Hayat bir ritimle başlar, O ritme katılan diğer seslerle bir armoni oluşur... Kimi zaman güzel tınlarız bir birimize, kimi zaman disonans! Sonunda! Final çizgisine gelindiğinde hayatın, tekrar işareti ararız ama yoktur genelde... Akortlar tamam mı birbirimize?
BAKIŞ ACISI ! Hayata bakışta, en doğru açı "Burnumun diki" ne de olsa baktığım yöne gitmek en sağlıklısı :) Birde en yakını hedefleyince, her durumda uzağa daha yakın oluyorum sanırım ondan olsa gerek...
Bakış açısı kelimesi oldum olası bana saçma gelir, hangi açıdan neyi göreceğimi benden çok, başkalarının duruşu belirler. Çoğu zaman bu durum, daha çok bir "Bakış Acısı" olur algımızda ve acı verir doğası gereği.
Sonrası zaten malum... "...beni anlamadın..." diye sıradan bir sonuç çıkar karşımıza. Anlamak çözüm olmaz zaten insan egosu karşısında. Çünkü karşıdan algılanan sadece nasıl ifade ettiğindir.
O da onun bakışı olur ve gard alınır karşılıklı hayata ve kişilere. Aslında gard korunmak için alınmamış, tam aksine saldırı amaçlıdır vahşi bastırılmışlığımızda. Çünkü herkes kendine hükümettir, anayasası değişken. Sadece "GÖRÜŞ" bildirir kendine devlet bakanı. Ve bakışlarıyla değerlendirdiği hayatı, görüşleriyle çarpıtarak anlatır insanoğlu insan! Çünkü "Hafıza hep içe dönüktür ve kıttır kelime hazinesi". Benim gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder