RİTİM ÇALIŞMASI (SIRA RİTMİ-1)



RİTİM ÇALIŞMASI (SIRA RİTMİ-1)
Okul müzik eğitimde uygulanabilecek ritim çalışmalarına uygun, eğlenceli bir çalışma. Aynı zamanda grup çalışması ve konsantrasyonu geliştirebilecek etkili etüt gibide düşünülebilir. Bu video, çalışmanın Birinci ayağını oluşturmaktadır. 2. seviye videolar yakında eklenecek, iyi eğlenceler...

Müzik dinlemenin morali yükselttiği ispatlandı


music,human body,biology,brain,psychology,health,medicine,science
Kanada'da bir üniversitede yapılan bir bilimsel araştırma sonucunda, müzik dinlemenin insana moral veren kimyasal bir maddenin salgılanmasına yol açtığı tespit edildi. 

Nature Neuroscience adlı bilim dergisinde yayımlanan çalışmada, dopamin adlı kimyasal maddenin, insanın en çok haz duyduğu anlarda salgılandığı da belirtiliyor.
Kanada'daki McGill Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, dopaminin müzik dinleme sonucunda da salgılandığıyla ilgili ilk kez bir araştırma yapıldığını söylüyor.
Dopamin, yemek ve para kazanmak gibi somut uyarıcı durumlar karşısında da salgılandığı gibi, âşık olmak gibi somut olmayan uyarıcı durumlarda da salgılanıyor.
Tatlılardan, kokaine kadar geniş bir dizi uyarıcı da dopamin salgılanmasına yol açıyor.
McGill üniversitesindeki deneylerde, müzik dinleyen grubun zihninde, dinlemeyen gruba oranla yüzde 9 daha fazla dopamin salgılandığı saptandı.
Londra'daki Goldsmiths Üniversitesi'nden müzik psikologu Dr Vicky Williamson, bu araştırmada müziğin insanlar için neden önemli olduğu sorusunun cevaplandırılmadığını ancak bu önemin somut olarak ispatlandığını söyledi.
Kanada'daki çalışmalarda, sekiz deneğin beyinleri üç ayrı oturumda, iki farklı teknik kullanılarak tarandı.
Sekiz kişilik bu küçük gruptan önce, 217 kişilik daha büyük bir deney grubu üzerinde çalışmalar yapılmıştı.
Nature Neuroscience adlı bilim dergisinde yayımlanan çalışmada, dopamin adlı kimyasal maddenin, insanın en çok haz duyduğu anlarda salgılandığı da belirtiliyor.
Kanada'daki McGill Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, dopaminin müzik dinleme sonucunda da salgılandığıyla ilgili ilk kez bir araştırma yapıldığını söylüyor.
Dopamin, yemek ve para kazanmak gibi somut uyarıcı durumlar karşısında da salgılandığı gibi, âşık olmak gibi somut olmayan uyarıcı durumlarda da salgılanıyor.
Tatlılardan, kokaine kadar geniş bir dizi uyarıcı da dopamin salgılanmasına yol açıyor.
McGill üniversitesindeki deneylerde, müzik dinleyen grubun zihninde, dinlemeyen gruba oranla yüzde 9 daha fazla dopamin salgılandığı saptandı.
Londra'daki Goldsmiths Üniversitesi'nden müzik psikologu Dr Vicky Williamson, bu araştırmada müziğin insanlar için neden önemli olduğu sorusunun cevaplandırılmadığını ancak bu önemin somut olarak ispatlandığını söyledi.
Kanada'daki çalışmalarda, sekiz deneğin beyinleri üç ayrı oturumda, iki farklı teknik kullanılarak tarandı.
Sekiz kişilik bu küçük gruptan önce, 217 kişilik daha büyük bir deney grubu üzerinde çalışmalar yapılmıştı.

Kaynak: http://www.veteknoloji.com/muzik-dinlemenin-morali-yukselttigi-ispatlandi-38077--.html

FLAMENKO DERSLERİ VİDEO-JUAN MARTİN

JUAN MARTİN- FLAMENKO DERSLERİ VİDEO

Flamenko müziğinin ustası Juan Martin eğitim cd'dir. Flamenko tekniklerini ayrıntılı bir şekilde gösterdiği bu video ile keyifle ve sabırla Flamenko ya başlangıç yapıp geliştirebilirsiniz. İster yukarıdan izleyerek çalış istersen aşağıdaki linklerden ders videosunu indir. Kolay gelsin...
CD-1
http://hotfile.com/dl/93494855/18e5bf7/CD-1_juan-_-martin.part01.rar.html
http://hotfile.com/dl/93494880/01af742/CD-1_juan-_-martin.part02.rar.html
http://hotfile.com/dl/93494897/581137e/CD-1_juan-_-martin.part03.rar.html
http://hotfile.com/dl/93494913/f498066/CD-1_juan-_-martin.part04.rar.html
http://hotfile.com/dl/93502070/b7ac31b/CD-1_juan-_-martin.part05.rar.html
http://hotfile.com/dl/93502105/d5d6e25/CD-1_juan-_-martin.part06.rar.html
http://hotfile.com/dl/93502112/db22d7c/CD-1_juan-_-martin.part07.rar.html
http://hotfile.com/dl/93507510/998a7ff/CD-1_juan-_-martin.part08.rar.html
http://hotfile.com/dl/93511703/6e8687a/CD-1_juan-_-martin.part09.rar.html
http://hotfile.com/dl/93511981/55267ed/CD-1_juan-_-martin.part10.rar.html
http://hotfile.com/dl/93521862/910a19e/CD-1_juan-_-martin.part11.rar.html
http://hotfile.com/dl/93521867/a4f7fd5/CD-1_juan-_-martin.part12.rar.html
http://hotfile.com/dl/93521877/ab72ebb/CD-1_juan-_-martin.part13.rar.html
http://hotfile.com/dl/93522188/4e59904/CD-1_juan-_-martin.part14.rar.html
CD-2
http://hotfile.com/dl/93525859/abd6b6f/CD-2_juan-_-martin.part01.rar.html
http://hotfile.com/dl/93526411/7d179c7/CD-2_juan-_-martin.part02.rar.html
http://hotfile.com/dl/93526453/16eb072/CD-2_juan-_-martin.part03.rar.html
http://hotfile.com/dl/93526478/d6e69e4/CD-2_juan-_-martin.part04.rar.html
http://hotfile.com/dl/93528814/d291463/CD-2_juan-_-martin.part05.rar.html
http://hotfile.com/dl/93529723/0533438/CD-2_juan-_-martin.part06.rar.html
http://hotfile.com/dl/93530227/443178b/CD-2_juan-_-martin.part10.rar.html
http://hotfile.com/dl/93530555/04ed0fa/CD-2_juan-_-martin.part11.rar.html
http://hotfile.com/dl/93531664/6202d24/CD-2_juan-_-martin.part12.rar.html
http://hotfile.com/dl/93525292/f19af5f/CD-2_juan-_-martin.part13.rar.html

Müzikle tedavi ve burçlara göre müzik

ney, burçlara göre müziğin iyileştirici gücü ve müzikle tedavi



AKTİF MÜZİK TERAPİ

Kam ve Baksı adı verilen Orta Asya hekimleri, müzik ve dansı hasta tedavisi için kullanıyorlardı. Kazakistan, Kırgızistan, Altay, Moğolistan ve Sibirya bölgelerinde halen devam eden bu dans terapisi, kol, omuz ve baş hareketleriyle faaliyete geçen ruhi enerjinin bütün vücudu sarması ile elde edilen trans hali sonucu, hasta kişi için gerekli tedavi bilgisine ulaşmayı amaçlamaktadır. Baksılar; KILKOPUZ, DOMBRA, ŞANKOPUZ, ASATAYAK, DAVUL gibi müzik aletleri ile trans ve tedavi eylemini gerçekleştiriyorlardı. Bu seanslarda genel olarak Pentatonik müzik tonları kullanılıyordu. İngiltere’de, Londra Nordoff Robbins müzikterapi enstitüsünde uygulanan tedavi sisteminde Pentatonik müziğin kişilerde kendine güven ve kararlılık oluşturduğu bulgusu ile, otistik çocukların tedavisi ve eğitiminde bu müzik kullanılmaktadır.

PASİF ( RECEPTİV ) MÜZİK TERAPİ GELENEĞİ
Müzik konusunda araştırma yapan uzmanların görüşüne göre müzik, konuşmadan önce de var idi. Konuşma için gerekli olan soyut kavramlar, hafıza, semboller, çağrışımlar, analojik bağlantılar insanla beraber gelişmiş ve olgunlaşmıştır. Tabiatın her zerresinde ise büyük bir nizam ve ahenk içinde devam eden ritim ve melodi beraberliği bulunmaktadır. Kuş seslerindeki ahenk ve ritim mükemmelliğinde; elektronların, atomların, galaksilerin hareketleri ile vücudumuzdaki sıvıların dolaşımlarının büyütülen seslerinde müziğin varlık alemiyle ilgi ve ilişkisini gözlemleyebilmekteyiz.
Dünyada müzik ve müzikterapi tarihi anlayışı bizi antropoloji, tarih, ethnoterapi, ethnomedicin, psikoloji, pedagoji, sosyoloji, spiritüalite, parapisikoloji gibi bilimlerle işbirliğine götürmektedir.
Tarih açısından konuya girdiğimizde çok eski yıllara yolculuk yapmamız gerekir :
Azerbaycan’da Gobustan Kayalıklarında görülen dans eden insan şekilleri, 12 – 14 bin yıllık müzik ve hareket gerçeğini ortaya koymaktadır. Uygur Türklerine ait Hoten şehri Çerçen kazası yakınında Mülçe ırmağı kenarında bulunan Mingyar kaya resimleri 6-8 bin yıllık bir geçmişten haber vermektedir.
Çok eski zamanlara bizi ulaştıran tarih ve kültür birikimi, Proto Türk kültürü ile gözlendiğinde, Alman bilim adamı Dr. Wolfram Eberhard tarafından yazıya geçirilmiş bilgiler önem taşımakta olup, Türk kültürünün M.Ö. III bin yıllarında Çin kültürüne; müzik, dans seramik, tiyatro, hayvan terbiyesi v.b. konularındaki etkileri belgelenmektedir. Fransız araştırıcı Maurice Curan’ın Çin kaynaklarına dayanarak Lavinniac müzik ansiklopedisinde neşredilen verilere göre, Eski Türk müzik enstrümanları ve pentatonik (beş sesli) müzik icra şekli Çin kültürünü geniş biçimde etkilemiştir. Bu konuda Eduard Chavannes, Bela Bartok, Robert Lach isimli araştırıcılar ve büyük Türk Etnomüzikologları Mahmut Ragıp Gazimihal ile Ahmet Adnan Saygun, Ferruh Arsunar araştırmalar yapmışlar, Türk müzik kültürünün Orta Asya – Anadolu bağlantısını ve Çin kültürüne etkisini belgelerle ortaya koymuşlardır. Bu araştırmalara göre Proto Türk kültürünün önemli merkezleri, Sensi ve Kansu eyaletleridir. Hakas ve Tuva kültürü, Altay Türk kültürü bizi M.Ö. 3000 yılları ile buluşturmaktadır. XX . yüzyılın başında Sovyet araştırıcılar Rudenko ve Griaznov, Altay’lardaki Pazırık Vadisinde buzların altında ”Çeng” adı verilen bir enstrüman buldular. Rudenko, bu enstrümanın ait olduğu Proto-Türk kültürü tarihini 3700 yıl önceye götürmektedir.
Türk tarihi ve kültüründe önemli bir yeri olan müzik ve dans ve bunlarla yapılan tedavi konusunda; pentatonik müzik formu ve Baksı-Kam tedavi geleneğinin yanısıra olgunlaşıp yerleşen makam müziği ile tedavi’ günümüz tıbbında yeniden güncelleşmiş bulunmaktadır. Bin yıldan daha önceki zamanlarda Orta Asya’da, Horasan ve Uygur bölgelerinde gelişerek yayılan makam musikisi hakkında Farabi, İbn-i Sina, Ebu Bekir Razi, Hasan Şuri, Hekimbaşı Gevrekzade Hafız Hasan Efendi, Haşim Bey eserler yazmışlar ve makamların duygular ve organlarla ilişkilerini tasniflerle belirtmişlerdir. Pentatonik müzik Türk illerinde gelişmeye devam ederken, yedili sistem olan ve bir tam sesin dokuz komadan oluşması esasına dayalı makam sistemi, takriben dört yüzü geçen makam zenginliği ile kültür ve sanatımıza büyük katkıda bulunmuştur.
M.S. 834-932 yıllarında yaşamış olan müslüman Türk bilginlerinden Ebu Bekir Razi, melankoliklerin tedavisi üzerine yazdığı bir eserinde şöyle diyor: “… melankolik hasta kesinlikle meşguliyetle tedavi edilmelidir. … melankolik hasta balık tutma veya avlanma gibi eğlenceli işlerden biri ile uğraşmalıdır. Mümkünse çeşitli oyunlara alıştırılmalıdır; huyunu, ahlakını, davranışlarını beğendiği ve sevdiği kimse ile buluşup görüşmeli özellikle güzel sesle okunan şarkılar dinlemelidir.”

Büyük Türk Bilgini Farabi (870-950) makamların ruha etkisini şöyle sınıflandırır:
1. Rast makamı: İnsana sefa(neşe, huzur) verir.
2. Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.
3. Küçek makamı: İnsana hassasiyet ( duyarlılık ) verir.
4. Büzürk makamı: İnsana havf ( çekinme, sakınma duygusu) verir.
5. İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir.
6. Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.
7. Uşşak makamı: İnsana gülme ’dilhek’ verir.
8. Zirgüle makamı: İnsana uyku ’nevm’ verir.
9. Saba makamı: İnasana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.
10. Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.
11. Hüseyni makamı: İnsana sulh ( sükunet, rahatlık) verir.
12. Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük ) verir.
Büyük islam bilgin ve filozoflarından İbn-i Sina ( 980-1037), musikinin tıpta oynadığı rolü şöyle tanımlamaktadır: “…tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi musikiyi dinletmek , onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir…”
İbn-i Sina, Farabi’nin eserlerinden çok yaralandığını ve hatta musikiyi de ondan öğrenerek Tıp mesleğinde uygulamaya koyduğunu söylemektedir. Arapça yazdığı Kitap’ün necat ve Kitab’ün Şifa’daki oniki fasıl tamamen musikiye ayrılmış olduğundan, bu kısım Baron Rodolph Dearlangar tarafından Fransızca olarak ’La musique Arap’ adıyla yayınlanmıştır.
Eski Türk hekimlerinden Şuuri’nin ’Tadil-i Emzice’ adlı eserinde müzik ile tedavi hakkında geniş bilgi vardır. Şuuri, ’Tadil-i Emzice’de belirli makamların günün belirli zamanlarında etkili olduğunu belirtmektedir. Ona göre:

* Rast ve Rehavi makamları: Seher zamanları etkilidir.
* Hüseyni makamı: Sabahleyin etkilidir.
* Irak makamı: Kuşlukta etkilidir.
* Nihavend makamı: Öğleyin etkilidir.
* Hicaz makamı: İki ezan arası etkilidir.
* Buselik makamı: İkindi zamanı etkilidir.
* Uşşak makamı: Gün batarken etkilidir.
* Zengüle makamı: Gurubdan sonra etkilidir.
* Muhalif makamları: Yatsıdan sonra etkilidir.
* Rast makamı: Gece yarısı etkilidir.
* Zirefkend makamı: Gece yarısından sonra etkilidir.
Şuuri’ye göre musikinin meclis adamlarına olan etkileri de birbirlerinden farklıdır.
* Ulema ( Alimler ) Meclisine: Rast ve Tevabii makamları
* Ümera ( Emirler ) Meclisine: Isfahan ve Tevabii makamları
* Dervişler Meclisine: Hicaz ve Tevabii makamları
* Sufiler Meclisine: Rehavi ve Tevabii makamları etkilidir.
Günümüzden 900 sene önce Selçuklu Sultanı Nureddin Zengi tarafından Şam’da yaptırılan Nureddin Hastanesi’nde musiki makamları tedavi amacıyla kullanılmıştır. Sonraki dönemlerde 700 senedenberi Amasya, Sivas, Kayseri, Manisa, Bursa, İstanbul (Fatih Külliyesi) ve Edirne şifahanelerinde 100 sene önceye kadar musiki ile tedavi uygulanmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle yazılıdır: “””Merhum ve mağfur Bayezid Veli … Vakıfnamesinde hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve def’i sevda olmak üzere on adet hanende ve sazende gulam tahsis etmiştir ki, üçü hanende biri neyzen, biri kemani, biri musikari, biri santuri, biri udi olup, haftada üç kere gelerek hastalara ve delilere musiki faslı verirler…”
Anlaşıldığına göre, Horasan kaynaklı Türk Sanat musikisi ve Horasan-Anadolu musiki makamlarımızın olgunluğu ile gelişen pasif-receptiv müzik terapi geleneği icrası sırasında hastalar rahat bir şekilde oturarak veya uzanarak dinlenme halinde idiler. Bu tedavi şeklinde amaç, hastaların emosyonel (duygu) durumlarını değiştirerek onları rahatlatmak ve kendine güvenlerini kazanmalarına yardımcı olmak idi.
Günümüzde tarafımızdan uygulanan teknikte bu esaslara sadık kalınmıştır. Hasta istirahat pozisyonunu alır, bir seans süresince geniş ve rahatlatıcı bir ritim ve su sesi eşliğinde, Ney, Rebab, Çeng, Ud, Dombra ve Rübab ile emprovize (ritimli taksim) yapılır ve uygun makamlar üzerinde çalışılır. Bu şekilde bir icra sırasında, otizm’den ve psikolojik çocuk hastalıklarından Geriatri’ye kadar çeşitli psikolojik ve fizik hastalıklarda olumlu değişmeler ve iyileşmeler gözlenmektedir. Bu konuda Dr. L. Gutjahr ve Prof. V. Mechleid tarafından EEG ölçümleri yapılmış ve en az 1000 yıllık bu gelenek bugünün labarotuvarında doğrulanmıştır. 400’den fazla olduğu bilinen bu makamlardan önemli olan 15 tanesi üzerinde uygulamalardan sonra tedavide kullanılacak kaset ve CD’ler tarafımızdan vücuda getirilmiştir.
Viyana’da Meidling Rehabilitasyon Merkezi’nde komada bulunan hastalara Türk musikisi makamları dinletilerek terapi uygulamaları yapılmakta olup, beyinde alfa ve teta dalgalarının değiştiği tespit edilmiştir ve bir çok hastanın müzik terapi seansları ile komadan çıktıkları gözlenmiştir.
1) NİHAVEND MAKAMI:
Oğlak Burcu (Yay Burcu). Satürn, Jüpiter. Toprak-Ateş tabiatlı. Sıcak-kuru yapıdadır. Öğleden sonra ( ikindi ) zamanı etkisi fazladır. Sarı safra, gündüz ve erkek bağlantılıdır. Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır. Kuvvet ve barış duygusu verir. Akıl hastalıklarına etkili olduğu konusunda önemli bilgiler vardır. En eski makamlardandır. Ebu-selik kelimesinden geldiği söylenmektedir (Güzel yazma ve söyleme yeteneği).

2) RAST MAKAMI:
Koç Burcu Ateş tabiatlı, kuru-sıcak tabiatlı makam. Gece yarısı ve seher zamanları etkilidir. Soğuk organlar olan kemik, beyin ve yağlara etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Düşük nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için; bu nedenle oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir. Sarı safra bağlantılıdır. Erkek karakter gösterir. Gündüz, Salı günleri etkisi fazladır. Oğlak burcu ve su ile ilişkilidir. Tedavi değeri yüksek olan dört esas makamdan birisidir. Sefa, neşe, iç huzuru ve rahatlık verir. Felç illetine devadır. Başa ve göze etkilidir. Kaslara tesiri vardır. En eski makamlardandır. Farsça “doğru” “dosdoğru” “sağ” ve “gerçek” demektir. Spazmı çözücü özelliği nedeniyle spastik ve otistik hastaların tedavisinde yararlıdır. Mars gezegeni ile bağlantılıdır.

3) REHAVİ MAKAMI:
Terazi Burcu. Rüzgar tabiatlı. Sıcak ve kuru. Seher zamanı ve ikindiyle yatsı arası etkilidir. Aslan Burcu, Güneş ve Pazar günüyle ilgilidir. Nemli ve kuru, sarı safra, erkek, sağ omuz, baş ağrıları, burun kanamaları, ağız çarpıklığı ve balgamdan gelen hastalıklara, akıl hastalarına faydalıdır. Doğuma yardımcı olur. Göğüs, mide ve yan böğür (basen) için faydalıdır. Sonsuzluk ve yer çekiminden kurtulma duygusu verir. Urfalı; Urfaya ait demektir. X. Yüzyıldan önceye giden bir geçmişi vardır. İbn-i Sina ve Evliya Çelebi´de bahsi çok geçer. Sonraları Rast makamı, Rehavi makamının yerini almıştır. Diğer adı Ruhavi´dir.

4) HÜSEYNİ MAKAMI:
Akrep Burcu ( Kova Burcu). Su tabiatlıdır. Satürn etkilidir. Nemli ve sıcak. Sabah ve gün ağarırken etkilidir. Sabah-öğlen arası etkisi fazladır. Cumartesi özel gündür. Güzellik, iyilik, sessizlik, rahatlık verir ve ferahlatıcı özelliği vardır. Karaciğer, kalp ve ruhların iltihabını söndürür ve yok eder. Mide hararetini giderici özelliği vardır. Büyük erkeklerde görülen gizli ateşli nöbeti ve günde bir kere gelen ateşli nöbetin giderilmesinde faydalıdır. Sol omuza etkilidir. Sıtma hastalığına iyidir. Barış duygusu verir. İç organlara etkilidir. Tabiat ile birleştirir. İçindeki, gizli pentatonik yapı sebebiyle, kendine güven ve kararlılık duygusu verir; bundan dolayı otistik ve spastik hastalara faydalıdır. En eski makamlardan biridir. En az altı asırlıktır. Mert bir ifadesi vardır. Kalp, karaciğer ve mide için faydalıdır. “Küçük sevgili” ve “Hüseyin ile ilgili” demektir.
5) HİCAZ MAKAMI:
Yay Burcu. Ateş tabiatlı. Sıcak özellik gösterir. Jüpiter bağlantılıdır. Yatsıdan sabaha kadar olan zamanda etkisi fazladır. Kuru- soğuk nedenli hastalıklar için faydalıdır. Kemiklere, beyne ve çocuk hastalıklarına tedavi edici etkisi vardır. Üro-genital sisteme ve böbreklere etki gücü fazladır. Alçakgönüllülük duygusu verir. Düşük nabız atımını yükseltir ve göğüs bölgesi diğer önemli etki alanıdır. En eski makamlardandır. Zengüle ve Zirgüle makamları ile yakınlık gösterir. Adını Arabistan´daki Hicaz bölgesinden almıştır.
6) ACEMAŞİRAN MAKAMI:
Ateş tabiatlıdır. Kuru-sıcak makamdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkilidir. Kemiklere ve beyne etkilidir. Vücutta yağ dengesine yardım eder. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Hanımlarda doğumu kolaylaştırır. Anne karnındaki çocuğun yanlış duruşlarının düzelmesine yardım eder. Ağrı giderici ve spazm çözücü özelliği vardır. Lezzet verir, gevşemeye yardımcı olur. En eski şed makamlardandır.
7) SEGAH MAKAMI:
Su ve toprak tabiatlıdır. Soğuk makamdır. Kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkilidir. Hararetten meydana gelen şişmanlık, uykusuzluk, yüksek nabız, kalp, ciğer ve kas rahatsızlıklarına faydalıdır. Beyin nöronlarına etkisi vardır. Mistik duygular oluşturur. XIV. Yüzyıldan eskidir.
8) SABA MAKAMI:

Şecaat, cesaret, kuvvet ve rahatlık verir. Seher vaktinde daha etkilidir.

9) BUSELİK MAKAMI:

Nihavend makamı ile benzer özelliği gösterir.

10) ISFAHAN MAKAMI:
İkizler Burcu (Yengeç Burcu); Hava tabiatlı, ikindi ile yatsı arası etkilidir. Su bağlantısı vardır. Soğuk ve nemlidir. Beyaz balgam ile ilgilidir. Dişi, gece karakterli, Pazartesi bağlantılıdır. Soğuk tabiatlı olduğu gibi, ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. En az yedi asırlık bir makamdır.
11) NEVA MAKAMI:
Kova Burcu (Oğlak Burcu); Satürn. Hava tabiatlı, kuru-soğuk özellik gösterir. Kara safra bağlantılıdır. Dişi özellik gösterir. Gece ve kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkisi fazladır. Göğsün sağ tarafına, böbreklere, omurilik, kalça ve uyluk bölgelerine etkisi vardır. Üzüntüyü giderir ve lezzet verir. Gönül okşayan makam adıyla bilinir. Kötü fikirleri kovduğu, cesaret ve yiğitlik verdiği, gönül sevinci oluşturduğu ileri sürülür. Kuvvet ve kahramanlık duyguları meydana getirir. Akıl hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. En eski makamlardandır. Buluğ çağındaki kız çocuklarının kadın hastalıklarına tedavi etkisi vardır. “Ses, seda, makam ve ahenk” demektir.
12) IRAK MAKAMI:
Boğa Burcu; Venüs bağlantılıdır. Toprak tabiatlıdır. Kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Kuru-soğuk karakterdedir. Kara safra ile ilişkilidir. Karakteri dişi olup, etkisi Cuma günü ve geceleri fazladır. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol, sol kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Tarih olarak en az 7 asırlıktır. Spiritüel tesiri görülür. Irak-ı Acem´den gelmektedir.

13) BÜZÜRK MAKAMI:
Aslan Burcu. Ateş, Güneş. Soğuk ve sıcak-kuru tabiatlıdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkili olmaktadır. Kara safra, dişi ve gece bağlantılı olup, Merkür gezegeni ve Çarşamba günü ile ilgilidir. Zihni temizler, vesvese ve korkuyu def eder. Fikre yön verir. Kulunç ve beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli hastalıklara yararlıdır. Güç kazandırır. Boyun, boğaz, göğüs, ciğer ve kalp ve yan böğür (basen) için etkilidir. Farsça “büyük” demektir. Yedi-sekiz asırlık bir makamdır.

14) ZİREFKEND MAKAMI:
Yengeç Burcu. Merkür. Su tabiatlı. Uyku vakti etkilidir. Sıcak- nemli özelliğe sahiptir. Kan, erkek ve gündüz bağlantıları vardır; günü Çarşamba´dır. Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Meclisin neşesini arttırır, derin duygu hissi verir. Farsça “döşek ( yatak)” demektir. XIII. asırdan önceye aittir.

15) ZENGÜLE MAKAMI:
Başak Burcu ( Terazi Burcu). Venüs etkisi. Toprak tabiatlı, sıcak ve nemli. Günbatımından sonra etkilidir. Hava bağlantılıdır. Kan, erkek, gündüz ve Cuma günü ilişkisi vardır. Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi bulunur. Kalp hastalıklarına, menenjit ve beyin hastalıklarına etkilidir. Beyin hastalıkları ve ruh hastalıklarının tedavisi için mide ve karaciğer ateşini yok eder. XIII. asırdan önce Hicaz makamından ayrılarak oluşmuştur. Hayal ve sırlar telkin eder, uyku verir masal duygusu verir. Farsça “çıngırak, def pulu, zil” demektir. İran mitolojisinde bir Türk kahramanın

Bobby McFerrin




Robert ‘’Bobby McFerrin Jr. 10 kez Grammy ödülü kazanmış vokal sanatçısı ve orkestra şefidir. 11 Mart 1950 tarihinde New York – Manhattan doğumlu olan McFerrin 1988 de çıkardığı hit parçası ‘’ Don’t Worry , Be Happy ‘’ ile tanınmaktadır .




McFerrin , Opera baritonu Robert McFerrin ve opera şarkıcısı & profesör Sara Copper ‘ in oğlu olarak dünyaya geldi . Robert,Sr New York kent operasındaki ilk Afrika kökenli Amerikalı idi .
w
McFerrin , ender olarak uyguladığı geniş 4 oktavlık vokalleri ile tanınır , bir çok performansında polifonik efektler yaratmak için , normal ve falsetto ses perdeleri arasında hızlı ve akıcı bir geçiş yapmaktadır , hem ana melodilere ve hemde şarkıların bazı kısımlarına etkileyici bir şekilde eşlik etmektedir .Ağız ve göğsüyle yarattığı vokal perküsyonlarını kullanmaktadır .



McFerrin in dikkate değer bir dökümanı ise 1984 te çıkardığı ve şarkı söylemeye yaklaşımı niteliğindeki ‘ The Voice ‘ albümüdür . İlk Jazz solo albümü hiçbir eşlik eden olmadan kaydedilmiştir .
www.genckolik.net
McFerrin’in ‘’Don’t Worry , Be Happy ‘ parçası 1988 de Pop Hit parçasıydı ve ‘’ Yılın şarkısı ‘’ ve ‘’ Yılın albümü ‘’ ödülünü kazandı . McFerrin aynı zamanda içinde piyanist Chick Corea,Herbie Hancock , ve Joe Zawinul , baterist Tony Williams ve viyolonselist Yo-Yo Ma nında bulunduğu sanatçılarla çalışmıştır .
www.genckolik.net
DİSKOGRAFİ

Solo
* Bobby McFerrin (1982)
* The Voice (1984)
* Spontaneous Inventions (1985)
* Elephant's Child (1987)
* Simple Pleasures (1988) ( "Don't Worry, Be Happy" - #1 Albümden alınan hit parçası )
* Don't Worry, Be Happy (1988)
* How the Rhino Got His Skin/How the Camel Got His Hump (1990)
* Medicine Music (1990)
* Many Faces of Bird (1991)
* Sorrow Is Not Forever (1994)
* Paper Music (1995)
* Bang! Zoom (1997)
* Circlesongs (1997)
* Mouth Music (2001)
* Beyond Words (2003) - ( Chick Corea, Cyro Baptista ve Richard Bona ile birlikte )

Ortak Çalışmalar
* The Just So Stories, Jack Nicholson ile birlikte [ 1987 ]
* Play, Chick Corea ile birlikte ,[ 1990 ]
* Hush, Yo-Yo Ma ile birlikte [ 1991 ]
* The Mozart Sessions, Chick Corea ile birlikte [ 1996 ]

Konuk Olarak
* Pharaoh Sanders, Journey to the One, 1980
* Grover Washington, Jr., The Best Is Yet to Come, 1982
* Various Artists, The Young Lions, 1983
* Charles Lloyd Quartet, A Night in Copenhagen, 1984
* Various Artists, A Tribute to Thelonius Monk, 1984
* Chico Freeman, Tangents, 1984
* Michael Hedges, Watching My Life Go By, 1985
* The Manhattan Transfer, Vocalese, 1985
* Joe Zawinul, Dialects, 1986
* Weather Report, Sportin' Life, 1985
* Al Jarreau, Heart’s Horizon, 1988
* Quincy Jones, Back on the Block, 1989
* Laurie Anderson, Strange Angels, 1989
* Gal Costa, The Laziest Gal in Town, 1991
* Dizzy Gillespie, "To Bird With Love", 1992
* Jack DeJohnette, Extra Special Edition, 1994
* Yellowjackets, Dreamland, 1995
* George Martin, In My Life, 1998 - Robin Williams ile bir araya geldi
* En Vogue, Masterpiece Theatre, 2000
* Bela Fleck and the Flecktones, Little Worlds, 2003
* Chick Corea, Rendez-Vous in New York, 2003
* Wynton Marsalis, The Magic Hour, 2004
* Bobby McFerrin, Family Guy, 2005


Grammy Ödülleri
* 1985, En iyi erkek Jazz Vokal, "Another Night In Tunisia" with Jon Hendricks
* 1985, 2 ya da daha fazla sesle en iyi Vokal aranjmanı, "Another Night In Tunisia" Cheryl Bentyne ile birlikte
* 1986, En iyi erkek Jazz Vokal, "Round Midnight"
* 1987, En iyi erkek Jazz Vokal Performansı, "What Is This Thing Called Love"
* 1987, En iyi çocuk albümü , "The Elephant's Child" Jack Nicholson ile birlikte
* 1988, Yılın şarkısı, En iyi erkek Pop Vokal, Yılın kaydı ( parça ) "Don't Worry, Be Happy"
* 1988, En iyi erkek jazz Vokal Performansı, "Brothers"
* 1992, En iyi Jazz Vokal Performansı, "Round Midnight"

Yo-Yo Ma

Yo-Yo Ma - Bobby McFerrin


Yoyoma & Bobby Mcferrin - Hush, Little Baby


http://hotfile.com/dl/91092748/1f79493/Yo-Yo_Ma__Bobby_McFerrin-_Hush.part2.rar.html
http://hotfile.com/dl/91098523/061e247/Yo-Yo_Ma_-_-_Bobby_McFerrin-_Hush.part1.rar.html
YOYOMA
YO-YO MA/ Çelloda ideal tını yerine rebab, ut, insan sesini araştırıyorum
Albümleri 13 Grammy ödülü kazanan çellist Yo-Yo Ma bir süredir İpekyolu projesi üzerine çalışıyor. İpekyolu'nun geçtiği ülkelerin bestecilerine eser sipariş veriyor, bu ülkelerin müzikçileriyle seslendiriyor. Bir ön eleme sonucu Türkiye'den de Hasan Uçarsu'ya eser siparişi verdi. Uçarsu'nun bestesini 2002'de seslendirdi. 2001'de üç resital vermek üzere Türkiye'ye geleceğini duyunca röportaj başvurusunda bulunduk. Menajeri lütfedip 15 dakika ayırdı. Sözleştiğimiz saatte Yo Yo Ma bizi aradı, söz Seikilos'un mezar taşına gelince saati unutup derin bir sohbete daldı. Birçok soru sordu. Telefonu kapattığımızda süre 50 dakikayı geçiyordu... Röportajdan önce konservatuvardan bir çello öğretmeniyle konuştum. Çellonun 20.yy'daki peygamberi olduğunuzu söyledi. David Popper ve Pablo Cassals'ın çelloda geliştirdiği doğal çalma tekniğinin 20.yy ortasında Alman ekolü tarafından zapturapta alınmak istendiğini, sayenizde yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu anlattı. Röportajlarınızda haksız eleştirilerden yakınıyorsunuz. Bu özelliğiniz yüzünden mi hedef haline geldiniz?
- Çok, çok ilginç bir soru. Mükemmeliyet ya da ifade gücünden birini seçmek zorunda kalsaydım, ben ifade gücünü seçerdim. Öncelikle müziğin ne söylemek istediğini anlamaya çalışıyorum. Besteci gerçekte ne söylemek istiyor, diye soruyorum kendime. İfade gücünün temelinde bu sorunun cevabı yatıyor. Konuştuğunuz kişi şu açıdan çok haklı; ben ideal çello tınısının peşinde değilim. Çello aynı zamanda ut, rebab, kemence, obua ya da insan sesi gibi tınlayabilir mi, sorusunun peşindeyim.
Petunya'nızla yollarınız nasıl kesişti? İstanbul'a getireceğiniz, 1733 Montagnana yapımı bu nadide çalgıyı satın almayı nasıl başardınız? - Harika bir çelliste aitti. Emekli olmaya karar verince enstrümanını satışa çıkardı. Tabii ki satın almam imkansızdı. Bir banker borç verdi. Başlangıçta taksidini bile ödemek zordu. İlk birkaç yıl sadece faizini ödeyin yeter, dediler. Bu sayede sahip oldum. 15 yıldır bu çelloyla çalıyorum.

Bosnalı çellistin öyküsü beni çok etkiledi
Ya diğer çellonuz, Jacqueline du Pre'nin paha biçilemeyen Stradivarius çellosu?
- Rastlantılar sonucu bu çalgıya sahip oldum. Aslında uzun yıllar ödünç alıp çaldım. Hiçbir zaman sahip olamayacağımı düşünüp geri verdim. Du Pre ölünce ailesi çalgıyı satın aldı ve bana ödünç verdi. İstediğim kadar kullanma şansına sahip oldum.
İstanbul konserinde, ikinci akşam 20'inci yüzyılda insanlık adına belki de son efsaneyi yaratan Saraybosnalı çellist için yazılmış bir eser seslendireceksiniz. Öyküsünü nasıl öğrendiniz, kendisiyle tanıştınız mı? - İsviçreli besteci Lev Markieviç'ten duydum. D. Wilde'ın bestesini getirip, bu eseri mutlaka çalmalısın, dedi. Repertuarıma kattım. Böylece öyküyü de öğrenmiş oldum. Birkaç yıl sonra Manchester'de dostum Ralph Kirshbaum'un düzenlediği bir festivale katılmıştım. Saraybosnalı çellisti de davet etmişti. Orada tanıştık. O gün, Saraybosna'daki problemler sona erene kadar, bu eseri her gittiğim yerde çalmaya karar verdim.
Acaba her gün o bombalanarak yıkılan konser salonuna gidip, yaylı çalgılar dörtlüsünün ölen üç üyesi anısına konser vermeyi sürdürüyor mu, ne dersiniz? - Beni etkileyen pazar yerine düşen bombada hayatını kaybeden 21 kişi için yaptığıydı. 21 gün boyunca her öğleden sonra saat 4'te pazar yerine gitmiş ve kurbanlardan birinin anısına çello çalmış. Bu eseri her çaldığımda şiddet kurbanlarının anısına adıyorum. Ne yazık ki şiddet o kadar fazla can alıyor ki.
Tarihteki ilk yazılı müzik örneğinin bulunduğu topraklara geliyorsunuz. Anadolu'nun geçmişinden bugüne uzanan müzik macerası hakkında bilginiz var mı?

- Bahsettiğiniz müzik örneğini daha önce hiç duymamıştım. Kime ait bu müzik örneği?
Adı, Seikilos'un Mezar Yazıtı. 1. yy'dan kalma. 1923'te İzmir'de bulundu ve şu anda Rotterdam Müzesi'nde. Gregorio Panigua'nın bir albümünde bu eser seslendirildi. İşte bu kadar zengin kültürü olan topraklarda konser vereceksiniz.
- Çok ilginç. Eğer sizde CD'si varsa, İstanbul'a geldiğimde dinlemek isterim. Bir süredir Osmanlı Müziği'ni, halk müziğini öğrenmeye çalışıyorum. Adnan Saygun'un Çello Partita'sını, bazı oda müziği eserlerini inceliyorum. Tanburi Cemil'in eski kayıtlarını dinledim. Osmanlı çalgısı olarak udu inceledim, lutla, Çinlilerin pipasıyla karşılaştırdım.
İstanbul'da ne çalacaksınız, neden bu eserleri seçtiniz? - İlk gün çağdaş Amerikalı besteci Crumb'ın sonatıyla başlıyorum programa. Bach'ın çellonun sesini adım adım mükemmelleştirdiği altı çello süitinden en yetkin örnekler diyebileceğimiz beş ve altıncıları çalacağım. Bir de, bir zamanlar İstanbul'da yaşamış olan, babamın öğrencilerinden Cerepnin'in eseri var repertuarda. İkinci gün ise müziğin tarihte ve farklı coğrafyalardaki şaşırtıcı yolculuğunu yansıtan bir program var. Avrupa halk müziğindeki keman çalma tekniği çağlar içinde hiç bozulmadan Kanada'ya, Amerika'nın kuzey ucundan başlayıp Appalachia Dağları'nı aşıp en güneye ulaşmış. Bunu Appalachia Waltz'da göreceğiz. Aynı örneğin Çin'deki boyutunu B. Sheng'in 'Çin'de Duyulan 7 Ezgi'sinde duyacağız. Adnan Saygun'la Bella Bartok'un Anadolu'da yaptığını Zoltan Kodaly ülkesinde denemiş. Solo viyolonsel sonatı bu amaçla seçtik.


İLK KONSERİNİ 5 YAŞINDA VERDİ: Paris'te Çinli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Besteci olan babası ona özel bir çello yaptırdı. Ölçü, ölçü bölüp oğluna Bach süitlerini öğretti. Yo-Yo Ma beş yaşındaki ilk konserinde Bach çaldı. 1962'de ABD'ye gidip Julliard'a girdi. 1978'de aldığı Fisher Ödülü'yle yolu açıldı. Yaklaşık 50 CD'si yayımlanan sanatçının birkaç yıl önce bir bahçıvan, kabuki oyuncusu, yönetmen, dansçı, buz patenci ve koreografla Bach'ın her çello süiti için birer film çekmesi, ayrıca eserleri yeniden yorumlaması müzik dünyasında büyük ilgi uyandırdı.
ALINTI: (Serhan Yedig / 22 Nisan 2001 / Hürriyet)
Related Posts with Thumbnails