Nazım Hikmet Ran' ı Saygıyla Anıyoruz

Nazım Hikmet Ran 'ın Biyografisi

15 Ocak 1902'de Selanik'te doğdu. Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü'nde güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten ayrıldı, bu arada ilk şiirlerini yayımladı.
1921 başlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Anadolu'ya geçti, Bolu'da öğretmen olarak görevlendirildi.
Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) yazıldı. Burada siyasal bilimler ve iktisat okudu.
1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği'ne gitti.
1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı.
1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı.
1938'de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova'ya gitti.
1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı.
3 Haziran 1963'te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova'da Novodeviçye Mezarlığı'nda toprağa verildi.





Otobiyografi
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
                                                                         ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
                                              ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
                                                                verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te
961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
                                                 sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
                                ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
                       çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
       camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
       ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
       Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam de şart değil
başbakan fakan olacağım da yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
                             insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
                  başımdan neler geçer daha
                                              kim bilir

Büyük Taarruz 2.Bölüm Kuvayi Milliyet Destanı Nazım Hikmet


(11.9.'61 - Doğu Berlin)



Nazım Hikmet Ran Kronolojisi
1902 : 15 Ocak'ta Selânik'te dünyaya gelir.
1913 : "Feryad-ı Vatan" başlığını taşıyan ilk şiirini yazar. Galatasaray Sultanisi'nde ortaokula başlar.
1914 : Ekonomik nedenlerle Nişantaşı Sultanisi'ne geçer.
1917 : Bahriye Mektebine girer.
1918 : İlk kez bir şiiri yayınlanır. Yeni Mecmua'da yayınlanan bu ilk şiiri "Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı" başlığını taşır.
1920 : Bahriye'yi bitirmesine birkaç ay kala sağlık nedeniyle ayrılmak zoruna kalır. İstanbul işgal altındadır.
Arkadaşı Vâ-lâ Nurettin ile birlikte gizlice Anadolu'ya geçer. Ankara Hükümeti tarafından Bolu'ya öğretmen olarak atanır.
1921 : Azerbaycan üzerinden Moskova'ya gider. Devrimin ilk yıllarına tanık olur. Ekonomi politik öğrenim görür. Sanat çalışmalarına katılır.
1924 : Moskova'da yayınlanan ilk şiir kitabı "28 Kânunisani" sahnelenir.  12 Mart günü Pravda'da bu gösteri övgüyle yer alır. Türkiye'ye döner ve  Aydınlık Dergisi'nde çalışmaya başlar.
1925 : Ankara İstiklâl Mahkemesi'nde gizli örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle yokluğunda yargılanarak "on beş yıl küreğe konulma cezası" verilir. Bu durum onun ülkeden ayrılmasına yol açar. Moskova'ya gider.
1926 : Viyana'ya geçerek ileride suçlanmasına konu olarak "parti" toplantısına katılır. Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, "küreğe konulma" cezası ortadan kalkar.
1927 : Katılmış olduğu "Viyana Konferansı" nedeniyle İstanbul Ceza Mahkemesi'nde yokluğunda yargılanır. Üç ay hapis cezası verilir.
1928 : Yurda dönmek üzere Moskova'daki Büyükelçiliğe başvurur. Pasaport almak istemektedir. Ancak kendisine yanıt verilmez bunun üzerine gizlice sınırı geçerse de Hopa'da yakalanır. İstanbul üzerinden Ankara'ya götürülür. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde, daha önce yokluğunda yapılan yargılamalar yinelenir. Üç ay hapis cezası verilir. Cezaevinde geçirdiği süre gözönüne alınarak serbest bırakılır.
1929 : Resimli Ay Dergisi'nde çalışır. İlk şiir kitabı "835 Satır" yayınlanır. Bunu diğerleri izler.
1930 : "Sesini Kaybeden Şehir" başlıklı şiir için dava açılır. Yargıtayca aklanır.
1931 : "1+1=1", "835 Satır", "Jokond ile Si-Ya-U" ile bir kez daha "Sesini Kaybeden Şehir" ve "Varan 2" adlı kitapları hakkında dava açılır. Hepsinden aklanır.
1932 : "Kafatası" oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahneye konur.
1933 : "Gece Gelen Telgraf" şiirinden dolayı yargılanır. Altı ay üç gün hapis cezası verilir. Babası bir kaza sonrası ölür. Onun ölümü üzerine "Hiciv Vadisinde Bir Tecrübei Kalemiye" başlıklı şiiri yazar. Şiirde babasının patronu Süreyya Paşa'ya hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılır. Bir yıl hapis, 200 lira para cezasına çarptırılır. Bu sıralarda "gizli örgüt" kurduğu savıyla Bursa Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan ayrı bir davada idamı
istenir. Dört yıl ağır hapisle cezalandırılır.
1934 : Cumhuriyetin 10. Yılı nedeniyle çıkarılan af yasasından yararlanır. Serbest bırakılır.
1936 : Gizli örgüt kurmak ve yönetmek savıyla yargılanır ve aklanır.
1937 : "Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı" yayınlanır.
1938 : Askeri öğrencileri isyana teşvik suçlamasıyla da "Donanma" davaları açılır. Toplam 28 yıl 4 ay ağır hapisle cezalandırılır.
1941 : Bursa'da "Memleketimde İnsan Manzaraları" nı yazmaya başlar.
1943 : Cezaevi arkadaşı Orhan Kemal tahliye olur. Balaban'ın resim çalışmalarına yardımcı olur, yetişmesini sağlar.
1944 : Karaciğer ve kalp rahatsızlıkları başlar.
1949 : Basında haksız mahkumiyetine ilişkin yazılar artmaya başlar. Ahmet Emin Yalman, Vatan Gazetesi'nde "Tevfik Fikret ve Nâzım Hikmet" başlığını taşıyan bir yazı yayımlayarak dikkatleri Nâzım'ın haksız mahkumiyeti çeker.
1950 : Yurt içinde ve dışında çeşitli kuruluşlarca "Nazım'a Özgürlük Kampanyaları" açılır. Meclis'in gündeminde bulunan Af Kanunu'nu çıkarmadan tatile girmesi üzerine, Nazım, 8 Nisan'da açlık grevine başlar. Aynı gün, Bursa'dan İstanbul'a Paşakapısı Cezaevi'ne götürülür. 23 Nisan'da grevini avukatlarının isteği üzerine geçici olarak durdurur. Ağır hastadır, doktorlar üç ay bir hastanede tedavi görmesi gerektiğini belirtirler. Ancak durumunda hiçbir değişiklik olmayınca 2 Mayıs'ta yeniden greve başlar. Açlık grevi kamuoyunda büyük yankı uyandırır. İmza kampanyaları başlatılır. "Nâzım Hikmet adlı bir dergi çıkarılır 9 Mayıs'ta annesi Celile Hanım 10 Mayıs'ta şair Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat açlık grevine başlarlar. 14 Mayıs seçimleri sonucunda ortaya çıkan yeni durum üzerine, 19 Mayıs'ta greve ara verir. Çıkarılan Genel Af Kanunu'yla serbest bırakılır. 22 Kasım'da Dünya Barış Konseyi tarafından Pablo Picasso, Paul Robeson, Wanda Jakubowska ve Pablo Neruda'yla birlikte "Uluslararası Barış Ödülü"nü almaya hak kazandığı açıklanır. Kendisinin katılamadığı törende ödülünü Neruda alacaktır.
1951 : Oğlu Memed dünyaya gelir. Askere çağrılır, 49 yaşındadır ve hastadır. Üstelik askeri okulda öğrenci olarak geçirdiği sürelerin yasa gereği askerliğe sayılması gerekmektedir. Yaşamına yönelik tehditler üzerine ülkeden ayrılır. 15 Ağustos günü resmi gazetede, Bakanlar Kurulu kararıyla "yurttaşlıktan çıkarıldığı" duyurulur. Dünya Barış Konseyi'nin bir yıl önce kendisine verdiği "Uluslararası Barış Ödülünü" Prag'da düzenlenen bir törenle alır.
1952 : Çine'e gider. Ancak hastalanınca gezisini yarım bırakmak zorunda kalır. Enfaktüs geçirmiştir. Dört ay yatar. Bundan sonraki yaşamı artık doktor gözetiminde geçecektir.
1953 : Uluslar arası toplantılara katılmayı sürdürür. "Bir Aşk Masalı" oyunu Moskova'da sahnelenir. Bunu diğer oyunlarının sahnelenmesi izler.
1958 : Paris'e gider. Aralarında Aragon ve Picasso'nun da bulunduğu çok sayıda yazar ve sanatçıyla görüşür.
1962 : Sovyet Yazarlar Birliği tarafından 60. yaş günü kutlanır. Yazarlar Evi'nde düzenlenen gecenin ertesinde Politeknik Müzesi'nde, okuyucuları için ikinci bir toplantı gerçekleştirilir. Gecenin yöneticiliğini İlya Ehrenburg yapar.
1963 : Afrika'ya, Tanganika'ya gider. "Cenaze Merasimim" başlıklı şiirini kaleme alır. (Nisan) 3 Haziran sabahı Moskova'da evinde ölür.  
Kaynak www.nazimhikmet.info

İl dışı atmada yaşanabilecek mağduriyet...

MEB' de  PLANSIZ PLANLAMA!
MEB 2011 yılında büyük bir atama sınavı verecek

Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs ayından itibaren büyük bir sınav verecektir. Yıllardır bir türlü köklü çözüme kavuşturulamayan Öğretmen atama ve yer değiştirme işlemleri 2011 Yılı için de 700 bin öğretmeni ilgilendirdiği için büyük bir öneme sahiptir. 

700 bin öğretmeni çok yakından ilgilendiren 2011 yılı tayin dönemi, birçok sorun ve kafalardaki sorularla başladı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri için 2011 yılı çok önemli bir yıl haline geldi. Çünkü bir tarafta ek atama bekleyen öğretmenler, bir tarafta kadroya geçmeyi bekleyen sözleşmeli öğretmenler, bir tarafta tayin sıkıntısı yaşayan ve 1 yıldır seslerini duyurmaya çalışan öğretmenler, bir tarafta da seçimler.

Milli Eğitim Bakanlığı 6 Mayıs 2010 tarihinde düzenlediği yeni Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile birlikte bir çok yeniliğe imza atmıştır. Bu yeniliklerin bazısından 30 Temmuz 2010’da yönetmeliği değiştirerek vazgeçerek eskiye tekrar dönüş yapmıştır. Yapılan birçok değişiklik beraberinde dağ gibi sorunlar doğurmuş ve yüzlerce dava açılmasına neden olmuştur. 

Ancak Öğretmenlerin İl içi ve İl Dışı Tayin istemeleri 1 yıl boyunca bir türlü sağlıklı bir çözüme kavuşamamış ve birçok davalar açılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs ayında çıkardığı ve il içi ve il dışı atamaları birlikte yapma kararından, yaşanan bir çok aksaklık üzerine Temmuz ayında yönetmeliği değiştirerek vazgeçmiştir ve böylece bir hatadan dönmüştür. Ancak sıkıntılar bitmemiştir. 

Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU eğitim öğretimde aksaklıkların yaşanmaması ve eğitim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması için geçtiğimiz günlerde, Öğretmen atamalarının Yılda bir defa Ağustos ayında gerçekleştirileceği konusunda ısrarlı olduklarını belirtmişti. Ancak 1 yıl içerisindeki uygulamalara baktığımızda yönetmeliğin çıkmasının hemen akabinde 2010 yılında Şubat ataması yapılmadığı için mağdur olduğunu söyleyen öğretmenlerin tepkileri üzerine 2010 yılı Haziran ayında İl dışı tayinlerin hemen öncesinde 10 bin ek öğretmen ataması yapılmıştır. 2010 yılında yapılan ve kamuoyunda çok tartışılan KPSS sınavında yaşanan kopya olayları neticesinde sınav iptal edilmiş ve birçok öğretmen atama beklerken bu öğretmenler atanamamıştı. Bugünlerde çeşitli forumlarda , internet sitelerinde ve sosyal gruplarda Milli Eğitim Bakanlığının KPSS mağduru öğretmenlerin tepkileri üzerine Haziran ayında 30 bin ek öğretmen ataması yapacağı gündeme gelmiştir. Daha şimdiden oluşan bu haberlerle kamuoyunda çok büyük bir beklenti oluşturulmuştur. Bu konuda Bakanlık yetkilileri bir an önce resmi açıklama yapmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs ayından itibaren büyük bir sınav verecektir. Yıllardır bir türlü köklü çözüme kavuşturulamayan Öğretmen atma ve yer değiştirme işlemleri 2011 Yılı için de büyük bir önem arz etmektedir. Bakanlığın önünde şu an özür durumu tayinler, Mayıs ayında yapılacak il içi tayinler , Mayıs sonu haziran başı il dışı tayinler, yapılması planlanan Ek atamlar, ardından özür grubu tayinler, sözleşmeli öğretmenlerin özür grubu tayinleri ve Ağustos ayı Öğretmen atamaları var. MEB’in bu konuda çok iyi planlama yapması gerekmektedir. MEB Haziran ayında 30 bin öğretmen atamayı düşünüyorsa eğer bunu iyi bir planlama ile yapmalıdır. Acele bir alım yapılmamalıdır. Çünkü Haziran ayı İl dışı tayinlerin yapılacağı bir dönemdir. İl dışında kontenjan uygulanması nedeniyle yeterince mağdur edilen öğretmenler bu defa mağdur edilmemelidir. Bu öğretmenler, hergün bize attıkları sayısız maillerde sıkıntılarını dile getirmektedirler. Bu konuda evet çok büyük sıkıntılar vardır. Bunları maddeler halinde özetleyecek olursak;



1. İl içi tayinlerin il dışından önce yapılması nedeniyle norm kadroların dolması.

2. İl içi tayinlerde uygulanmayan kontenjan sınırlamasının İl dışı tayinlerde uygulanması.

3. Temmuz ayında yapılan değişiklikle İl içi tayinlerde boş olan tüm normlar tercihlere yansıtılırken, İl dışı tayinlerde yansıtılmama tehlikesi.

4. İl Dışı Tayinlerde Kontenjan Uygulanması ve bu kontenjanların çok sınırlı tutulması

Evet En büyük sorun İl Dışı Tayinlerde Kontenjan sınırlaması ve Boş olan tüm normların tercihlere yansıtılıp yansıtılmayacağı meselesidir. Çünkü tayinlerde 2010 yılında İl dışı tayinlerde uygulanan kontenjan sınırlaması çok büyük tepki çekmiş , gösterilen tepkiler nedeniyle bakanlık kontenjanları arttıracak diye beklerken tam aksini yapmış ve kontenjanları azaltmıştır. Ve bu durum çok tepki çekmiş ve mahkemelik olmuştu. 

Bu nedenle 2011 İl dışı tayinleri EK öğretmen alımından önce yapılmalı ve yeni bir mağduriyet oluşturulmamalıdır. 2010 yılında uygulanan kontenjanların EK öğretmen ataması da göz önünde bulundurularak fazlasıyla arttırılması gerekmektedir.

***2010 ve yılı il içi ve il dışı tayinlerdeki Öğretmen açığı ve 2011 yılı Ocak ayında özür grubu tayinlerdeki öğretmen açıkları ile ayrılan kontenjanların rakamlarla bir kıyaslamasını yapalım.

2010 Yılı Haziran Ayında MEB’in HİZMET bölgelerine göre kadrolu öğretmen açığı: 

3.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 14238

2.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 41237

1.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 85818

Toplam kadrolu öğretmen açığı : 141293

2011 Yılı Ocak Ayında MEB’in hizmet bölgelerine göre kadrolu öğretmen açığı: 

(Not: Rakamlar 2011 yılı Özür durumu yer değiştirmelerde açık gösterilen norm kadrolara göre belirlenmiştir.)

3.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 17587

2.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 51350

1.hizmet bölgesindeki illerdeki kadrolu öğretmen açığı : 81.069

Toplam kadrolu öğretmen açığı : 150006

2010 Yılı İl İçi ve İl Dışı Tayinlerde MEB’İn belirlediği kontenjanların Hizmet bölgesine, İllere ve Bazı branşlara göre dağılımı: 

(Not: MEB 2010 yılında İL içi ve İl dışı yer değiştirmelerde kontenjanları arttırması gerekirken tam aksini yapmış kontenjanları düşürmüştür. Onun için rakamların dağılımı karşılaştırılmalı olarak gösterilmiştir. Kırmızı renkli olanlar en son belirlenen rakamlardır. Sarı renkli olan rakamlar en fazla kontenjan ayrılan iller ve branşlara aittir.)


A.Kontenjanların Hizmet bölgelerine göre yeni dağılımı şu şekildedir: 

*1. Hizmet bölgesindeki illere verilen norm sayısı: 20884 - 20873

*2 .Hizmet bölgesindeki illere verilen norm sayısı: 10255 - 10660

*3 .Hizmet bölgesindeki illere verilen norm sayısı: 15653 – 14238

İl Dışı yer Değiştirmelere ayrılan TOPLAM NORM sayısı: 47309 – 45771 

B.Kontenjanların İllere göre yeni dağılımı şu şekildedir: 

ADANA: 1581
ADIYAMAN: 219
AFYONKARAHİSAR: 738-739
AĞRI: 767-497
AKSARAY:470
AMASYA: 138
ANKARA: 458-459
ANTALYA: 908-910
ARDAHAN: 303-293
ARTVİN: 160-
AYDIN: 273
BALIKESİR: 149
BARTIN:159
BATMAN: 736-651 
BAYBURT: 138-136
BİLECİK: 245
BİNGÖL: 446-405
BİTLİS: 990-879
BOLU: 274
BURDUR: 132
BURSA: 1469
ÇANAKKALE: 179
ÇANKIRI: 127
ÇORUM: 216
DENİZLİ: 345
DİYARBAKIR: 2444-2333
DÜZCE: 389-388
EDİRNE: 307
ELAZIĞ: 201
ERZİNCAN: 107
ERZURUM: 1836-1765
ESKİŞEHİR: 205
GAZİANTEP: 1293
GİRESUN: 161-160
GÜMÜŞHANE: 98-100
HAKKARİ: 739-619
HATAY: 818
IĞDIR: 375-354
ISPARTA:223
İSTANBUL:4454
İZMİR: 676
KARABÜK: 127-126
KARAMAN:131 
KARS:779-744
KAHRAMANMARAŞ: 328 
KASTAMONU: 153-154
KAYSERİ: 854
KIRIKKALE: 159 
KIRKLARELİ:353
KIRŞEHİR: 67-68
KİLİS: 78
KOCAELİ: 1284
KONYA: 814
KÜTAHYA: 348
MALATYA: 182-183
MANİSA: 650
MARDİN: 1568-1526
MERSİN: 383
MUĞLA: 236
MUŞ: 743-599
NEVŞEHİR: 89-91
NİĞDE: 114-115
ORDU: 206-210
OSMANİYE: 293
RİZE: 176
SAKARYA: 1135-1126
SAMSUN: 179
SİİRT: 587-533
SİNOP: 144
SİVAS: 257-255
ŞANLIURFA: 2684-2685
ŞIRNAK: 629-544
TEKİRDAĞ: 1018
TOKAT: 189-191
TRABZON: 433
TUNCELİ: 196-198
UŞAK: 184
VAN: 2515-2298
YALOVA: 71
YOZGAT: 458-460
ZONGULDAK: 439

C.Kontenjanların Branşlara göre dağılımı şu şekildedir: ilk yazan rakamlar önceki kontenjanlar – ikinci rakam ise yeni kontenjandır:

Adalet: 7
Ahşap Teknolojisi: 133-129
Aile ve Tüketici Bilimleri: 8
Almanca: 233
Ayakkabı ve Saraciye Teknolojisi: 11
Bahçecilik: 12
Beden Eğitimi: 2361-2343
Bilişim Teknolojileri: 1535-1515
Biyoloji: 640-621
Biyomedikal Cihaz Teknolojileri: 12
Büro Yön. ve Sekreterlik: 65-63
Coğrafya: 672-647
Çince: 3
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi: 273-257
Din Kült. ve Ahl.Bil. : 2853-2802
Felsefe: 571-552
Fen ve Teknoloji: 1792-1747
İ.H.L. Meslek Dersleri: 232-226
İngilizce: 3652-3541
Kimya/Kimya Teknolojisi: 593-582
Matematik: 1382-1298
Muhasebe ve Finansman:276-270
Müzik:1723-1714
Görsel Sanatlar/Resim: 1427-1410
Okul Öncesi Öğrt: 2312-2243
Rehber Öğretmen: 3461-3367
Sınıf Öğretmenliği: 7017-6434
Sosyal Bilgiler: 1385-1363
Tarih: 789-750
Teknoloji ve Tasarım:2237-2220
Yiyecek İçecek Hizmetleri: 121-120
Zihin Eng.Sınıfı Öğretmenliği: 895-884
Fizik: 334-317
İlköğretim Matematik Öğr.: 1187-1160
İHL Meslek Dersleri Arapça: 146-226
Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme: 100
Tekstil Tek./Tekstil: 15
Sağlık Bilgisi: 121-120
Sanat Tarihi: 34
Psikoloji: 27
Motorlu Araçlar Teknolojisi:56-54
Makine Tek./Makine ve Kalıp:170-168
Metal Teknolojisi:108-105
Konaklama ve Seyahat Hizmetleri:49-48
İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği:75
Harita-Tapu-Kadastro: 24
Güzellik ve Saç Bak.Hizmetleri:170-169
Görme Eng. Sınıfı Öğretmenliği:42-41
Giyim Üretim Teknolojisi:295-292
Gıda Teknolojisi: 74
Fransızca:15
Elektrik-Elektronik Tek./Elektrik: 271-265
Elektrik-Elektro Tek./Elektronik:151-149
El San.Tek./El Sanatları: 148-146

Bu da demek oluyor ki 2011 Haziran ayında yapılacağı söylenen ek atamalar il dışı tayinlerden önce yapılırsa; il dışı tayin isteyecek öğretmenler bundan en fazla zararı göreceklerdir. Çünkü il dışı tayinlerde uygulanan kontenjanlar oldukça sınırlı tutulmaktadır. Bundan sonrası için de aynı şey olacaktır.

Belirlenen kontenjanların öğretmenlerimizin beklentilerine cevap olabilmesi dileklerimizle. Yer değiştirme işlemlerinin tüm öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum.


Alıntı: Musa KURT
Eğitimci
musakurt41@hotmail.com 
Related Posts with Thumbnails