Okulları da dahil edilmiştir.
Yukarıdaki örnek tablodan da anlaşılacağı gibi üniversitelerin müzik özel yetenek sınav kaynakları
birbirinden farklı yapı ve özellik gösteren 8 ayrı lise türünden beslenmektedir. Yapılan sınavlara müracaat eden
adayların %49,1’i Genel Liseler ve %30,5’i AGSL’den gelirken, çok küçük oranlarda diğer lise türlerinden gelen adaylarda bulunmaktadır.
Bu iki lise türünden müracaatların fazla olmasının nedeni; ülkemizde genel lise statüsündeki okulların
fazla olması dolayısı ile fazla mezun vermelerinden, AGSL mezunlarının da okulların kuruluş amaçlarında ifade
edildiği gibi “özel yetenek gerektiren yüksek öğretim programlarına hazırlanmalarını” dolayısı ile “yetenekleri
doğrultusunda” eğitim almak istemelerinden kaynaklandığı biçiminde açıklanabilir.


Mezun olunan okullar
f %
1.AGSL 310 30,5
2.Genel Liseler 499 49,1
3. Anadolu Liseleri 102 10,0
4. Meslek Liseleri* 85 8,4
5. Açık öğretim* 5 0,5
6. Yabancı Dil Ağır.Lise 7 0,7
7. İmam Hatip Lisesi 5 0,5
8. Diğer ( çok prog.lise ) 2 0,3
TOPLAM 1015 100,0


1.2. Yerleştirmeye Esas Olan Puanlar ve Bu Puanlara Ait Katsayılar
Araştırmanın giriş bölümünde de ifade edildiği gibi ÖSYM, özel yetenek gerektiren programları uygulamakta olan yüksek öğretim kurumlarının programlarını “Eğitim Programları” ve “Eğitim Programı
Dışında Özel Yetenek Gerektiren Programlar” olmak üzere iki gruba ayırmaktadır.
Eğitim Fakülteleri GSEB Müzik Eğitimi Anabilim Dallarındaki özel yetenek sınavları uygulama aşamasında üniversitelere göre farklılık gösterse de, sınav sonrasındaki puanlama ve yerleştirme aşamaları
aynıdır.
Özel Yetenek Gerektiren Eğitim Programları için (Müzik Öğretmenliği) yerleştirmeye esas olan puanlar ve bu puanların hesaplanması aşağıda belirtilmiştir.
1- Özel Yetenek Sınavı Puanı – Standart Puan (ÖYSP-SP)
2- Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP)
3- ÖSS Puanı (ÖSS-P)
Özel Yetenek Sınavlarına giren adayların yerleştirme puanlarının hesaplanmasında, adaya ait ÖSS puan türlerinin en yükseği alınmaktadır. Adayların yerleştirme puanları hesaplanırken, mezun olduğu lise türlerine
göre aşağıdaki katsayılar kullanılmaktadır.
a) Aday aynı alandan geliyorsa (Örneğin Müzik Öğretmenliği programı için aday AGSL’nin müzik alanından geliyorsa)
Yerleştirme Puanı : (1 x ÖYSP-SP) + (0,52 x AOBP) + (0,36 x ÖSS)
b) Aday diğer alanlardan geliyorsa (Örneğin Müzik Öğretmenliği programı için aday genel lisenin sosyal bilimler alanında geliyorsa)
Yerleştirme Puanı : (1 x ÖYSP-SP) + (0,16 x AOBP) + (0,47 x ÖSS)(2005 ÖYSM Kılavuzu)
Yukarıda açıklanan işlemlerden sonra adayların yerleştirme puanları belirlenir ve bu puanlar yüksek
öğretim kurumunun öğrenci kontenjanına göre yukarıdan aşağıya sıralanarak asil ve yedek öğrenciler listelenir.

1.3. Araştırmanın Amacı

Bu araştırma, Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında yapılan özel yetenek sınavlarında yerleştirmeye esas olan puanlara ve uygulanan katsayılara ışık tutarak, bu puan ve katsayıların farklı liselerden (alan / kol) mezun
olarak yetenek sınavlarına giren adayların yerleştirme puanları üzerindeki yansımalarını ortaya çıkarmak, bu yansımaları mağduriyet olarak yaşayan adaylara öneride bulunmak ve ek puan vb. beklentilerde olan bazı lise
türlerinden mezun olan adayları aydınlatmak amacını taşımaktadır.
Bu amacı gerçekleştirmek için aşağıdaki sorulara yanıt aranmaktadır.
1. Özel Yetenek sınavlarında “ek puan uygulaması” hangi durumlarda uygulanmaktadır?
2. Liselerin farklı alanlarından gelen öğrencilere, özel yetenek sınavlarında hangi katsayılar uygulanmaktadır?
3. “Özel Yetenek Sınavı”(ÖYS) ve elde edilen “sınav puanı”(ÖYSP) alandan ve alan dışından gelen adaylara ne
şekilde yansımaktadır?
4. Adayların “Orta Öğretim Başarıları” ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) alandan ve alan
dışından gelen adaylara ne şekilde yansımaktadır?
5. Adayların “Öğrenci Seçme Sınavı” (ÖSS) puanları alandan ve alan dışından gelen adaylara ne şekilde
yansımaktadır?

2.YÖNTEM
2.1.Araştırmanın Modeli

Yapılan araştırma, “genel tarama” modelindedir. Araştırma konusunun genişlemesine incelendiği bu araştırma ile Özel Yetenek Sınavlarında yerleştirmeye esas olan puan ve katsayıların alan ve alan dışından gelen
adaylara yansımasının karşılaştırmalı bir saptaması yapılmaktadır. Bu nedenle araştırma betimsel bir nitelikte taşımaktadır.
2.2.Evren
Bu araştırmanın çalışma evrenini son 3 yılda (2003-2004, 2004-2005, 2005-2006) Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalında uygulanmakta olan Yetenek Sınavına girmiş tüm adaylardan (1015) alan (AGSL, Genel ve Anadolu liselerinin müzik kolları) ve alan dışı mezunlar (Genel, Anadolu Liseleri, İmam Hatip Liseleri, Meslek Liseleri, Çok programlı Liseleri ve Meslek Yüksek Okulları) oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılabileceği için örneklem alınma yoluna gidilmemiştir.

2.3.Verilerin Toplanması
Bu araştırmanın nicel verileri için son üç yılda bölüm özel yetenek sınavlarına alan ve alan dışından
giren toplam 1015 adayın, özel yetenek sınav puanları (ÖYSP), Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AÖBP)
ve Öğrenci Seçme Sınav Puanları (ÖSS) listelenmiş ve nicel veriler olarak kullanılmıştır. Nitel veriler ise, araştırma ile ilgili önceden yapılmış bilimsel yayınların ve araştırmaya kaynaklık edecek ilgili literatürün
“kaynak tarama” yolu ile ayrıca AGSL öğretmen ve idarecileri ile bu kurumlarda öğrencilerin mezun aşamasına kadarki toplam ders yüklerinin belirlenmesi için yapılan görüşme yöntemi ile toplanması sonucu elde edilmiştir.
2.4.Verilerin İşlenmesi ve Çözümlenmesi
Elde edilen veriler Microsoft Office 2000-Excel Programı kullanılarak bilgisayar ortamına geçirilmiştir. Alandan ve alan dışından sınava gelen adayların puanları ve bu puanların ÖSS, AOBP ve ÖYSP (özel yetenek
sınav puanları)’leri sonucu yerleştirmedeki sonuçları için, öğrenci seçme kılavuzunda yer alan hesaplamalar ve katsayılar yardımı ile puanları hesaplanmıştır. Bu işlem tüm adaylar için değil 1015 adayın ortalama ÖSS, AOBP ve ÖYSP’leri dikkate alınarak alan ve/veya alan dışından gelen adaylar için yapılmıştır. Son olarak analizler
sonrasında elde edilen bulgular Microsoft Office 2000-Word Programında tablolaştırılmış ve sonuçlar, adayların yerleştirme puanlarına yansımalarını ifade etmek için yorumlanmıştır.

2.5.Konu İle İlgili Araştırmalar
Yapılan tarama sonrasında araştırma konusu ile I. derecede ilgili çalışma Bülent TULHA tarafından “ÖSYM’nin Yüksek Öğretim Programlarına Öğrenci Yerleştirme Sistemine Göre Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin Genel Liseleri Karşısındaki Mağduriyeti” isimli araştırma raporudur. Tulha çalışmasında, YÖK, MEB, ve ÖSYM başkanlığının yürüttüğü ortak çalışmalarda bir mesleğe yönelik program uygulayan liselerden mezun öğrencilerin kendi alanları ile ilgili tercih yaptıklarında bazı avantajlar sağlandığını ama bu avantajın AGSL öğrencileri için söz konusu olmadığını ifade ederek, AGSL öğrencilerinin genel liselerden gelen öğrenciler karşısındaki mağduriyetini sayısal veriler ile detaylandırmıştır.
Araştırma konusu ile ilgili diğer bir çalışma Erdem ÜNVER’in “Bir Yetenek Sınavının Ardından” isimli makalesidir. 2003 yılında (sayı:157) yayımlanan makalesinde Ünver, 2001-2002 yıllarında Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi GSEB’de uygulanan resim yetenek sınavları sonucunda elde ettiği verileri irdelemiş ve
değerlendirmiştir.
3. BULGULAR VE YORUM
3.1.Ek puan uygulaması
Özel Yetenek Sınavı uygulayan yüksek öğretim kurumlarında ek puan uygulaması ancak Eğitim Programları (Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Grafik Öğretmenliği, Mesleki Resim Öğretmenliği, Müzik Öğretmenliği, Resim iş Öğretmenliği, Rekreasyon, Seramik Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği ve Spor Bilimleri) dışında özel yetenek gerektiren programlara öğrenci alımı sırasında söz konusu olmaktadır.
Özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan yüksek öğretim programları, belirleyecekleri bir yöntemle, yerleştirmede kullanacakları puanlara adayların ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarını katacaklar; bir
mesleğe yönelik program uygulayan liselerden mezun olan adayların aynı alanda öğretim yapan bir programa yerleştirilmesi söz konusu olduğunda bu adayları ağırlıklı ortaöğretim başarı puanından hesaplanacak ek puan
uygulamasından yararlandıracaklardır.Özel yetenek sınavları puanlarının içindeki ek puan ağırlığının ne olacağına yükseköğretim kurumları kendileri karar vereceklerdir.(2006 ÖYSM Kılavuzu)

Ülkemizde Alan Mezunları ise (Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri), Özel Yetenek Sınavlarında Ek Puan Uygulamasından;
1) Özel yetenek sınavları için başvuru yaptıkları kurumların “Eğitim Programları” içerisinde yer almaları,
2) Anadolu Liseleri statüsünde yer almaları, (bir mesleğe yönelik program uygulayan liselerden olmamaları / Meslek Liseleri gibi) nedenlerden dolayı yararlanamamaktadırlar.

3.2 Katsayılar ve Avantajları
Alan Mezunu Aday : (1 x ÖYSP-SP) + (0,52 x AOBP) + (0,36 x ÖSS-P)
Alan Dışı Aday : (1 x ÖYSP-SP) + (0,16 x AOBP) + (0,47 x ÖSS-P)
(AOBP fark :0,36) (ÖSS fark :0,11)
Yerleştirmede kullanılan (ÖYSP-SP)’nin alan ve alan dışından gelen adaylar için katsayısı 1 (bir) ‘dir.
Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı puanı katsayılarında alan mezunları alan dışı mezunlara göre (0,36) puan avantajlılarken; Öğrenci seçme Sınavı Puanı katsayılarında alan dışı mezunlar, alan mezunlara göre (0,11) puan
avantajlı durumda görünmektedirler. Özel Yetenek Sınavlarında uygulanan katsayılar incelendiğinde alan mezunlarının ek puan
uygulamasından yararlanamasa da sınavlarda uygulanan katsayılara ait toplamlara dikkat ettiğimizde bu toplamının (0,52+0,36=0,88) alan mezunları için:0,88;alan dışı mezunlar için (0,16+0,47=0,63) 0,63 olduğu ve bu iki alan arasındaki (0,88–0,63=0,25) 0,25 farkın ise alan mezunlarına yönelik olduğudur.Katsayı toplamlarındaki bu farklılık alan mezunu adaylar için bir çeşit ek puan / avantaj şeklinde düşünülebilir.

3.3.Liselerdeki Alan Uygulamaları ve Özel Yetenek Sınavlarındaki Katsayı Değişmeleri
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretimin lise devresinde öğrencilerin istedikleri alanda branşlaşmalarını sağlamak amacı ile liselerin faklı sınıflarında seçim yapılarak alan uygulamaları yapmalarına olanak
sağlamaktadır. Genel Liselerde, Fen Liselerinde, Anadolu Öğretmen Liselerinde bu alanlar fen bilgisi alanı, Türkçe-matematik alanı, sosyal bilgiler alanı, yabancı dil alanı olarak belirlenirken; Sağlık Meslek Liselerinde labaratuar, ortopedi, çevre sağlığı, tıbbi sekreterlik vb., diğer meslek liselerinde ise muhasebe, elektrik, banka, motor, dış ticaret, matbaacılık, vb. alanlar olarak saptanmıştır.
Özel yetenek sınavlarında tüm bu alanlardan mezun adayların başvuruları, alan dışı olarak kabul edilir ve yukarıda ifade edilen katsayılarla çarpılır. Eğer öğrenci liselerin (Genel veya Anadolu, Meslek, Öğretmen
liselerinin) veya Konservatuvarların Müzik/Sanat Alanı’ndan geliyorsa, başvurusu alandan yapılmış olarak alınmakta ve farklı bir katsayı uygulanmaktadır. Bu durumda başvuran adaylar ile 4 yıl ağırlıklı olarak müzik alan dersleri alan ve yüksek öğretimde güzel sanatlar okumak amacı ile kendisine lise devresinde hedef
belirleyip branş seçen AGSL öğrencilerine aynı katsayılar uygulanmaktadır.

3.4.Özel Yetenek Sınavlarında Yerleştirmeye Esas Olan Puan Türlerinin Alan ve Alan Dışından Gelen
Adaylara Yansıması
3.4.1Özel Yetenek Sınav Puanı (ÖYSP)
Alandan gelen adayların özel yetenek sınavlarına başvuru sayısı her yıl artmaktadır. Alandan gelen bu öğrenciler (AGSL mezunları),özel yetenek sınavlarına, yaşadıkları farklı problemleri taşımaktadırlar. Bunların
ilki, adayın lise döneminde aldığı eğitim sırasında karşılaştığı problemlerdir. AGSL mezunu adaylar 4 yıl süre ile müzik ağırlıklı eğitim almalarına rağmen öğretim programı, öğretmen eksikliği, liselere giriş yetenek sınavlarında başvuran aday azlığı, aile tutumu vb. sorunlar
yaşamaktadırlar. Adaylar tüm bu problemler içerisinde yeterince dolu bir müzik eğitimi alamamalarına rağmen özel yetenek sınavlarının müziksel işitme (tek, çift, üç, dört ses; ezgi ve ritm tekrarı, dikte ve deşifre), çalgı ve ses sınavlarında iyi puanlar alabilmekte ve başarılı olabilmektedirler. Yukarıda sözü edilen problemleri fazlası
ile yaşayan adaylar ise bu problemleri sınav kaygısı olarak taşımaktadırlar.
Okul değişkenine göre alan ve alandışı mezunların aynı sınav kaygısı taşıdıkları, fakat cinsiyet değişkenine göre kız öğrencilerin erkeklere göre daha çok sınav kaygısı yaşadığı belirlenmiştir(Sazak,
Ece;2004). Yine bu adaylar arasında, dört yıl ağırlıklı olarak müzik eğitimi almalarına rağmen düşük puan alan,
hatta yapılan tüm sınav aşamalarında hiç puan alamayan AGSL mezunu adaylarda bulunmaktadır.
Her geçen yıl özel yetenek sınavları daha da zorlaşmakta ve özellikle alan dışından gelen adaylar için bu sınavlar aynı Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) gibi uzun bir zaman diliminde ve alan uzmanlarının gözetiminde
disiplinli ve daha iyi hazırlanılması (işitme/çalgı/ses alanlarında) gereken sınavlar haline gelmektedir. Alan dışından gelen adaylardan sınava yönelik bir çalışması olmayanlar düşük puanla sınavların 1.aşamalarında
(eleme) elenmekteyken, sözü edilen çalışmaları yapan yetenekli ve istekli adaylar ise sınavlarda başarılı olabilmektedir....

İNTERNET VE YAŞAM BOYU MÜZİK EĞİTİMİ


Paylaş

Doç. Dr. Belir Tecimer*

MÜZED, Kış 2006,
Sayı 15, Sayfa 8-9.

Yirmibirinci yüzyıla damgasını vuran ve öğrenmenin hiç bir zaman çok geç
olmadığına dayalı olan “yaşam boyu eğitim” modelinin, yakın bir gelecekte uzaktan eğitim
konusunda dünyada büyük bir patlamaya yol açması beklenmektedir. Yaşam boyu öğrenmeyi
gerçek kılan ise teknolojinin ta kendisidir.

Teknolojik gelişmeler bu yeni eğitim yönelimleri konusunda toplumsal yaşamın her
alanında değişime neden olmakta ve özellikle eğitim kurumlarının yapı ve işlevlerini de
etkilemektedir. Günümüzde, teknoloji okul öncesi sınıflarından, üniversite ders programlarına
kadar girmiştir. Pek çok kişinin günlük yaşamında bilgisayar ve diğer elektronik araçları
kullanması, elektronik ürünlerin giderek daha karmaşık, daha küçük, kolay taşınabilir ve daha
çok ucuzlamasına neden olmuş ve sonuç olarak kullanımı giderek dahada yaygınlaşmıştır.

Teknoloji, öğrenmeyi kişiye özel ve kişisel bir tecrübe haline getirerek, bireyi en üst
düzeyde motive etmektedir. Bireyler istedikleri şeyi, istedikleri zaman, yaşamlarının her
aşamasında öğrenebilirler. Özellikle geleneksel eğitim modelleri ile zorluk çeken yetişkinler
ve çocuklar için teknoloji ile öğrenme, başarının başkaları tarafından yargılanmasını önler ve
kişinin istediği hızda öğrenmesine olanak tanır.

İnanılmaz ölçüde elektronik aracın yaratılması şüphesiz okullardaki müzik eğitimi ve
öğretimini de doğrudan etkilemektedir. Artık dünyanın pek çok ülkesinde, diğer eğitim
alanlarında olduğu gibi müzik eğitiminin her düzeyinde dersler teknoloji desteği ile
yürütülmektedir. Müzik teknolojisindeki son gelişmeler hem öğretmene, hem de müzik
öğrencisine müzik kuramları, müzik tarihi, müzik literatürü, müzik eğitimi ve performans gibi
temel müzik alanlarında yeni olanaklar sunmaktadır. Müzik eğitimcileri hem kendi, hem de
öğrencilerinin bilgi ve becerilerini geliştirmek, performanslarını artırmak, çalgı çalabilme
veya söyleyebilme yeteneklerini geliştirmek, yaratıcılıklarını ve motivasyonlarını artırmak
için internet, televizyon, video, video kamera, DVD, CD, CD-ROM, elektronik piyanolar,
bilgisayar, bilgisayar yazılım programları (software), MIDI vb. teknolojileri müzik sınıflarına
taşımaktadırlar.

Teknolojinin müzik eğitiminde kullanılmasının amacı öğretmen ile öğrenci arasındaki
iletişimi kaldırmak veya klasik eğitim sistemini yıkmak değil, sunmuş olduğu avantajları
destekleyici kaynak olarak kullanmaktır. Geleneksel müzik eğitimi, teknolojinin kullanımı ile
artık daha etkili ve çok boyutlu hale gelmiş, yeni teknolojiler müzik öğrenme ortamını
“teknolojik öğrenme merkezi”ne dönüştürmüştür.

İnternet günümüzde artık insan hayatının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Genellikle
e-mail yollamak veya almak, her hangi bir konuda araştırma yapmak, bir şey satın almak
insanların günlük alışkanlıkları arasına girmiştir. İnternette özellikle herhangi bir konuda
dünyanın dört bir tarafından sunulan bilgi ise inanılmaz bir düzeydedir.

*
GÜFEF, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğr.Üyesi

İnternetin getirdiği imkanlar ile artık dünyanın pek çok yerinde bazı üniversiteler
internet aracılığı ile “uzaktan müzik eğitimi” vermektedir. Bu dersler, daha çok öğretmenin
sınıfta öğrencileri ile yüz yüze yaptığı dersleri destekleyici olarak kullanılmaktadır. İnternet
ile müzik alanında uzaktan eğitim, öğrencilerin yanı sıra meslek hayatına atılmış
müzisyenlerin ve müzik eğitimcilerinin ve hatta müzikseverlerin yaşam boyu eğitimlerine de
katkı sağlamaktadır. Web-tabanlı eğitim materyalleri, CD-ROM, yazılım programları, e-mail
ve tartışma alanları ile sanal ortamda öğrenciler için verilen derslerin yönetimi oldukça
kolaydır. Eğitim sistemine web adresinden giriş yapılarak, derslere kayıt yaptırmak yeterli
olmaktadır. Ders öğretmeni, sanal ortamda öğrenme yöntemlerini, ders içeriklerini,
tartışmaları, değerlendirmeleri, ödevleri vb. tanımlayabilmektedir. Sanal sınıf araçları ile canlı
ve eş-zamanlı iletişim sağlanabilmektedir. Örneğin, metin tabanlı sohbet ortamı
oluşturulabilmekte ve web kameraları ile görüntülü iletişim kurulabilmektedir. Öğrenciler
ders esnasında soru sorabilmekte ve öğretmen bu soruları eş zamanlı olarak
cevaplayabilmektedir. Öğretmen, değerlendirme testleri, soru bankaları ve alıştırma sınavları
hazırlamakta ve bunlar otomatik olarak değerlendirilebilmektedir. Hatta, öğrencilerin ders
içerikleriyle ne kadar etkileşebildiklerini ve derse devam edip, etmediklerini de izlemek
mümkündür.

Mevcut internet ile yetinmeyen dünyanın çeşitli ülkelerinden 200’den fazla üniversite,
endüstri ve hükümetler “İnternet2” olarak adlandırılan yeni bir proje üzerinde çalışmaktadır.
İnternet2 projesinin amacı, bugün kullanılan internetten daha ileri düzeyde bir haberleşme ağı
ve teknolojisi oluşturmaktır. Kurulacak daha hızlı, daha güçlü bir iletişim ağı ile CD
kalitesinde ses ve görüntü elde etmeye çalışılmaktadır. Bu proje ile katılımcı üniversiteler
arasında hali hazırda deneme çalışmaları yapılmaya başlanmış ve İnternet2 eğitim amaçlı
olarak bazı üniversitelerin dersliklerine girmiş bulunmaktadır.

İnternet2’nin sunduğu daha mükemmel haberleşme ağı müzik eğitimi alanında yeni bir
kapı açmaktadır. Artık video-konferans teknolojisi ile bir müzik eğitimcisi, uzaktaki öğrencisi
ile örneğin keman dersi yapabilmektedir. Hatta, öğretmen dünyanın diğer ucundaki ünlü bir
müzisyeni dersine davet edebilmekte, birbirlerini daha iyi duyarak, daha iyi görerek estetik
değerlendirmeler yapabilmektedirler. Böyle bir tecrübe öğrenciler için hiç şüphesiz inanılmaz
bir öğrenme ve motivasyon kaynağı olmaktadır.

Eğitim kurumlarının vermiş olduğu uzaktan eğitime ek olarak internet, müzik ve
eğitimi konusunda pek çok sitede müzik bilgileri içermekte ve müzik eserlerinin
dinlenebilmesi için oldukça geniş bir kaynak oluşturmaktadır. Müzik eğitimcileri internetin
sunduğu bu bilgileri ders içerisinde kullanabileceği gibi, öğrencilerinden ders dışında
alıştırmalar yapmasını da isteyebilecektir. İnternet ortamında sunulan yazılım programları hiç
kuşkusuz hem öğrencilere, hem de öğretmenlere inanılmaz kapılar açmaktadır.

Nota web sayfaları her çeşit müziği dinlemek, kopyalamak veya üzerinde çalışmak için
önemli bir kaynak oluşturmaktadır. İnternette sunulan bir müzik eserini dinleyebilmek,
notasını görebilmek ve bir kopyasını alabilmek için ayrı bilgisayar yazılım programlarına
ihtiyaç vardır. Sibelius’un Scorch, Adobe Reader (5.0 veya üstü) ve Quicktime internetteki
notaları kopyalayabilmek için yine internette sunulan yazılım programlarıdır. İnternetten
ücretsiz olarak eserlerin ses kayıt ve notasının kopyalanmasına izin veren web sayfalarından
bazıları şunlardır:

• Sibelius Music
(www.sibeliusmusic.com),
• Sheet Music Online
(Yaprak nota) (www.sheetmusic1.com),

www.muzikegitimcileri.net

• The Sheet Music Archive
(Müzik arşivi) (www.sheetmusicarchive.net),
• Music Scores (Notalar)
(www.music-scores.com),
• Easy Sheet Music
(Kolay yaprak notalar) (www.easysheetmusic.com),
• All Piano Sheet Music
(Piyano yaprak notaları) (www.allpianosheetmusic.com),
• 247 Sheet Music
(247 yaprak nota) (www.247sheetmusic.com/downloads),
• Yamaha
(www.yamahamusicsoft.com) ve
• The Mutopia Project
(www.mutopiaproject.org).

Müzik tarihi, bestecilerin hayat hikayeleri ve müzik terminolojisi web sayfalarından hem
ders esnasında, hem de ders dışında yararlanmak mümkündür. Bu sayfalardan bazıları:

• Virginia Tech Multimedia Music Dictionary
(Müzik sözlüğü)
(www.music.vt.edu/musicdictionary/),
• Essentials of Music
(Müziğin temelleri) (www.essentialsofmusic.com),
• Worldwide Internet Music Resources: Composers
(Besteciler)
(http://www.music.indiana.edu/music_resources/composer.html),
• Music History 102: A Guide to Western Composers and Their Music from the Middle
Ages to the Present
(Müzik tarihi) (www.ipl.org/exhibit/mushist/),
• The Classical Music Navigator
(Klasik müzik kılavuzu)
(www.wku.edu/~smithch/music/ index2.htm),
• Learning Zone from Naxos
(Öğrenme merkezi)
(www.naxos.com/newdesign/fcomposers.files/bcomposers.asp) ve
• Dr. Estrella’s Incredible Abridged Dictionary of Composers
(Besteciler sözlüğü)
(www.stevenestrella.com/composers) belirtilen konularda hazırlanmış web
sayfalarından sadece bazılarıdır.
Müzik teorisi sitelerinin sunmuş olduğu ritm, nota okuma, teori, deşifre yapma, diziler vb.
konularda alıştırmalar farklı düzeydeki öğrenciler için hazırlanmıştır. Bu sayfalardan bazıları,

• PracticeSpot: Ideas and Resources for Great Music Lessons
(Alıştırmalar)
(www.practice spot.com),
• Ricci Adams’ Music Theory
(Müzik teori) (www.musictheory.net),
• Theory on the Web: An On-line, Hypertext for Music Theory
(Müzik teori)
(www.smu.edu/totw/) ve
• Introduction to Music Theory and Aural Skills
(Müzik teori ve kulak eğitimi)
(www.murraystate.edu/qacd/cfac/music/mus109entry.htm) dir.

Müzisyenler ve müzik eğitimcileri, interneti bilgi edinme ve haberleşme amaçlarının yanı
sıra kendi fikirlerini diğer insanlarla paylaşabilmek için kişisel siteler hazırlamak yoluyla
kullanmaktadırlar. Bu sitelerde genellikle kişisel bilgilere, müzik, müzik eğitimi, öğretim
yöntemleri, müzik öğretim araçları vb. sayfalara yer verilmektedir. Kişiler, bu siteler ve e-
mail aracılığı ile diğer müzisyenler ile çabuk ve kolay bir haberleşme ağı kurabilmektedirler.
Bu kişilerin web sayfalarına on-line araştırmalar yapılarak ulaşılabilmektedir.

Kişisel web sayfalarının yanı sıra, genel anlamda, daha kapsamlı ve Türkçe hazırlanmış
müzik siteleri de vardır. Bu sitelerden en büyüğü Beethoven’e adanmış olan “Beethoven
Klasik Müzik Sitesi” (http://www.beethovenlives.net) dir. Bu sitede Beethoven’in hayatı ve
eserlerinin yanı sıra çalgılar, müzik sözlüğü, müzikle ilgili yazılar ve makaleler, nota arşivi,
nota öğretimi, MP3 ve pek çok link mevcuttur.


“Müzik Eğitimcileri Sitesi” (http://www.muzikegitimcileri.net) ise müzik eğitimi
alanında ulusal veri bankası olarak tasarlanmış bir başka sitedir. Bu sitede yine pek çok
bilimsel araştırmalar, yayınlar, Türkiye’deki müzik okulları, indirilebilecek müzik eserleri,
müzikle ilgili duyurular, linkler, serbest kürsü vb. pek çok sayfa mevcuttur. Ancak
unutulmaması gereken bir şey var ki, internette sunulan web sayfaları hergün değişebilmekte
ve arama yapıldığı zaman bazıları aktif olmayabilmektedir.

Sonuç olarak, geleneksel eğitim ortamındaki öğretmen ve öğrenci etkileşiminin yerini hiç
bir şey alamayacaktır. Ancak, teknolojinin sunduğu kaynaklar müzik öğretimine farklı bir
yaklaşım getirmektedir. Herkes müzik teknolojisini kullanmayı seçmeyebilir, ancak
teknolojinin eğitime olan olumlu etkilerini gözardı etmek bir hata olacaktır. Çünkü, teknoloji
müzik eğitimine kaliteli ve etkili bir eğitim için inanılmaz olanaklar sunmaktadır. Türkiye’de
müzik eğitimi veren üniversitelerin uzaktan eğitim imkanları yaratması, öğrencilerin yanı sıra
müzisyenlerin ve müzik eğitimcilerinin mezuniyet sonrası eğitimleri için de oldukça önem
taşımaktadır. Ayrıca, yeni müzik siteleri ve Türkçe yazılım programları hazırlanmalı ve on-
line forumlar oluşturularak müzik eğitimi konusunda bilgi değişimi sağlanmalıdır.


KAYNAKLAR

Avrupa Birliği Ülkelerinde Yükseköğretim. http://www.yok.edu.tr/egitim/avrupa.doc (08/12/2005).
Edwards, Carol (May 1993). Life-Long Learning. Communications of the Association of Computing
Machinery, 36 (5), 76.

Internet2. (1996-2005). http://www.internet2.edu (15 Eylül, 2006)

The Music Technology Guide (2002-2003). Akron, Ohio: Lentine’s Music Inc.
Related Posts with Thumbnails